Pazartesi, Ağustos 10, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Zihnin Bitmeyen Alarmı: OKB ve Hastalık Kaygısını Anlamanın Bilişsel Yolu

“Ya olursa?” sorusu neden bazı zihinlerde susmaz?

Hepimizin zihnine zaman zaman tuhaf, rahatsız edici ya da korkutucu düşünceler gelir. Kalbimiz hızlandığında “bir şey mi oluyor?” diye düşünürüz. Aklımıza istemediğimiz bir düşünce geldiğinde irkiliriz. Çoğu insan bu düşünceleri önemsemeden yoluna devam ederken, bazıları için bu anlar yoğun bir kaygının başlangıcı olur. İşte Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ve Hastalık Kaygısı Bozukluğu (hipokondriyazis) tam bu noktada devreye girer.

Psikoloji bilimi bize şunu net biçimde söyler: Sorun, düşüncenin varlığı değil; ona yüklenen anlamdır (Beck, 1976).

Farklı Görünen, Aynı Yerden Beslenen İki Sorun

OKB ve hastalık kaygısı ilk bakışta çok farklı görünür.

  • OKB’de kişi, istemediği düşüncelerden kurtulmaya çalışır.

  • Hastalık kaygısında ise kişi, bedenini sürekli kontrol eder.

Ancak araştırmalar, her iki durumda da zihnin benzer şekilde çalıştığını göstermektedir. Her iki bozuklukta da ortak olan şey, belirsizliğe tahammülsüzlük ve kontrol ihtiyacıdır (Salkovskis, 1999).

Psikoloji Bu Sorunları Nasıl Açıklıyor?

Psikoloji tarihinde bu bozukluklar farklı kuramlarla ele alınmıştır. Psikodinamik yaklaşımlar erken dönem yaşantılara, davranışçı yaklaşımlar ise öğrenilmiş tepkilere odaklanmıştır.

Günümüzde ise en güçlü açıklama Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) tarafından sunulmaktadır. Çünkü BDT, yalnızca “neden” sorusuna değil, “neden sürüyor?” sorusuna da yanıt verir (Clark & Beck, 2010).

BDT’ye göre zihnin temel yanılgısı şudur: “Bu düşünce ya da bu bedensel his tehlikeli olabilir ve hemen bir şey yapmalıyım.”

Zihnin Ortak Tuzakları

OKB ve hastalık kaygısı yaşayan bireylerde sık görülen bazı zihinsel alışkanlıklar vardır:

  • En kötü senaryoya odaklanma

  • Bedensel duyumları abartılı yorumlama

  • Sürekli güvence arama

  • “Kesin emin olma” ihtiyacı

Bu alışkanlıklar, kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygıyı daha da artırır (Abramowitz et al., 2007).

BDT Bu Döngüyü Nasıl Kırar?

Zihni Susturmak Değil, Anlamak

BDT’nin ilk hedefi, kişiye zihninin nasıl çalıştığını göstermektir. “Bu düşünceyi ciddiye almak zorunda mıyım?” sorusu burada kilit rol oynar.

Düşünceleri Test Etmek

BDT, düşüncelerle mücadele etmez; onları sorgular. Gerçekçi kanıtlar, olasılık hesapları ve alternatif açıklamalar devreye girer (Beck, 2011).

Kontrol Davranışlarını Azaltmak

OKB’de kompulsiyonlar, hastalık kaygısında ise doktor arayışı, internet taraması ve sürekli onay alma davranışları kademeli olarak bırakılır. Bu süreçte kişi şunu fark eder: Kaygı yükselir ama kontrol etmeden de düşebilir (Abramowitz & Braddock, 2011).

Belirsizlikle Yaşamayı Öğrenmek

BDT’nin sunduğu en önemli kazanım, “kesinlik” değil; belirsizlikle baş edebilme becerisidir. Araştırmalar, bu beceriyi geliştiren bireylerin kaygı düzeylerinin kalıcı olarak azaldığını göstermektedir (Hofmann et al., 2012).

Sonuç: Zihin Düşman Değil, Aşırı Koruyucudur

OKB ve hastalık kaygısı, kişinin zayıflığı ya da irade eksikliği değil; zihnin tehlikeleri abartarak kişiyi korumaya çalışma çabasının bir sonucudur. Zihin, “ya olursa?” sorusunu fazla ciddiye aldığında, bireyi sürekli tetikte tutar ve bu durum zamanla yorucu bir döngüye dönüşür. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ise bu aşırı korumacı sistemi tamamen ortadan kaldırmayı değil, daha dengeli ve gerçekçi hâle getirmeyi hedefler.

BDT sayesinde kişi, zihninden geçen her düşüncenin bir tehdit olmadığını, her bedensel hissin bir felaket anlamına gelmediğini deneyimleyerek öğrenir. Bu süreçte amaç, zihni susturmak ya da düşünceleri yok etmek değildir; çünkü bu hem mümkün değildir hem de işe yaramaz. Asıl hedef, düşünce hataları ile kurulan ilişkiyi değiştirmektir. Zihinle daha sağlıklı bir ilişki kurulduğunda, kaygı azalır, kontrol ihtiyacı gevşer ve kişi hayatına daha özgür bir şekilde devam edebilir.

Kaynakça

  • Abramowitz, J. S., Deacon, B. J., & Valentiner, D. P. (2007). Health anxiety and hypochondriasis. Psychological Assessment.

  • Abramowitz, J. S., & Braddock, A. E. (2011). Psychological treatment of health anxiety. Guilford Press.

  • Beck, A. T. (1976). Cognitive therapy and the emotional disorders. International Universities Press.

  • Beck, J. S. (2011). Cognitive behavior therapy: Basics and beyond. Guilford Press.

  • Clark, D. A., & Beck, A. T. (2010). Cognitive theory and therapy of anxiety disorders. Guilford Press.

  • Hofmann, S. G., et al. (2012). The efficacy of CBT. Cognitive Therapy and Research.

  • Salkovskis, P. M. (1999). Understanding obsessive–compulsive disorder. Behaviour Research and Therapy.

özkan göğercin
özkan göğercin
İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji Lisans (İngilizce) bölümünden şeref öğrencisi olarak mezun olmuştur. Gestalt Psikoterapi, Bilişsel Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi, Duygu Odaklı Terapi ve Sağlık Psikolojisi alanlarında eğitim ve sertifika programlarını tamamlamış; mesleki gelişimini güncel psikoterapi yaklaşımları ve bilimsel çalışmalar doğrultusunda sürdürmektedir. Akdeniz Üniversitesi Alkol ve Madde Bağımlılığı (AMATEM) Merkezinde MMPI uygulayıcısı olarak görev almış; madde bağımlılığı alanında bireysel ve grup terapilerine katılmıştır. İzmir İstihkam Okulu Eğitim ve Merkez Komutanlığı bünyesinde Sağlık Asteğmen Psikolog olarak görev yapmıştır. Akademik çalışmalar kapsamında; İngiltere’de yayımlanan Hypnosis Plus dergisinde “Do you know the relationship between hypnotherapy and psychoneuroimmunology is excellent for health?” başlıklı köşe yazısı yayımlanmış, ayrıca The Journal of Social Sciences dergisinde “Obsesif Kompulsif Bozukluğun Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Teknikler Üzerine Sistematik Derleme” başlıklı makalesi yer almıştır. Çalışmalarında; bilişsel, gestalt, hümanistik ve varoluşçu yaklaşımları bütüncül bir çerçevede ele almakta; Obsesif Kompulsif Bozukluk, depresyon, anksiyete ve kaygı bozuklukları, sosyal fobi ve kişilik bozuklukları başta olmak üzere çeşitli ruhsal alanlarda danışanlarını desteklemektedir. Klinik çalışmalarını online terapi kapsamında sürdürmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar