Herkes yaşamında gerçekleşen olayların sorumluluğunu bir şeylere yükler. Kimileri olumsuz olayların dahi sorumluluğunu kendi üzerine alırken, kimileri de olayların dış sebeplerden kaynaklandığını düşünür. Bu zıt bakış açıları, bireylerin kontrol odaklarının farklılığından kaynaklanmaktadır. Bu yazıda, kontrol odağı kavramını inceleyerek, bu kavramın bireylerin yaşamına olan çeşitli etkilerini ele alacağız.
Kontrol Odağı Teorisi
Kontrol odağı teorisi, Julian Rotter tarafından geliştirilmiş olup, bireylerin davranışları ve karşılaştıkları olayların sonuçlarını yorumlama şekli olarak tanımlanabilir (Mert ve Kahraman, 2020). Bu kavram, sıklıkla bireylerin davranışları konusundaki inanışlarını tanımlamak için kullanılmaktadır (Mert ve Kahraman, 2020). Bireyler, davranışlarının sorumluluğunu üzerine alabilir veya dışsal faktörlere aktarabilirler (Kaya ve Başkan, 2020).
İç Kontrol Odağı Nedir?
Bireyler, karşılaştıkları olayların sonuçlarının kendi yetenek, beceri, irade ve davranışlarından kaynaklandığını düşünüyorlarsa, iç kontrol odağına sahiptirler (Mert ve Kahraman, 2020). İç kontrol odağına sahip kişiler, yaşadıkları olumlu ve olumsuz olayların, başarı ve başarısızlıklarının kendi sorumluluğunda olduğunu düşünürler (Kaya ve Başkan, 2020). Bu bireyler, yaşamlarındaki olayların kontrolünü ellerinde tuttuklarına inanırlar (Çırakoğlu ve Tezer, 2010).
İç kontrol odağına sahip kişiler, başarılarını kendi çabalarıyla elde ettiklerine inandıkları için yaşamlarında değişiklikler yapma ve girişimlerde bulunma konularında daha motive olabilirler (Mert ve Kahraman, 2020).
Dış Kontrol Odağı Nedir?
Bireyler, yaşamlarındaki olayların kendi davranışlarından değil de kader, şans, tesadüf ve diğer kişiler gibi dış faktörlerden kaynaklandığını düşünüyorlarsa, dış kontrol odağına sahiptirler (Kaya ve Başkan, 2020). Dış kontrol odağına sahip bireyler, başarılı olduklarında bu durumu tesadüf veya şans eseri olarak değerlendirebilirler (Mert ve Kahraman, 2020). Olumsuz yaşantılarda ise, kendi davranışlarının etkisini görmekte zorlanabilir ve sebepleri dış faktörlere bağlayabilirler (Kaya ve Başkan, 2020).
Dış kontrol odağına sahip kişiler, diğer kişilerin onayına iç kontrol odağına sahip bireylere göre daha fazla ihtiyaç duyabilirler; bu nedenle toplumsal kabul onlar için önemli bir konu olabilir (Mert ve Kahraman, 2020). Bu durum, risk almada tereddüt etmelerine ve belirsizliklere karşı tahammülsüz olmalarına yol açabilir (Mert ve Kahraman, 2020).
İç ve Dış Kontrol Odaklarının Bireylerin Yaşamlarına Yansımaları
Bağımlılıklar: Dış kontrol odağına sahip kişilerin kumar bağımlılığı gibi bağımlılıklar geliştirme riski, iç kontrol odağına sahip olanlara göre daha fazladır (Kaya ve Başkan, 2020). İç kontrol odaklı bireyler, kumar oynadıklarında dış kontrol odaklı bireylere göre daha düşük miktarlarda oynama eğilimi gösterirler (Kaya ve Başkan, 2020).
İlişkiler: İç kontrol odağına sahip kişilerin sosyal becerileri, dış kontrol odağına sahip olanlara göre daha fazladır (Çırakoğlu ve Tezer, 2010). İç kontrol odaklı bireyler, ilişkilerindeki anlaşmazlıkları çözmede iletişim odaklı olup, ilişkilerini iyileştirmeye yönelik aktif çaba harcamaya eğilimlidirler (Çakıroğlu ve Tezer, 2010). Dış kontrol odaklı bireyler ise ilişkilerinde kaçınma odaklı iletişim stili benimseyip pasif olabilirler (Çakıroğlu ve Tezer, 2010).
İş Tatmini ve İş Performansı: İç kontrol odaklı bireyler, dış kontrol odaklı bireylere göre iş yerinde daha yüksek performans sağlama eğilimindedirler (Tanç, 2016). Aynı şekilde, iç kontrol odağı iş tatmininin artmasında da önemli bir rol oynayabilir (Tanç, 2016).
Benlik Saygısı: İç kontrol odağı, bireylerin kendileri hakkında daha olumlu düşünmelerine ve kendilerini sevmelerine katkıda bulunabilir (Şenel vd., 2019).
Benlik Ayrışması: İç kontrol odağına sahip bireyler, kendilerini içinde bulundukları toplumdan ve ailesinden ayrı bir birey olarak görmeye eğilimlidirler (Mert ve Kahraman, 2020).
Stres ve Kaygı Düzeyi: Dış kontrol odağına sahip kişilerin stres ve kaygı düzeyleri, iç kontrol odağına sahip kişilere göre daha yüksektir (Mert ve Kahraman, 2020). Dış kontrol odaklı bireyler, olumsuz bir durumla karşılaştıklarında çareyi dışarıda aradıkları için daha fazla stres yaşayabilirler; diğer yandan iç kontrol odaklı bireyler, kendi becerilerine güvendiklerinden daha kontrollü olabilirler (Mert ve Kahraman, 2020).
Sonuç
Rotter’ın geliştirdiği kontrol odağı kuramı, bireylerin yaşamlarındaki olayların kaynağını belirlemeye yardımcı olur. İç kontrol odaklı bireyler, yaşamlarındaki olayların sonuçlarını kendi yetenek ve davranışlarına bağlarken, dış kontrol odaklı bireyler ise kader ve şans gibi dış etkenlere atıfta bulunurlar. İç kontrol odağı, bireylerin yaşamlarını kendi kontrolüne almasına ve daha başarılı, mutlu bir yaşam sürmelerine yardımcı olabilir. Dış kontrol odağına sahip bireyler ise, dış faktörlere bağlı bir biçimde yaşamlarını sürdürebilirler.


