Nörobilim tarihinin önemli cerrahi müdahalelerinden biri korpus kallozotomi ameliyatıdır. Bu işlem, çok şiddetli epilepsi nöbetlerini durdurmak amacıyla gerçekleştirilir. Ameliyat sırasında beynin sağ ve sol yarım kürelerini birbirine bağlayan corpus callosum kesilir (Gazzaniga, 2000). Şiddetli epilepsi nöbetleri durur ve hastalar ilk bakışta normal hayatlarına dönerler. Laboratuvar ortamında yapılan nöropsikolojik testler, operasyonun bilincin ve bütünsel farkındalığın doğasına ilişkin önemli sorular ortaya çıkardığını göstermiştir (Sperry, 1968).
Corpus Callosum Nedir?
Corpus callosum, beynin sağ ve sol yarım kürelerini birbirine bağlayan çok sayıda sinir lifinden oluşan bir iletişim ağıdır (Aboitiz & Montiel, 2003). Beynimizde her yarım küre belirli görevlerde uzmanlaşmıştır. Sol yarım küre dil, konuşma, mantık ve bilgi işleme gibi işlevleri üstlenirken, sağ yarım küre uzamsal algı, yaratıcılık, sanat, duygular ve bütüncül yaklaşımlar üzerinde yoğunlaşır. Buna rağmen günlük yaşamda iki ayrı beyne sahip olduğumuzu hissetmeyiz. Bunun nedeni, corpus callosum’un her saniye yarım küreler arasında yüksek miktarda bilgi aktarımı sağlamasıdır.
Yabancı El Sendromu Nedir?
Düşünün, gömleğinizin düğmesini iliklerken sağ eliniz düğmeyi kapatmaya çalışırken sol eliniz farkında olmadan düğmeyi tekrar açıyor veya bir elinizle kapıyı açarken diğer elinizle kapıyı kapatmaya çalışıyorsunuz. Aynı bedende iki farklı iradenin savaşı olarak nitelendirebileceğimiz bu durum, nöropsikoloji literatüründe Yabancı El Sendromu olarak bilinir. Bu sendrom, corpus callosum, frontal lob veya diğer beyin bölgelerindeki hasarlar sonrasında görülebilir. Bazı vakalarda hastalar, ellerinden birinin iradelerinden bağımsız hareket ettiğini ve bazen amaçlarına karşı geldiğini belirtmiştir (Biran & Chatterjee, 2004).
Split Brain Nedir?
Korpus kallozotomi ameliyatı sonucunda sağ ve sol beyin birbirleriyle iletişim kuramadığı için aynı kafanın içinde birbirinden bağımsız iki ayrı zihin gibi davranmaya başlar. Bağlantı kesildiğinde, iki yarım kürenin bilgiyi farklı şekillerde işlediği gözlemlenmiştir. Bazı hastalar bir nesneyi tanıyabilmelerine rağmen onu sözlü olarak adlandıramamıştır (Sperry, 1968). Günümüzde yapılan çalışmalar, hastalarda iki yarım kürenin tamamen bağımsız olmadığını, ancak bilgi paylaşımının önemli ölçüde değiştiğini göstermektedir. Bu durum, bilincin beyinde nasıl organize edildiğine dair tartışmaların devam ettiğini ortaya koymaktadır (Pinto et al., 2017).
Split Brain ve Yabancı El Sendromu Tedavisi
Bu iki durum, doğrudan ortadan kaldırılabilen veya tamamen iyileştirilebilen durumlar değildir. Corpus callosum’un cerrahi olarak yeniden birleştirilmesi şu anda tıbben mümkün değildir. Ancak bu durum, hastaların ömür boyu savaşacağı anlamına gelmez. Beynin adaptasyon yeteneği (nöroplastisite) ve zamanla geliştirilen stratejiler sayesinde hastalar olumlu yol kat edebilirler. Yabancı El Sendromu yaşayan hastalar için en etkili yöntem, asi olan elin meşgul edilmesidir (Geschwind ve ark., 1995). Nesneyle meşgul tutma, kısıtlama ve cebe koyma gibi yöntemler kullanılabilir. Split brain için, beynin alt bölgelerindeki daha küçük kablolar sağlam kalır. Nöroplastisite sayesinde beyin, bu küçük yolları genişletir ve iki yarımküre arasında yavaş da olsa bilgi sızdırmaya başlar (Gazzaniga, 2005).
Beynin İki Yarısı Birbirinden Bağımsız Çalışabiliyorsa, Bilinç Tek Bir Yapı mıdır?
Bazı araştırmacılar, bilincin beynin tek bir bölgesinde bulunan sabit bir yapı olmaktansa, farklı beyin sistemlerinin sürekli etkileşimi sonucunda ortaya çıkan bütünleşik bir yapı olduğunu öne sürmektedir. Split brain çalışmaları, günümüzde benlik ve özgür irade gibi soruların araştırılmasında önemli bir yere sahiptir (Gazzaniga, 2000).


