İntihar, karşımıza çok çıkan bir olgudur. Nedenini sorguladığımız ve düşündüğümüz zamanlar olmuş olabilir. İntihar çok boyutlu ve karmaşık bir kavram olduğu için açıklamaya çalışan birçok kuram vardır ve her kuram kendine göre bir boyutunu açıklamaya çalışır. Bu yazının amacı intiharı psikanalitik ve sosyal boyutuyla ele almak ve ölüm dürtüsüyle ilişkisini açıklamaktır. İntihar ile ilgili çalışmalar çoğunlukla risk faktörlere dayanırken öznellik geri plana atılmaktadır. Psikanaliz için öznellik ön plandadır.
Ölüm Dürtüsü
Çok kez duyduğumuz bu ölüm dürtüsü nedir? Sigmund Freud tarafından tanımlanan ve oldukça tartışmaları kavramlardan biridir. Freud, yaşam ve ölüm dürtüsünün temel çatışması olarak ruhsal yapıyı kavramsallaşmıştır. Ölüm ve yaşam bir bütündür ve dürtüler ikisi arasında konumlanır (Faraji, Bat ve Özen, 2022). Eros (yaşam dürtüsü), bağları güçlendirmeyi ve zevk almayı hedeflerken Thanathos (Ölüm dürtüsü); yıkıcılığı, sakinliğe ve hareketsizliğe tekrar dönüşü hedeflerken gerilimlerin yok edilmesini hedeflemektedir (Faraji, Bat ve Özen, 2022). Ölüm dürtüsü kavramını anlamak hem toplumların yıkıcılığının hem de bireyin yıkıcılığının bu kadar arttığı günümüzde önem kazanmaktadır. İnsanın kendine ve topluma olan yıkıcılığını ve şiddetini anlamak her dönemde önemli bir durum olmaktadır. Freud’a göre yıkıcılığın dışarıya yönlendirilmesi şiddet ile ilgili iken içeriye yönlendirilmesi öz yıkım ile ilgilidir. Ölüm dürtüsü, olumsuz eylemlerin tekrar tekrar yaşanma eğilimini de içerir ve tekrarlama zorlantısı bununla açıklanabilir.
İntihar Kuramları
İntiharın sosyal, bilişsel, biyolojik gibi çok fazla yönü olan bir kavram olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bu yazıda hepsinden detaylı bir şekilde bahsedilmeyecektir. Daha çok analitik yönelim ve sosyal kuramlar üzerinden açıklanacaktır.
İntihara Psikanalitik Bir Bakış
Freud, intihar ve savaşın insan doğasında aynı yere sahip olduğunu ve saldırganlık ile yıkımın ölüm dürtüsünün farklı şekillerde meydana gelişi olduğunu belirtmektedir (Özkul, 2023). Viyana Psikanaliz Topluluğu’nda yapılan intihar konuşmalarında intiharın mekanizması ‘Bir başkasını öldürmek istemeyen ya da en azından bir başkasının ölümünü dilemeyen hiç kimse kendini öldürmez’ şeklinde özetlemiştir aynı toplantıda Freud yas ve melankolinin karmaşık süreçleri hakkında daha fazla şey bilinmedikçe intiharın anlaşılamayacağını ifade etmiştir (Özkul, 2023). Freud, melankoliyi bir kayıptan sonra yaşanan çelişkili duygular olarak tarif etmiş ve intiharla ilişkilendirmiştir başta başkasına edilen nefretin, kendisinin o başka ile özdeşim kurduğu parçasına yönlendirdiğini belirtmiştir (Bulut ve Demirtaş, 2021). Freud’a göre ayrılık ve terk edilmeden dolayı sevilen kişiye duyulan bilinçdışı saldırganlık; aşırı suçluluk duygularına, kaygıya ve fiziksel bir tehlikeye yol açtığı için dışa vurumu olmayan bilinçdışı ambivalan duygulara neden olmaktadır bu nedenle intiharda patalojik yas tutmanın ortaya çıkardığı nefret duygularına yönelik bir savunma olarak ele alınmıştır (Bulut ve Demirtaş, 2021).
Ölüm dürtüsünü Freud’dan sonra Klein ve Lacan da ele almıştır. Klein’ın açılamaları paranoid-şizoid ve depresif konum ve bölme mekanizmasıyla ilgilidir. ‘Ölüm olmasaydı, yaşamın ızdırabına nasıl katlanabilirdik ki?’ ifadesinin kullanan Lacan intihara Freud’un ölüm dürtüsü ve eyleme geçme üzerinden ele almaktadır (Özkul, 2023). Lacan, içgüdünün hayata kalmayı sağladığını ölüm içgüdüsünün kendi başına çelişkili olduğunu belirten Lacan ‘dürtü’ kavramını tercih etmiştir (Özkul, 2023). Ölüm dürtüsü, kişinin daha önce bilinçdışında zaten var olduğu kayıpla ilgilidir bu kayıp ayna evresinde çocuğun aynadaki görüntüsü ile kurduğu özdeşimden sonraki kendine yabancılaşmasıdır ve eksik ve parçalanmış benlik ve mükemmel yansıma arasındaki fark aşılamamakta ancak ‘kendini kandırmayı başardığı sürece ölüm dürtüsüne direnebilmektedir’ (Özkul, 2023). Ölüm, yaşamın vadedemeyeceği bir şey sunmaktadır imge aracılığıyla (ayna evresi, imajinal olan tamlık ilizyonu) ile gerçek ve çözülemez bir bütünlük (Özkul, 2023). Bu süreçte bilinçdışı süreçlerin etkisi yadsınamaz.
İntihara Sosyolojik Bir Bakış
Bireyin yaşadığı toplumdan ve koşullardan etkilendiğini görmezden gelmek her konuda olduğu gibi intihar konusunda da eksik bir yaklaşım olacaktır. Durkheim, intihara yönelmelerinde bireyi etkileyen sosyal faktörlerin üzerine istatistiksel çalışmalar yapmış ve belirli periyotlarda intihar oranlarının aynı değerleri alması, intiharın toplumsal nedenlerle kaynakladığını düşünmesine neden olmuştur (Poyraz, 2019). Durkheim, intihar olgusunu 3 tip üzerinden açıklamıştır: Bencil intiharlar: bireyin yaşadığı toplumla bağının zayıf olması ve yalnızlaşmasının önem kazanmasıyla bireylerin intihar edeceği vurgulanmaktadır, elcil intiharlarda bireyin sadece toplumsal bağın zayıf olması ile değil bağın kuvvetli olacağı durumlarda da intihar edeceği belirtilmiştir, anomik intiharlar: toplumda meydana gelen değişimler (ekonomik kriz, kargaşa vb.) bireyi etkilemektedir bu entegre süreci intihara neden olabilir (Poyraz, 2019). Bu kuramla ekonomik koşullar gibi etmenlerin ve bunların intihara neden olduğu gerçeğini görmezden gelmemiş oluyoruz. Toplumsal yapıda bireyin hissettiği melankoli bu sosyal dinamiklerle yakından ilişkilidir.
Sonuç
İntiharın çok boyutlu olduğundan bahsettik mevcut literatür risk faktörleri ve bilişsel olarak incelerken bu yazıda analitik ve sosyal açıdan yaklaşarak farklı perspektiflerde sunmayı amaçladım. İnsan doğasını anlamaya çalışmak şiddet ve yıkımın hem savaş gibi durumlarda topluma zararı hem de bireyin kendine zararını anlamak ve önlemek için gerekli olduğunu düşünmekteyim. İntiharı bir tabu haline getirmek onun hakkında konuşmamak ve bastırmanın bu konuda fayda sağlamadığını düşünüyorum doğasını nedenlerini anlamalıyız ki önlemek için müdahalede bulunabilelim. İntihar olgusunda bireyi hem kendi öznelliğinde hem de sosyal yönüyle ele almaya çalıştım. İntihar ile ilgili bir yazı ne kadar keyifli okunabilirse o kadar keyifli okumalar diliyorum.
Kaynakça
-
Faraji, H., Ergin Bat, İ., & Özen, Z. (2022). Yaşam ve Ölüm Dürtüsü ile Haz ve Gerçeklik İlkesi Ekseninde Yeni Ahit Filmi Üzerine Psikanalitik Bir İnceleme. AYNA Klinik Psikoloji Dergisi, 9(2), 443-465. https://doi.org/10.31682/ayna.984681
-
Özkul, K. (2023). İntihar mı, Cinayet mi? Kendini Öldürmenin Psikanalitik İncelemesi. Gençöz, T (Ed.). Freud’dan Lacan’ a Vaka İncelemeleri ve Psikanalitik Değerlendirmeler Cilt 4 (ss.299-325). Nobel Akademik Yayıncılık.
-
Demirbaş, H., & Bulut, B. P. (2021). İntihar ve Psikoloji. Bilim ve Kültür Aynasında İntihar, 1, 104-126.
-
Poyraz, T., & Çalışkan, A. (2019). Türkiye Özelinde İntihar Olgusunun Sosyolojik Açıdan Analizi. İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 8(4), 2957-2974. https://doi.org/10.15869/itobiad.632542


