Salı, Şubat 24, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Oyun, Özel Eğitim için Neden Anlamlıdır ?

Bedensel, sosyal, bilişsel ve duygusal yönden engelli ve üstün yönleri nedeniyle eğitim çalışmalarını yerine getirebilmek için normal çocukların eğitiminin yanında birtakım özel desteklerin gerektiği özel eğitim olmadan yapamayan çocukların eğitimine ”özel eğitim” adı verilmektedir. Özel olarak yetiştirilmiş bir personel, özel çocuklara göre geliştirilmiş bir eğitim programı ve engel grubuna yönelik hazırlanan bir ortam gereklidir. Engelli çocukların hayatında oyunun büyük bir yeri vardır. Kavram ve bilişsel gelişim beraberinde birçok sosyal beceri oyun etkinlikleri aracılığıyla engelli çocuklara kazandırılmaktadır. Güçlü ve zayıf yanları birbirleriyle değiştirerek tamamlamak, iletişim kurmak ve arkadaş edinmek oyun etkinlikleriyle pekiştirilebilmektedir. Doğru ve yanlış özel çocukların oynadığı oyunlarda belirgin olarak yoktur. Bununla engelli çocukların başarısızlık duygusu yaşamalarının önüne geçilmek istenir. Bu sayede özel çocuklar rahat davranabilir ve güven duyarak oyuna katılım gösterebilirler. Oyuncaklar ve oyunlar, engeli olan çocuğun engel boyutuna ve çocuğun zeka seviyesine göre farklılık gösterebilmektedir.

Özel Eğitimde Oyun Esnasında Engelli Çocukların Yaşadığı Güçlükler ve Onlara Nasıl Davranmalıyız ?

Bir engeli olsa da olmasa da tüm çocuklar oyun oynamaktan keyif alırlar. Gelişimi daha farklı olan çocukları da oyunla desteklemek büyük bir önem taşımaktadır. Özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar, oyuna başlamakta ve sonrasında da oyunu sürdürmede zorluk çekmektedirler. Engel taşıyan çocuklara yönelik oyun düzenlenirken çevrenin zengin hale getirilmesi ve çocuğun engeli her neyse ona hitap etmesi gereklidir. Bu yöntemle gelişimi farklı olan çocukları oyuna başlatmak, oyunu sürdürmelerini sağlamak ve tekrar oynamayı istemelerini sağlamak amaçlanmaktadır.

Oyunun evreleri ve özellikleri çocuğun engeline göre değişim gösterebilmektedir. Örneğin görme engeli olan çocuklar tıpkı normal çocuklar gibi oyuna ilgi gösterirler ama durumlarına özgü olarak birtakım farklılıklar vardır. Aradaki farka gelecek olursak görme engellilerin yalnız oyunu tercih eder olmalarıdır. Başka bir fark görme engellilerin hayali oyunlarda daha az imgelem kapasitesine sahip olmalarıdır. Fiziksel çevrelerine yönelik araştırmalarda ve onu kullanmada oldukça geri planda kalırlar. Bu çocukların imgelem yani zihinsel tasarım güçleri mekan algılarını geliştirecek oyunlar, dokunma, sesli oyunlar sayesinde kuvvetlendirilir. Zaman içerisinde diğer çocuklardan farklı yaratıcı özellikleri de ortaya çıkabilmektedir.

İşitme engelli çocukları incelersek iş birlikçi, sosyodrama oyunlarına daha az katılırlar. Nesneleri sembolik olarak kullanmada zayıflardır. Çevre koşullarından yoğun olarak etkilenirler. Oyun ve dil arasındaki bağ sayesinde, konuşma geriliği olan çocuklarda da oyunun gücüyle beraber konuşma paralel olarak artar. Sosyodrama oyunlarına katılımları ise daha kolay gerçekleşir.

Yapılandırılmış araç gereçler ve yetişkinler tarafından yapılandırılmış oyun ortamları, bilişsel engelli çocukların da eğitimi için önem taşımaktadır. Oyun sırasında nesneleri birleştirmede ve oluşturmada zayıflardır. Bir amaçları olmadan oyuncaklarla oynarlar. Normal çocuklara kıyasla sembolik oyunlarda daha geridedirler. Bir oyunda aktif olarak kalmakta güçlük çekerler çünkü dikkat süreleri kısadır. Oyuncaklarla nasıl oynamaları gerektiği hakkında bir fikirleri yoktur. Elleri ve gözlerini beraber kullanmakta güçlük yaşarlar. Kendi istekleriyle bir etkinliğe katılmak istemezler bunun nedeni başarısızlık yaşamaktan korkmalarıdır.

Otistik çocuklar ise hayali bir oyunu oynamayı reddederler. Motivasyon eksikliği deneyimlerler. Eğitsel müdahaleler sonrası yine de yönergelere yanıt verdikleri görülebilmektedir. Nesneleri birçok farklı şekilde kullanmayı değil de yalnız sallama ve döndürme hareketi yaptırmayı isterler.

Üstün zekalı çocukların oyunlarında bireycilik baskın gelir. Esneklik ve yaratıcılık gerektiren oyunlara yönelmeyi severler. Büyükleriyle oynamak yaşıtlarıyla oynamak yerine onların ilgilerini daha çok çeker. Daha farklı davranma eğiliminde olduklarından oyun kurmalarına izin verilmeli ve eğiticileri tarafından sık ikaz edilmemeleri gereklidir.

Hiperaktif çocukların dikkatleri çok çabuk dağılmaktadır. Dolayısıyla bu çocuklar grup oyunlarından uzak durmaktadırlar fakat ilgilerini de çeken bir oyunda saatler boyunca da kalabilirler.

Oyunun Engelli Çocuklara Kazanımları

Oyun etkinlikleri, özel gereksinimli bireylerin hayatında sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda en temel öğrenme süreci olarak kabul edilir. Bu süreçteki kazanımlar şunlardır:

  • Dikkatin artmasını sağlar.

  • El-göz koordinasyonuna katkı sağlar.

  • Enerji kontrolüne yardım eder.

  • Kavramları öğrenmesine destek olur.

  • Öz bakım becerilerini daha kolay öğrenmeyi sağlar.

  • Çocuğunun özgüvenini artırır.

  • Problem çözme becerisini oturtur.

  • Küçük el kas becerileri artar.

  • Kurallara uyum sağlar.

  • Sorumluluk almayı oyunlarla öğrenir.

  • Dil gelişimine pozitif katkı sağlar.

  • Başka insanlarla paylaşımı artar, iletişimi kuvvetlenir.

  • Oyun aracılığıyla dışa vurum ile iç dünyası hakkında ipucu verir.

  • Oyuna yeni başlamış engelli çocuk kaygıları oyunla ortadan kaldırılabilir.

  • Öğrendiklerini pekiştirme fırsatı elde edebilir.

Kaynakça

 https://www.tecrubeegitim.com/

nilay inceman
nilay inceman
Nilay İnceman, İzmir Ekonomi Üniversitesinde İngilizce dilinde psikoloji eğitimi alırken pek çok psikoloji deneyine tanık olmuştur kendisi de bizzat düzenlemiştir ve bu alana yönelik düzenlenen seminerlere dahil olmuştur. Urla Devlet Hastanesinde hem de Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde stajlar yapmıştır ve yaz dönemi, bir anaokulunda gönüllük esasına dayalı olan üniversitesinin yürüttüğü bir projeye katılmıştır. Algı Psikolojisi dersi kapsamında da dilin tat bölgelerini ışıklar kullanarak görsellerle- örneğin baklava, limon vb. eşleştirerek sergi için maket yapmayı tasarlamıştır. Cinsel terapi, aile ve çift terapisi, oyun terapisi, çocuk bakımı ve gelişimi eğitimi, bilişsel davranışçı terapi gibi sertifikalar edinerek her yaş grubundaki bireylerle çalışmayı sevmektedir. Psikolojinin herkes için ulaşılabilir olmasını çok önemsemektedir. Lisans eğitimi sonrasında yüksek lisans eğitimine Yıldız Teknik Üniversitesinde devam edip yüksek onur derecesiyle tamamlamıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar