Travma bireyde yoğun korku, çaresizlik duygularına yol açan katlanması zorlu yaşam olaylarıdır. Bu deneyimle sadece yaşandığı anda kalmaz, hayat boyu bile devam edebilir. Günlük yaşantısına, düşünme biçimine bedenine izler bırakır. İnsan nasıl fiziksel yara alıp iyileşebiliyorsa psikolojik yara aldığında iyileşme kapasitesine sahiptir. Hatta belki fiziksel yara aldığımız yer yine aynı durumda aynı şekilde zedelenebilirken psikolojik yara aldığımız yer aynı şekilde zedelenmeyebilir. Çünkü insan yeniden yapılanma ve güçlenme potansiyelini içinde barındırır.
İyileşme Sürecinin Doğası ve Dalgalanmalar
Klinik gözlemlerde de gördüğümüz üzere travma sonrası iyileşme düz ve yukarı bir doğru şeklinde ilerlemez. Duygusal dalgalanmaların eşlik ettiği bir süreç yaşarlar. Zaman zaman kendilerini iyi hissederken zaman zaman yoğun çöküşler hissedebilirler. Bu dalgalanmalar gayet doğal ve normaldir. İyileşme ise travmanın unutulması, hiç yaşanmamış gibi olması değil zamanla kurulan ilişkinin değişmesidir. Kişi travmatik deneyimi yeniden yapılandırmaya başlar. Yeniden yapılanan bu değişimler kişiye artık eskiden olduğun gibi güvensiz hissettirmeyebilir aksine daha güvenli ve güven duygusunun kendinde olduğuna yönelik inanca dönüşebilir. Güven duygusu yeniden yapılanan kişi, artık olaylarla “ben baş edebilirim” algısını yeniden kazanır ve iyileşmenin temel yapı taşlarından birini oluşturur.
Sosyal Desteğin ve Bedensel Farkındalığın Rolü
Bu noktada sosyal destek önemlidir. Aile desteği, arkadaş desteği ya da partner desteği kişide beni dinliyorlar, anlıyorlar ve yargılamıyorlar düşüncesini oluşturur. Duygularının kabul edilmesini kolaylaştırır ve yalnızlık hissini azaltır. Daha önce de dediğimiz gibi, travma bedende de izler bırakır. Beden, travmanın önemli bir taşıyıcısıdır. Bedensel izlerde yer alan travmalar, iyileşme sürecinde beden farkındalığı, nefes çalışmaları, kas gevşetme egzersizleri ile desteklenirse, bedenin de rahatlamasına ve parasempatik sisteme geçiş yapmasına kolaylaştırır. Yani bedeniniz güven duyuyorsa, kontrol hissiniz artar, zarar yok sinyalini bedeniniz zihninize ulaştırır.
Travma Sonrası Büyüme ve İçgörü
Bu süreçte travma sonrası büyüme kavramı ortaya çıkar. Beden farkındalığı arttıkça, bilişsel yeniden yapılandırmalar yerine oturdukça ve kişinin dünyaya, hayata ve değerlerine dair bakışı geliştikçe, travma sonrası büyüme kavramı dikkatimizi çeker. Travmatik deneyimlerin ardından yaşamın anlamına dair daha derin farkındalıklar ve içgörüler gelişebilir. Daha samimi ilişkiler kurulabilir, bu bağlar uzun sürebilir ya da kişi aslında zaten var olan kişisel güçlerini fark edebilir. Nelerle savaşabileceğini, nelerin üstünden gelebileceğini ya da nerelerde kendisini koruması gerektiğini daha iyi öğrenmiş olabilir. Bu durum travmanın olumlu bir deneyim olduğu anlamına elbette ki gelmez. Herkes için ve her zaman travma olumsuz, zor, yıkıcı, beden bütünlüğüne zarar veren bir deneyimdir. Ancak bireyin yaşadığı zorluktan yeni anlamlar çıkarabildiğini de bizlere gösterir.
Bireysel Farklılıklar ve Profesyonel Desteğin Önemi
Her bireyin travmaya vereceği tepki farklıdır. Travmanın çeşidine, türüne, kaçıncı kez benzer ya da aynı travmaya maruz kaldığına göre değişmekle birlikte, kişinin öznel baş etme stratejilerine, hayata bakış açılarına, farkındalık gelişimine göre de şekillenebilir. İyileşme sürecinde aile, sosyal destek gibi mekanizmalardan bahsettik. Ancak profesyonel destek almak çoğu zaman belirleyici bir fark yaratmaktadır. Psikoterapi, bireyin yaşadığı deneyimi güvenli bir ortamda yeniden işlemesine ve duygularını düzenlemesine olanak sağlar. Birey yaşadığı travmayla güvenli bir yerde tekrar yan yana kaldığında, bilişsel olarak yeniden yapılandırmasında terapiste yardımcı olabilir. Yeni baş etme becerileri geliştirmesinde yardımcı olur.
Nörobiyolojik İyileşme ve Sonuç
Her bireyin travmaya verdiği tepki farklıdır. Dolayısıyla her bireyin iyileşme süreci de kendine özgü olmak zorundadır. Hatta EMDR ekolüyle yapılan bazı çalışmalarda, travma sonrası hasar görmüş hipokampus belirli ve yapılandırılmış bir EMDR protokolünde kendi hacmini yüzde seksen geri kazanmıştır. Son olarak, travma sonrası iyileşme dediğimiz şey, zaman, sabır, anlayış, destek gerektiren bir süreçtir. Bu yolculukta önemli olan acele etmeden, yaşadığımız şeyi anlamlandırabilmek ve hayatın içinde buna yer açarken yeni baş etme stratejileri geliştirmektir. İnsan psikolojisinin en güçlü yanı, en zor deneyimlerden sonra bile yeniden ayağa kalkabilme kapasitesi ve becerisidir.


