Bu yazı Klinik Psikoloji alanı kapsamında; erkek ruh sağlığı, toplumsal cinsiyet rolleri, travma ve intihar risk faktörleri üzerine hazırlanmıştır.
Movember… Bu terimle ilk kez yurt dışında karşılaştım ve itiraf etmeliyim ki oldukça şaşırdım. Hayatım boyunca erkeklerin ruh sağlığı için bir ay boyunca süren, küresel ölçekte bir farkındalık hareketiyle hiç karşılaşmamıştım.
En yalın hâliyle Movember; erkeklerin psikolojik sorunlarına, intihar oranlarına ve testis–prostat kanseri gibi ciddi sağlık risklerine dikkat çekmek amacıyla ortaya çıkmış bir hareket. Bu süreçte pek çok erkek bıyık bırakarak — evet, kulağa tuhaf gelebilir ama tam da bu “görünürlük” için — farkındalık yaratıyor. Kuruluşlar bağış topluyor, kampanyalar düzenleniyor ve erkeklerin sağlık sorunları konuşulur hâle geliyor.
İlk karşılaştığımda hem şaşırdım hem de düşündüm. Çünkü hayatım boyunca kadınların, çocukların, hayvanların ve doğanın maruz kaldığı acılara odaklanmıştım. Erkeklerin acısı hiç merkezimde olmamıştı. Zaten erkek egemen bir dünyada yaşıyoruz, değil mi? “Onların da canı yanıyor olabilir mi?” sorusu aklıma bile gelmemişti.
Sonra fark ettim: Bu düşüncenin kendisi de bir önyargıydı. Toplumsal cinsiyet yalnızca kadınların taşıdığı bir yük değil. “İdeal erkek” tanımının dışında kalan erkeklerin hissettiği baskıya, tükenmişliğe, sessiz çöküşe çoğu zaman bakmıyoruz. Nasıl ki kadınlara dayatılan roller varsa, erkeklere de var:
-
Ağlamamak.
-
Zayıf görünmemek.
-
Duygularını belli etmemek.
-
Sürekli güçlü durmak.
Toplum bu rolleri erkeklere doğumla birlikte veriyor ve hayat boyu taşımasını bekliyor. Oysa güç sandığımız şey çoğu zaman sessiz bir çöküşün başka bir adına dönüşüyor. Ve tam da burada Camila Cabello’nun Boys Don’t Cry şarkısındaki şu sözler geliyor aklıma:
“It’s not stupid, it’s not drama It’s just trauma turned to armour.”
Bu aptalca değil. Bu bir drama değil. Bu sadece travmanın zırha dönüşmüş hâli. Bence bu söz, Movember’ın ruhunu en yalın hâliyle anlatıyor. Erkekler çoğu zaman zırhlarını taşımaya devam ediyor; çünkü toplum onlara başka bir seçenek sunmuyor. Movember ise o zırhın altındaki yaralara bakma cesareti vermeyi amaçlıyor — hem onlara hem de bize.
Farkındalık Bir Ay Sürmemeli
Nasıl ki kadın sağlığını bir güne ya da bir aya sığdırmak mümkün değilse, erkek ruh sağlığı için de aynısı geçerli. Çünkü insanlar travmalarıyla, kaygılarıyla, karanlık düşünceleriyle takvim üzerinden yaşamıyor.
Bir ay boyunca konuşmak, kampanyalar düzenlemek, görünürlük yaratmak elbette çok değerli. Ancak ayın 30’unda bu konuyu konuşup ertesi gün, yani ayın 1’inde tamamen unutmak gerçeğin doğasına aykırı. Çünkü insanların içindeki “şeytanlar” ay değişince pes etmiyor. Zihnin içindeki yük takvim tanımıyor. Karanlık düşünceler saat kaç olduğuna bakmadan dönmeye devam ediyor. Uykuyu bölüyor, dikkati dağıtıyor, insanı kendisinden uzaklaştırıyor.
Camila Cabello’nun şu dizeleri tam olarak bunu anlatıyor:
“I know thoughts you don’t want in your head Are spinning ’round, ’round, ’round I know you got demons from the past Slowing you down, down, down.”
Bu sözler, anlatılamayan yükün sesi gibi. Geçmişten gelen “demon”lar, suskunlukla ağırlaşan düşünceler… Hepsi sustukça büyüyor. O yüzden Movember bir “takvim etkinliği” değil, bir hatırlatma eşiği olmalı. Çünkü erkeklerin acısı bir ay sürmüyor. Bizim farkındalığımız da sürmemeli.
“Erkek Adam Ağlamaz” Yalanı
Küçüklükten beri erkeklere öğretilen bir cümle var: “Erkek adam ağlamaz.” Bu doğru değil. Hiçbir zaman doğru olmadı. Ve asla da olmamalı.
Kaç yaşında olursan ol, hangi rolde, hangi noktada olursan ol, sen önce insansın. Ve insan olmanın en temel özelliklerinden biri ağlayabilmektir. Ağlamak kalbin olduğunu gösterir. Acıyı ve sevgiyi hissedebildiğini gösterir. Üstelik ağlayabilmek bana göre sadece duygusal değil, psikolojik bir cesarettir. Kendinle yüzleşebilme gücüdür. Toplum duyguları bastırmayı öğretirken, bir erkeğin başkalarının yanında ağlayabilmesi benim gözümde onu birkaç adım öne taşır.
Ağlamak zayıflık değildir. Aksine, esneyebilmenin gücüdür.
“It doesn’t make you less of a man You’re just human right now We weren’t made to hold back the rain from the sky Whoever told you that boys don’t cry?”
Gökyüzü bile yağmurunu tutamazken, bir insan neden tutmak zorunda olsun?
Görünmeyen Erkekler
Erkek ruh sağlığında en ağır yüklerden biri de “görünmezliktir.” Kim bu görünmeyenler? “İdeal erkek” kalıbına uymayanlar. Doğduğun ülke… Büyüdüğün kültür… İnancın… Bedenin, kıyafetin, saçın… Cinsel kimliğin…
Kurallara uymuyorsan çoğu zaman oyundan çıkarılırsın. Ya yedek kulübesine alınır ya da tamamen silinirsin. Sonra insan, hayatta kalabilmek için kendini istemediği kalıplara sokmaya başlar. Kelimelerini yutar. Duygularını bastırır. Kimliğini gizler. Böylece gizli dünyalar oluşur. Sadece kapılar kapandığında ortaya çıkan başka benlikler… Bu romantik bir gizem değil. Bu bir hayatta kalma biçimidir.
İstatistiklerin Soğuk Gerçeği
-
Birleşik Krallık’ta (ONS, 2023): Her 4 intihardan 3’ü erkek.
-
Dünya genelinde (WHO): Erkeklerin intihar oranı kadınların yaklaşık iki katı.
-
Türkiye’de (TÜİK, 2024): İntihar vakalarının büyük çoğunluğu erkeklerden oluşuyor.
Bu rakamlar yalnızca sayılar değil. Bunlar konuşamayanların, ağlayamayanların, yardım isteyemeyenlerin sayısıdır.
Zırha Dönüşen Travma
Travma bazen o kadar uzun süre taşınır ki zırha dönüşür. Başta korur. Sonra sertleştirir. Sonra içeride korunması gereken şeyi de dönüştürür. “Yeterince güçlüysen kırılmazsın.” derler. Bu da büyük bir yalandır. Asıl mesele kırılmamak değil. Asıl mesele nerede esneyeceğini bilmektir. Çünkü kalkan esnemeyi öğrenmezse, bir gün en çok korumak için var olduğu şeyi yaralar.
Son Söz
Erkek egemen bir dünyada yaşamak, her erkeğin güçlü olduğu anlamına gelmez. Bazıları güçlü görünmek zorunda bırakıldığı için yıkılır. Bazıları ağlayamadığı için kaybolur. Bazıları yardım isteyemediği için gömülür.
Gerçek güç, susturulan seslere kulak verebilmektir. Gerçek güç, kırılganlığa yer açabilmektir. Gerçek güç, “Ben de zorlanıyorum.” diyebilmektir. Ve belki de en önemlisi: Artık kimseye “Erkekler ağlamaz.” dememektir.
Toplumsal cinsiyet rolleri altında ezilen her bireyin sesi duyulmayı hak eder.
Kaynakça
American Psychological Association. (2018). Guidelines for psychological practice with boys and men. https://www.apa.org/about/policy/boys-men-practice-guidelines.pdf
Cabello, C. (2024). Boys Don’t Cry [Song]. In C, XOXO. Interscope Records.
Movember Foundation. (2024). Men’s mental health and suicide prevention. https://www.movember.com
Office for National Statistics. (2023). Suicides in the UK: 2022 registrations. https://www.ons.gov.uk
Türkiye İstatistik Kurumu. (2024). İntihar istatistikleri. TÜİK. https://data.tuik.gov.tr
World Health Organization. (2023). Suicide worldwide in the 21st century. World Health Organization. https://www.who.int/publications/i/item/WHO-MSD-MER-19.3



Şimdilik sadece okudum. 🙏🏼