Perşembe, Nisan 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Aktarım Odaklı Terapinin Psikanalitik Temelleri

Aktarım odaklı terapi, Otto Kernberg ve çalışma arkadaşları tarafından geliştirilmiş klasik psikanalizin ilkelerinden yola çıkarak modern psikoterapi anlayışı ve nörobiyolojik bulgularla bütünleşen bir yaklaşım biçimi olarak ortaya konmuştur (Özakkaş, 2022). Otto Kernberg, Uluslararası Psikanaliz Birliği’nin yönetim kurulu üyeliğini yapmış ve uzun yıllar klasik psikanaliz teknikleri kapsamında divan yöntemi, serbest çağrışım ve nötralizasyon gibi geleneksel psikanalitik çerçeve yöntemlerini kullanarak klinik uygulamalarda bulunmuştur. Ancak, Freud’un ödipal çatışmalar ve dürtü çatışmaları teorisine dayanan bu klasik yaklaşımların, özellikle ağır kişilik bozukluklarının tedavisinde divan tekniğinin etkililiğinin sınırlı olduğunu değerlendirmiştir. Bu değerlendirme, Kernberg’in psikanaliz pratiğinde yeni yönelimlere ve kişilik bozukluklarının tedavisinde alternatif yöntemlerin geliştirilmesine zemin hazırlamıştır (Özakkaş, 2022).

Aktarım odaklı terapi, duyguların farklı zamanlarda ve çeşitli biçimlerde yeniden canlanması sürecine odaklanır. Bu canlanma, terapi seansında aktarımlar aracılığıyla ortaya çıkar ve bu aktarımların terapötik süreç içinde işlenmesi temel hedef olarak benimsenir (Pulat, 2016). Nevrotik ve psikotik yapıların arasında yer alan, tanımlanması güç ara bölge, Kernberg ve güncel nesne ilişkileri kuramcıları tarafından borderline kişilik örgütlenmesi olarak adlandırılmaktadır. Bu sınıflandırma, farklı kuramsal yaklaşımlarla çeşitlilik göstermektedir. Kohut bu sınırda yer alan patolojileri narsistik kişilik bozukluğu çerçevesinde değerlendirirken, Fairbairn söz konusu patolojilerin tamamını şizoid bozukluk olarak tanımlamıştır. Kernberg’e göre, modern nesne ilişkilerinin temelini oluşturan bu patolojilerin kökeninde doğuştan var olan ve bebeğin agresyon yüküyle bağlantılı mizacı yatmaktadır (Pulat, 2016). Duygulanım durumları, insan gelişiminde ve psikoterapi kuramlarında temel bir yere sahiptir. Bebeklikten itibaren yaşanan yüksek duygulanımlı anlar, bireyin nörobiyolojik yapılanmasını etkileyerek kalıcı duygu izleri bırakır. Freud bu sürece nesne ilişkileri çerçevesinde yaklaşırken, Otto Kernberg’in Aktarım Odaklı Terapisi ve çağdaş nesne ilişkileri kuramları, temellerini duygu teorisine dayandırır. Duygular, beyinde yer alan nöral ağlar aracılığıyla kodlanır, yaşantılarla kurulan bağlantılar, zihinsel haritalar ve şemalar şeklinde organize olur (Özakkaş, 2022).

Terapötik Hedefler ve Ruhsal Bütünleşme

Aktarım odaklı terapinin temel amacı, içselleştirilmiş saldırgan nesne ilişkilerinin, idealleştirilen nesne ilişkileri üzerindeki baskın etkisini azaltarak bireyin ruhsal bütünleşme kapasitesindeki bozuklukları gidermektir. Terapi sürecinde, bireyin erken çocukluk dönemi (0-6 yaş) ve sonraki yaşantılarında iç dünyasında çarpıtılmış ve işlevsiz hale gelmiş olan algı ve deneyimlerin, sağlıklı ve gerçekçi bir biçime dönüştürülmesi hedeflenir. Bu bağlamda, içsel prizmada yer alan bu çarpıtmaların etkisinin azaltılması, ruhsal yapının daha dengeli ve bütünleşmiş hale gelmesi için terapide öncelikli bir işlev olarak ele alınır (Pulat, 2016).

Teknik Uygulamalar ve Şimdi Ve Burada Odağı

Terapist bu amacı gerçekleştirmek için bazı teknikler kullanmaktadır. Bu temel teknikler yorumlama, aktarımın çözümlenmesi ve teknik tarafsızlıktır. Aktarım odaklı terapi yaklaşımı, danışanın geçmiş gelişimsel yaşantılarını anlamaya önem verse de terapi sürecinde esas olarak şimdi ve burada yaşantısına odaklanır. Terapist, bireyin geçmiş deneyimlerine ilişkin bilgi toplar ancak terapötik müdahaleler bu geçmiş örüntülerin danışanın mevcut ilişkilerindeki ve özellikle de terapist ile kurduğu ilişkideki yansımalarını çözümlemeye yöneliktir. Böylece, geçmiş yaşantılar dolaylı olarak ele alınırken, asıl terapötik odak güncel içsel deneyimler ve ilişki örüntüleri üzerinde yoğunlaşır (Pulat, 2016).

Kaynakça

Özakkaş, T. (2022). Çağdaş nesne ilişkilerine giriş ve terapi teknikleri aktarım odaklı terapi eğitimi 1. ay ders notları. Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 428, Nesne İlişkileri Serisi: 017. Pulat, F. (2016). Aktarım odaklı psikoterapinin borderline patolojilere bakışı. Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi, 2(3), 117-130.

Zeyneb Seval Tahtalıoğlu
Zeyneb Seval Tahtalıoğlu
Psikolojik Danışman Zeyneb Tahtalıoğlu, lisans eğitimini Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında tamamlamış olup aynı bölümde yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Akademik çalışmalarının yanı sıra çeşitli bilimsel projelerde aktif rol almakta ve gönüllülük faaliyetlerine önem vermektedir. Alanında aldığı bilimsel temelli eğitimler doğrultusunda bireylerin ruh sağlığını güçlendirmeyi, psikolojik esneklik kazandırmayı ve aile ilişkilerini desteklemeyi hedeflemektedir. Danışanlarına bütüncül ve etik yaklaşımlarla profesyonel psikolojik destek sunmaktadır. Ayrıca sanat terapisi alanına ilgi duymakta ve yaratıcı ifade yollarını, psikolojik iyilik hâlini destekleyen bir araç olarak değerlendirmektedir. Sanatın dönüştürücü gücünden faydalanarak bireylerin içsel süreçlerini keşfetmelerine ve duygusal farkındalık kazanmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bununla birlikte Psychology Times bünyesinde köşe yazarı olarak görev yapmakta; toplumsal fayda sağlamayı amaçladığı psikoloji temelli konular üzerine yazılar kaleme almaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar