Salı, Nisan 28, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Stresle Başa Çıkma Yöntemi Olarak: Kitap Okumak

Günlük yaşamın temposu ve bitmek bilmeyen sorumluluklar stresi kaçınılmaz hale getirirken kitap okumak zihne nefes aldıran güvenli bir alan sunar.

Stresin Tanımı ve Kökeni

Günlük hayatta karşılaştığımız zorlu yaşam deneyimleri, travmatik olaylar, belirsizlik gibi durumlar vücudumuzun stres tepkisi vermesine neden olur. Stres, olumsuz bir durum gibi algılansa da aslında vücudumuzun bizi korumak ve karşılaştığımız yeni duruma uyum sağlamamıza yardımcı olmak için devreye soktuğu doğal bir tepkidir.

Stres insanlığa yüzyıllar boyunca eşlik etmiştir. Kökeni Latince’de “estrictia”, eski Fransızca’da “estrece” sözcüklerinden gelen stres kavramı 17. yüzyılda felaket, bela, musibet, dert, keder, elem; 18. ve 19. yüzyıllara gelindiğinde ise güç, baskı, zor anlamlarında objelere, kişiye, organa ve ruhsal yapıya yönelik olarak kullanılmıştır.

Stres konusunda çalışan Selye, stres ve stresör kavramlarını tanımlamıştır. Bireyde bir dizi tepki yaratan çevresel uyarılara stresör; bireyin bu tür uyarılara karşı gösterdiği tepkiyi ise stres olarak adlandırmış ve stresi, “Bireyin çeşitli çevresel stresörlere karşı gösterdiği genel bir tepki” olarak tanımlamıştır. Folkman ve Lazarus; stresi kişi – çevre etkileşiminde kişinin uyumunu tehlikeye sokan ve mevcut kaynakları zorlayan ya da aşan çevre talepleri olarak tanımlamışlardır.

Stresin belirtileri temelde 4 grup altında toplanmaktadır. Bunlar; fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal tepkilerdir.

  • Fiziksel tepkiler: Baş ağrısı, kas ağrıları, diş sıkma, düzensiz uyku, yorgunluk, sindirim problemleri…

  • Duygusal tepkiler: Kaygı, öfke patlamaları, gerginlik, tahammülsüzlük…

  • Zihinsel tepkiler: Odaklanma güçlükleri, unutkanlık, tek bir düşünceye takılıp kalma…

  • Sosyal tepkiler: Kişiler arası iletişimde bozukluklar, insanlara karşı güvensizlik, başkalarını suçlama…

Stresle başa çıkma yöntemi denildiğinde ilk akla gelenler düzenli ve dengeli beslenme, egzersiz yapma, insanlara gerektiğinde hayır diyebilme, olumlu tutum geliştirme, esnek olma gibi seçeneklerdir. İlk bakışta akla gelmeyen ancak stresi engellemekten çok onu tolere etmeyi öğreten bir aktivite var: Kitap okumak. Araştırmalar, kitap okumanın zihinsel ve psikolojik faydalarını kanıtlar nitelikte.

Okumanın Beyindeki Onarıcı Etkisi

Kitap okuma süreci beynin birçok bölgesini eşzamanlı olarak aktive eden karmaşık bir bilişsel faaliyettir. Nörogörüntüleme çalışmalarına göre okuma sırasında özellikle prefrontal korteks (dikkat ve yürütücü işlevler), temporal loblar (dil ve anlamlandırma), limbik sistem (duygusal işlemleme) ve hipokampüs (hafıza) aktif hale gelir. Düzenli okuma sinaptik bağlantıların güçlenmesine katkı sağlayarak nöroplastisiteyi destekler ve bilişsel rezervi artırır.

Özellikle kurgu metinler beynin varsayılan mod ağını uyararak empati, perspektif alma ve sosyal biliş becerilerini güçlendirir. Ayrıca kitap okurken stres hormonları azalırken parasempatik sistem devreye girer. Bu yönüyle kitap okumak zihinselin yanında nörofizyolojik açıdan da düzenleyicidir.

Kitap okurken beynimiz bazı nörotransmitterler salgılar. Dopamin, serotonin ve oksitosin bunlardan yalnızca üçüdür.

  • Dopamin, her yeni bilgide salgılanmaya sürdürür. Kitap okurken hissettiğimiz haz ve heyecanının nedenidir.

  • Serotonin, halk arasında mutluluk hormonu olarak da bilinir. Kendimizi canlı, zinde, mutlu hissetmemizi sağlar. Aynı zamanda bizi depresif ruh halinden korur. Keyif alınarak okunan bir kitap vücuttaki serotonin seviyesini arttırır.

  • Duygusal kitaplar okumak, karakterlerle duygusal bağ kurmak, duyguları anlamlandırmak oksitosin salınımını artırır. Oksitosin günlük hayatta daha dengeli ve empatik bireylerin varlığına olanak sağlar.

Sonuç: Okudukça Şekillenen Zihin

Yapılan araştırmalar okumanın; beyindeki gri madde hacmini arttırarak bilişsel fonksiyonları güçlendirdiğini, kortizol seviyesini düşürerek stresi azalttığını, zihnin dinlenmesini desteklediğini ve empati kurmayı arttırdığını gösteriyor. Özetle kitap okumak sadece keyifli vakit geçirmekten ibaret değil. Hem zihinsel hem duygusal sağlık için bir koruyucu niteliğinde.

Kaynakça

  • Torun A, Stres ve Tükenmişlik, 2. Baskı, Türk Psikologlar ve Kal-der Yayınları, Ankara, 1997.

  • Selye H. The Stress of life. New York: McGraw-Hill, 1956.

  • Lazarus RS, Folkman S: Stress, appraisal and coping, 1st Ed, Springer Publishing Company, New York, 1984;11-21.

  • Dehaene, S. (2009). Reading in the Brain: The Science and Evolution of a Human Invention. New York: Viking.

  • Wolf, M. (2007). Proust and the Squid: The Story and Science of the Reading Brain. New York: HarperCollins.

  • Mar, R. A., Oatley, K., & Peterson, J. B. (2009). Exploring the link between reading fiction and empathy. Journal of Applied Social Psychology, 39(10), 2470–2494.

  • Berns, G. S., Blaine, K., Prietula, M. J., & Pye, B. E. (2013). Short- and long-term effects of a novel on connectivity in the brain. Brain Connectivity, 3(6), 590–600.

  • Mangen, A., & Kuiken, D. (2014). Lost in an iPad: Narrative engagement on paper and tablet. Scientific Study of Literature, 4(2), 150–177.

senem gülümsek
senem gülümsek
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanında lisans eğitimimi tamamladıktan sonra çocuk ve ergen psikolojisi üzerine eğitimler aldım. Lisede yaptığım stajdan sonra gönüllü olarak rehberlik ve araştırma merkezinde staj yaptım. Dershanede psikolojik danışman olarak çalışırken bir yandan da çocuk ve ergen psikolojisi, stres ve kaygı yönetimi, sınav kaygısı, iletişim becerileri alanlarında kendimi geliştirmeye devam ettim. Şu anda aktif olarak danışmanlık yapıyor aynı zamanda yazılarım aracılığıyla psikolojik farkındalık ve içsel denge üzerine insanlara ulaşmayı sürdürüyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar