Perşembe, Nisan 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Ortaokul ve Lise Öğrencilerinde Akran Zorbalığı, Benlik Saygısı ve Sosyal Anksiyete Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi

Psikoloji, insanın ruhsal durumlarını inceleyen çok kapsamlı bir bilim dalıdır. Dönemsel olarak bireylerin yaşamlarında farklı duygu ve davranış şekilleri ortaya çıkaran bu alanda insanlar üzerinde etkilerinin olduğu birkaç değişken üzerinde durularak araştırılma yapılmıştır. Ruhsal durum bireyin psikolojik, zihinsel, fiziksel ve sosyal değişimi ve gelişimlerinden etkilenir. Buna ek olarak, yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluşun birlikte çalışıldığı başka bir araştırmada bireylerdeki düşük özerkliğin (kendi ilkelerini oluşturma düzeylerinin), kişiler arası kurulan düşük sosyal ilişkilerin, sosyal ilişkiler arasındaki bozuklukların bireylerdeki yaşam doyumunu ve bireyin psikolojik iyi oluş düzeylerindeki anlamlılığın düşüşüne sebep olduğu vurgulanmıştır. (Damasio, Melo ve Silva, 2013) Yaş ilerledikçe eğitim ile birlikte okul topluluğuyla, arkadaş topluluğuyla, iş topluluğuyla, eğlence topluluğuyla vs. tanışır ve içinde bulunduğu topluluklar ile birlikte her geçen gün çoğalır.

Benlik Gelişimi ve Toplumsal Etkiler

Toplumun insanların hayatlarında olumlu yanları olduğu gibi ne yazık ki olumsuz yanları da olmaktadır. Yetişkinlikte aşılması kolay görülebilen problemler, çocuklukta müdahale edilmediği takdirde benlik oluşumuna zarar verebilecek kadar büyük etkiye sahip olabilirler. Zarar görmüş benlik; kişinin benlik bütününe, karakterine ve yaşam tarzına etki edecektir.

Ortaokul ve lise yaş grubu bireylerinde cinsiyetini tanıma ve kendini keşfetme aktifleşir ve kız/erkek cins özellikleri bu yaşlarda daha da belirginleşir ve bireylerin yaşamlarında büyük rol oynar. Bu dönem, bireylerin bedenlerindeki fiziksel özelliklerinde hızla değişim gözlemlendiği, bireyin dikkat noktasının kendi fiziksel özelliklerinde gelişen farklılıklar ve bedensel değişimleri üzerine problem etme sancılarının olduğu zamanlardır. Bireyin sağlıklı bir benlik oluşturabilmesi çok mühimdir. Ve yine bireyin doğru bir kimlik gelişimi göstermesi gerektiği bir dönemdir. (Özgülük ve Öztemur, 2017) Bireyin kendi kimliğini şekillendirdiği ve dış uyarıcılara bu denli açık olduğu bir dönemde sosyal anksiyete yaşanabilecek en büyük sorunlardan birisi olacaktır.

Akran Zorbalığının Kaynakları ve Türleri

Akran zorbalığı, akranlar arasında kişilerin birbirine karşı duygusal, fiziksel ve sosyal anlamda zarar verici saldırganlık halidir. Zorbalık akran grubu içerisinde her yaşta devamlılık gösterir. Akran zorbalığının çeşitli kaynakları vardır ve bu kaynaklar bireyi zorbalık yapmaya iter. Şüphesiz ki bunların başında çocukluk dönemi gelişim bozuklukları ve benlik algısında kimliğin olumsuz oluşması önemli bir roldedir.

Bir şiddet türü olarak kabul gören akran zorbalığı ortaokul ve lise yaş dönemi bireylerinin benlik saygısını koruma ve savunma güvenini olumsuz etkileyecek önemli bir sebeptir. Akran zorbalığının bireyin üzerindeki etkileri, davranışlar ve ruhsal açıdan bozukluklara yol açabilecek cinstendir. Zorbalığa uğrayan birey daha agresif, çekinik ve duygusal ruh haline bürünerek öz güvenini kaybetme eşiğine kadar yaklaşabilmektedir. Yapılan araştırmalara bakıldığında bireyler arasındaki sözlü zorbalık ve fiziksel zorbalık en sık ve yaygın görülen zorbalıkların türleri arasında yer almaktadır. (Gürhan, 2017)

Öğrencilerin zorbalık yapma ve zorbalığa uğrama düzeyleri cinsiyet bakımından karşılaştırıldığında erkek bireylerin zorbalık potansiyeli yüksektir. Bir araştırma yapılarak akran zorbalığında mağdur olan öğrenci ve mağduriyete uğramayan öğrencinin incelemesi üzerine şu sonuç elde edilmiştir: Akran ve zorba mağdurları mağdur olmayanlara göre daha düşük duygusal öz-yeterliğe sahip olduğu ve akran mağduru okullar arası anlamlı bir farklılaşmanın olduğu şeklindedir.

Benlik Saygısı ve Sosyal Kaygı

Benlik saygısı, bireyin kendi özü ve değerler bütününe saygıyla hoş yaklaşım benimseyerek kabul etmesidir. Ve bu düşünce dış faktörlerin etkisine açıktır. Bireyin benlik saygısı çevre ve bireyin öznel fikirleri ile örselenmesi durumunda, toplum etkileşiminde birey çekinik duruma düşüp günlük hayattaki sosyal etkileşimlerinde doğallık yitirilmiş ve yüksek kaygı belirtisi göstermeye sebep olabilmektedir.

Ve çok sık duyulan o kavra: Sosyal anksiyete. Bireyin içinde bulunduğu toplumda kendisinin dışında var olan kişiler tarafından davranışlarının, konuşmalarının, fiziksel özellik yahut belirtilerinin olumsuz eleştirilip değerlendirilmesinden ve değerlendirme sonucu kişiler tarafından yargılanmasından yüksek kaygı duymasıdır. Kişi yaşamında kendi değerlerinden daha çok toplumun vereceği tepkiye odaklandığından istediğini bulamaz. Bu durumda karamsarlık ve içe kapanıklık artar.

Sosyal kaygı, yaş dönemlerine bakıldığında özellikle 11-17 yaşları aralığında çok fazla görülmektedir. (Kermen, Tosun, Doğan / 2016) En hızlı gelişim ve değişim dönemlerinden olan ergenlikte akran zorbalığı, düşük benlik algısı ve sosyal anksiyete birbiriyle ilişkili olarak yükselebilir. Herhangi bir durum karşısında reddedilen öğrencilere ilişkin akranların normale nazaran olumsuz düşünceye sahip oldukları ortaya konulmuştur. (Rabiner, Keane ve Mackinnon-Lewis 1993)

Sonuç ve Tedbir Önerileri

Ortaokul ve lise yaş grubunda yaygın olduğu sanılan ve arkadaş çevresini şekillendirmek için kriter olarak görülen değerlerin farklı olabildiği yansıtılabilmelidir. Erikson’un kimlik kazanmaya karşı rol karmaşası dönemi olarak adlandırdığı bu dönemde bireyler dışsal faktörlere fazlasıyla açıktır. Fakat bu araştırmada ele alının dışsal faktörlerin (cinsiyet, başarı düzeyi, sosyoekonomik düzey, yaşadığı yer, kaçıncı sınıfta okuduğu) bireylerin akran zorbalığına maruz kalacağı bir zafiyet olmadığı görülmektedir. Bu yaş kategorisinde akran zorbalığı üzerinde etkisinin düşük olduğu bu faktörlerin bireyin benlik saygısı ve sosyal anksiyetesi üzerinde belirleyici etkisi yoktur.

Bireylerin akran zorbalığına, benlik saygısına ve sosyal anksiyetesine olumsuz etkide bulunabilecek herhangi bir tehdide karşı gerekli tedbirler alınmalıdır. Tedbirler; sosyal ilişkilerde gerekli çizgileri belirlemek, benlik saygısını korumaya yönelik bireysel alanların çerçevesinde olmak, sosyal kaygıların arttığı ihtimaline karşın sosyal uyum ve sosyal fobi gibi ilgili alanların üzerine giderek akran zorbalığı engellenmelidir. Ergenlik döneminde bireyin benlik saygısı düzeyini korumak, ileride oluşabilecek sosyal anksiyete riskini minimize etmek adına kritik bir öneme sahiptir.

İlayda Sakmaz
İlayda Sakmaz
Psikolog İlayda Sakmaz, psikoloji eğitimini tamamladıktan sonra mesleki çalışmalarını psikoterapi alanında sürdürmektedir. Oyun terapisi, çocuk ve ergenlerle bireysel terapi ile yetişkinlere yönelik bireysel terapi alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Kaygı, stres, özgüven, iletişim becerileri ve somatizasyon alanlarında uzmanlaşmıştır. Psikolojinin gündelik yaşamda karşılık bulan yönlerini görünür kılmayı amaçlayan Sakmaz; insan ilişkileri, benlik güçlendirme ve ruhsal farkındalık üzerine yazılar kaleme almakta, aynı zamanda sosyal medyada psikoloji odaklı içerikler üretmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar