Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Masumiyet Nerede Biter? Çocuk Suçluluğunun Psikolojik Anatomisi

15 yaşındaki çocuk yaşıtını bıçakladı: ‘Bir anlık öfkeydi’.” Bu başlık artık şaşırtmıyor. Asıl ürkütücü olan da bu. Bir çocuğun başka bir çocuğu ağır yaralaması ya da öldürmesi, gündelik haber akışında sıradan bir satıra dönüşmüş durumda. Oysa sıradan olan suç değil; suçun olağanlaştırılmasıdır. Çünkü suç, özellikle çocuklar söz konusu olduğunda, bir anda ortaya çıkan bir patlama değil; zamanla kurulan bir zihinsel hazırlığın sonucudur.

Asıl soru şudur: Bir çocuk için suç ne zaman yasak olmaktan çıkar ve makul bir seçenek haline gelir?

Çocuk Suçluluğu Nedir, ne Değildir?

Çocuk suçluluğu hâlâ yanlış yerlerden tartışılıyor. Bir yanda “daha çocuk” diyerek sorumluluğu silen bir dil, diğer yanda çocuğu neredeyse yetişkin bir fail gibi konumlandıran sert bir bakış. Oysa suç psikolojisi bize şunu söyler: Çocuk suçları, ani değil; kademeli olarak inşa edilen davranışlardır.

Çocuk için suç:

  • Sadece merak değildir.

  • Sadece öfke patlaması değildir.

  • Sadece yanlış arkadaş meselesi değildir.

Suç, çocuk zihninde zamanla işlev kazanır. Bir şeyleri çözmenin, korkuyu bastırmanın, güç hissetmenin yolu olur. Bir danışanımın cümlesi bu süreci netleştirir: “Vurunca rahatladım.” Bu rahatlama, suçun çocuk için nasıl bir psikolojik işlev gördüğünü gösterir.

Çocuk Failin iç Dünyası: Güçsüzlükten Güce Geçiş Yanılsaması

Çocuklar çoğu zaman şiddeti saldırmak için değil, ezilmemek için kullanır. Ancak bu gerekçe suçu masumlaştırmaz. Tam tersine, suçun nasıl rasyonelleştirildiğini gösterir. Şiddet anında çocuk; kontrol kazandığını hisseder, karşısındakini susturarak üstünlük kurar ve kaybetmeyeceğine inanır.

Bir danışan ifadesi: “O an durursam herkes bana gülecek sandım.” Bu noktada suç, bilinçli bir kötülükten çok, kaybetmeme ve küçük düşmeme çabasıyla yapılan yıkıcı bir tercihtir.

Vicdanın Gecikmesi: Suç Anında Neden Durmaz?

Toplumun en sık sorduğu soru şudur: “Peki vicdan?” Ancak çocuk suçlarında vicdan çoğu zaman eylemi durdurmaz. Çünkü vicdan, özellikle tehdit, şiddet ve değersizlik içinde büyüyen çocuklarda yeterince yapılandırılamaz.

Bir danışanım şöyle demişti: “Sonra düşündüm. Ama o an aklıma gelmedi.” Suç anında düşünce değil, dürtü ve beden devrededir. Vicdan çoğu zaman suçtan sonra gelir; ama artık geri dönüş yoktur.

Çocuk Çeteleşmesi: Sorumluluğun Dağıldığı Alan

Çete, çocuk için sadece bir arkadaş grubu değildir. Çete, yalnız başına taşıyamadığı gücü paylaşarak büyütme alanıdır. Aynı zamanda suçun en tehlikeli hızlandırıcısıdır. Çete içinde bireysel vicdan zayıflar, şiddet normalleşir ve suç “biz”e ait olur.

Bir danışan cümlesi durumu açıklar: “Herkes yapıyordu. Yapmasam ben dışarıda kalacaktım.” Bu noktada suç, bireysel bir karar olmaktan çıkar; ait olmanın bedeli haline gelir.

Bıçak, Muşta ve Cepler: Suça ve Saldırıya Hazırlık Hali

Bir çocuğun cebinde bıçak ya da muşta taşıması çoğu zaman “kendini koruma” gerekçesiyle açıklanır. Oysa psikolojik olarak bu durum, çocuğun dünyayı sürekli tehditkâr algıladığını ve her an saldırıya hazır bir zihinsel pozisyonda yaşadığını gösterir.

Bir danışanım şöyle demişti: “Üzerimde olunca içim rahat ediyor.” Bu “rahatlık”, güvenlikten değil; hazırlık halinden gelir. Çünkü suç aleti taşıyan çocuk, zihinsel olarak zaten bir eşiği aşmıştır. Artık olası bir çatışmada geri dönme ihtimali düşüktür. Cepten çıkan nesne, yalnızca savunma değil; eyleme geçme ihtimalinin somutlaşmış hâlidir. Bu çocuklar suçu planlamaz gibi görünür ama aslında suç, zihinsel olarak çoktan prova edilmiştir.

“Bir Anlık Öfke” Söylemi: Tehlikeli Mit

“Bir anlık öfke” ifadesi, suçun ardındaki uzun birikimi yok sayar. O an, çoğu zaman yıllardır bastırılan öfkenin, değersizliğin ve aşağılanmanın patladığı noktadır. Bir danışan ifadesi bunu çarpıcı şekilde anlatır: “Kimse beni dinlemiyordu. O gün herkes sustu.” Burada suç, iletişimin yerini alan bir davranışa dönüşür.

Sonuç: Anlamak, Mazur Göstermek Değildir

Çocuk suçluluğunu sadece mağduriyetle açıklamak suçu bulanıklaştırır. Sadece cezayla ele almak ise sorunu dondurur ama çözmez. Gerçek şu ki çocuk fail sorumludur; ancak bu sorumluluk yetişkininkiyle aynı değildir. Suçu anlamak, suçu haklı çıkarmak değildir. Ama suçu anlamadan onu önlemek de mümkün değildir.

Çocuklar suç işlemeden önce uzun bir süre suça hazırlanırlar. Zihinsel eşikler aşılır, şiddet normalleşir, sınırlar silikleşir. Bir gün bıçak çekildiğinde bu “ilk kez” değildir; sadece ilk kez görünür olmuştur. Masumiyet bir günde kaybolmaz. Suç bir anda ortaya çıkmaz. Ve her “bir anlık öfke” başlığı, görmezden gelinen uzun bir psikolojik sürecin sonucudur. Çocuk suçluluğu bize şunu hatırlatır: Suç, yalnızca işlenen bir eylem değil; erken fark edilmediğinde büyüyen bir hazırlık hâlidir.

Mahsun Eren Kılıç
Mahsun Eren Kılıç
Bingöl Üniversitesi Psikoloji Bölümünü tamamlayan Mahsun Eren Kılıç, Lisans eğitimi sırasında Özel Kreş, Klinik, Hastane ve danışmanlık merkezlerinde stajyer psikolog olarak olarak staj yapmıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR terapi, Şema Terapi, Evlilik ve Çift Terapisi, Oyun Terapisi, Kum ve Masal terapisi ve Cinsel Terapi eğitimlerini alan Mahsun Eren Kılıç; Çocuk değerlendirme testleri, WISC-R ve WISC- 4 zeka testlerini klinik tanı ve tedavi yöntemlerinde eğitimlerini tamamlamıştır. Psikolog Mahsun Eren Kılıç, Alanında uzman kişiler ve kurumlar tarafından verilen pek çok farklı konudaki eğitim, seminer, konferans, kongre ve workshoplara aktif olarak katılmıştır. Aldığı eğitimler sonucunda birçok terapi ve değerlendirme yetkinliğine sahiptir. Psikolog Mahsun Eren Kılıç; Çocuk, Ergen ve Yetişkinlerle Psikoterapi çalışmalarını sürdürmektedir. Bireysel Terapi, Online terapi, Aile ve Çift terapisi ve çocuk terapisi süreçlerine eşlik etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar