Pazartesi, Nisan 27, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Bir Kez Aldatan Kişi Bir Daha Aldatır mı?

İlişkilerde değişim, güven ve bağlılık gibi konular çoğu insan için oldukça hassas ve karmaşıktır. Özellikle sadakatsizlik söz konusu olduğunda, en sık sorulan sorulardan biri şudur: Bir kez aldatan kişi tekrar aldatır mı? Bu soruya verilecek yanıt ne tamamen “evet” ne de kesin bir “hayır”dır. Ancak bilimsel araştırmalar, bu konuda önemli ipuçları sunar.

Bu yazıda, davranış değişiminin doğasından başlayarak sadakatsizlik üzerine yapılan güncel bir araştırmanın bulgularını ve bunların ilişkiler açısından ne anlama geldiğini ele alacağız.

Sadakatsizlik: Beklentiler ve Gerçekler

Çoğu insan, ister evli ister ciddi bir ilişki içinde olsun, partnerinden sadakat bekler. Tek eşlilik, modern ilişkilerin temel normlarından biridir. Ancak gerçek hayatta sadakatsizlik hiç de nadir bir durum değildir.

Araştırmalar, evliliklerde yaşam boyu aldatma oranının yaklaşık %20 civarında olduğunu, evli olmayan ilişkilerde ise bu oranın daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bunun nedeni, evlilikte bağlılık düzeyinin genellikle daha güçlü olmasıdır.

Araştırma: Aldatma Tekrar Eder mi?

“Once a Cheater, Always a Cheater?” başlıklı çalışma, sadakatsizliğin tekrar etme olasılığına odaklanmıştır. Bu araştırmanın en önemli özelliği, katılımcıları uzun süre boyunca takip ederek iki farklı ilişkideki davranışlarını incelemesidir.

Araştırmanın Yöntemi

  • Başlangıçta 1.294 kişi incelenmiştir.

  • Ancak analizler, iki farklı ilişki yaşayan 484 kişi üzerinden yapılmıştır.

  • Katılımcılar 5 yıl boyunca takip edilmiştir.

  • Her 4–6 ayda bir ilişki davranışları hakkında veri toplanmıştır.

Bu yöntem, geçmişe dönük hatırlama hatalarını azaltarak daha güvenilir sonuçlar elde edilmesini sağlamıştır.

Çarpıcı Bulgular

Araştırmanın sonuçları dikkat çekicidir:

  • Katılımcıların %44’ü en az bir ilişkide sadakatsizlik yaptığını belirtmiştir.

  • %30’u ise partnerinin kendisini aldattığını ifade etmiştir.

Ancak en önemli bulgu şudur:

  • İlk ilişkide aldatanların %45’i ikinci ilişkide de aldatmıştır.

  • İlk ilişkide aldatmayanların sadece %18’i ikinci ilişkide aldatmıştır.

Bu da geçmişte aldatmış olmanın, gelecekte aldatma olasılığını yaklaşık 3 kat artırdığını göstermektedir.

Bu Ne Anlama Geliyor?

Bu sonuçlar önemli ama dikkatli yorumlanmalıdır.

  1. Geçmiş Önemlidir Ama Kader Değildir: Aldatan herkes tekrar aldatmaz. Hatta çalışmada, ilk ilişkide aldatanların biraz daha fazlası ikinci ilişkide aldatmamıştır.

  2. Risk Artışı Gerçektir: Yine de geçmiş davranışlar, gelecekteki davranışlar için güçlü bir göstergedir.

  3. Partner Seçimi de Etkili: Araştırma ayrıca, daha önce aldatılmış kişilerin tekrar aldatılma riskinin de daha yüksek olduğunu göstermektedir.

Sadakatsizlik Risk Faktörleri Nelerdir?

Önceki araştırmalara göre aldatma riskini artıran bazı faktörler şunlardır:

  • Düşük bağlılık

  • İlişki memnuniyetinin azalması

  • Aldatmaya daha açık tutumlar

  • Güvensiz Bağlanma stilleri

  • Bireysel dürtüsellik ve cinsel eğilimler

Bu faktörlerin bazıları değiştirilebilirken, bazıları daha derindir ve üzerinde çalışmayı gerektirir.

Değişim Neden Zor?

Birçoğumuz hayatımızın bir noktasında bazı alışkanlıklarımızı değiştirmeye çalışmışızdır. Daha az telefon kullanmak, daha sağlıklı beslenmek ya da ilişkilerimizde daha açık iletişim kurmak gibi hedefler koyarız. Ancak çoğu zaman bu değişimler kısa süreli olur.

Bunun nedeni, davranışlarımızın sadece “istek” ile değişmemesidir. Her davranış ister faydalı ister zararlı olsun bir ihtiyacı karşılar. Bu nedenle değişim, yalnızca davranışı ortadan kaldırmak değil, onun yerine geçen daha sağlıklı bir alternatif geliştirmeyi gerektirir.

Değişim Mümkün mü?

Evet, ama kolay değil. Bir kişinin aldatma davranışını değiştirebilmesi için:

  • Sorumluluk alması

  • Davranışın nedenlerini anlaması

  • Somut değişiklikler yapması

  • Empati geliştirmesi

  • Kendisi üzerinde çalışması gerekir.

Sadece “bir daha yapmayacağım” demek genellikle yeterli değildir.

Davranış Değişiminin Temel Taşları

  1. Nedeninizi Bilin: Değişimin arkasındaki motivasyon güçlü değilse, süreç sürdürülebilir olmaz. Bu değişimi gerçekten neden istediğinizi anlamak kritik öneme sahiptir.

  2. Küçük Başlayın: Büyük ve ani değişimler genellikle başarısızlıkla sonuçlanır. Küçük ama istikrarlı adımlar daha kalıcıdır.

  3. Bahanelerle Yüzleşin: “Çok yoğunum” ya da “yarın başlarım” gibi düşünceler çoğu zaman değişimin önündeki en büyük engellerdir.

  4. Çevrenizi Düzenleyin: Davranışlarımız büyük ölçüde çevremiz tarafından şekillenir. Doğru ortamı oluşturmak değişimi kolaylaştırır.

  5. Kimliğinizi Yeniden Tanımlayın: “Ben böyle biriyim” inancı, davranışlarımızı belirler. Kendinizi nasıl gördüğünüz değişirse, davranışlarınız da değişir.

Sonuç

Sadakatsizlik üzerine yapılan araştırmalar bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor: İnsanlar değişebilir, ama değişim otomatik değildir. Geçmiş davranışlar, gelecekte ne olabileceğine dair güçlü ipuçları sunar. Ancak bu, kişinin aynı hataları tekrar edeceği anlamına gelmez.

Eğer bir ilişkide güven konusu sorgulanıyorsa, odak noktası şu olmalıdır:

  • Bu kişi gerçekten değişmek için çaba gösteriyor mu?

  • Davranışlarında somut bir farklılık var mı?

  • Ben bu ilişkide kendimi güvende hissediyor muyum?

Sonuç olarak, ilişkilerde sağlıklı bir gelecek kurmak, sadece geçmişi bilmekle değil, bugünkü davranışlara dikkat etmekle mümkündür.

Kaynakça

 https://www.psychologytoday.com/us/blog/sliding-vs-deciding/201710/is-partner-who-has-cheated-likely-cheat-again

Lidya Yılmaz
Lidya Yılmaz
Lidya Yılmaz, Psikoloji lisans eğitimini Kadir Has Üniversitesi’nde tamamlamış, ardından İstanbul Gelişim Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisans programını bitirerek “Klinik Psikolog” unvanını almıştır. Eğitim süreci boyunca çeşitli hastane ve merkezlerde aktif olarak görev alarak klinik deneyim kazanmıştır. Yılmaz, 2021 yılından bu yana terapilerinde BDT, EMDR, Cinsel Terapi ve Çift Terapisi gibi yaklaşımlarını kullanmakta; bireyin içsel gücünü keşfetmesini ve psikolojik dayanıklılığını artırmayı amaçlamaktadır. Yazılarıyla, psikolojiyi herkes için erişilebilir ve anlamlı kılmayı; ruh sağlığı konusunda farkındalık yaratmayı hedefleyen içerikler üretmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar