Disosiyatif Kimlik Bozukluğu Nedir?
Disosiyatif kimlik bozukluğu (DKB), genellikle travmatik bir yaşantının etkilediği uzun süreli psikopatolojik bir durum olarak tanımlanır. DSM-5 çerçevesinde DKB incelendiğinde tanı kriterlerini;
-
İki ya da daha fazla birbirinden ayrı kişilik durumunun varlığı,
-
Günlük olaylarda, kişisel deneyim ve travmatik deneyimlerde tekrarlayan şekilde gerçekleşen amnezi durumu,
-
En az bir yaşam alanında ciddi işlevsellik kaybı yaşanması,
-
Gösterilen semptomların bir ilacın doğrudan etkisinden kaynaklanmıyor olması,
-
Bu duruma sahip olmaktan önemli bir kazanç elde etme ve dikkat çekme davranışının yer almaması oluşturmaktadır.
Split
Night Shyamala’nın yönetmenliğinde 2016 yılında gösterime çıkan Split filmi; 23 ayrı kişiliğe sahip Kevin isimli bir adamı ve 24. kişiliği olarak adlandırdığı “Canavar” henüz ortaya çıkmadan ondan kurtulmaya çalışan, kaçırdığı 3 kızı konu alıyor.
Kevin, 24 ayrı alter egoya sahip olmasına karşın bunlardan yalnızca bazıları izleyiciye tanıtılıyor. Örneğin alter egolarından biri olan ve kızları kaçırıp bir hayvanat bahçesinin bodrumuna hapseden Dennis, obsesif kompulsif belirtiler gösteren kaslı ve ciddi biri olarak karşımıza çıkıyor. Diğer alter egolardan biri olan Patricia katı, dindar bir İngiliz kadın; Hedwig, 9 yaşında enerjik bir oğlan çocuğu; Barry ise havalı bir karaktere sahip tasarımcı olarak karşımıza çıkıyor. Her karakterin farklı özelliklere, deneyimlere ve anılara sahip olduğunu görüyoruz.
Bu noktada Kevin’ın DSM-5 çerçevesinde DKB’ye ilişkin kriterlerde yer alan, kişinin en az iki alter ego’ya sahip olması durumunu karşıladığını görmekteyiz.
Dissosiyatif Kimlikler Arası Geçiş
Alter egoların birbirlerinin varlığına ve eylemlerine yönelik sınırlı farkındalığa sahip olması veya hiç olmayışı dissosiyatif kimlik örgütlenmesi olarak adlandırılmaktadır. Filmde Dennis, Kevin’ın bir diğer alter egosu olan 9 yaşındaki Hedwig’e dönüştükten sonra Hedwig, Dennis’in ne yaptığından habersiz olarak odada hapis altında tutulan 3 kadınla karşılaşır. Fakat durumdan habersiz olan Hedwig mutludur çünkü oynayacak arkadaşlar bulmuştur.
Bununla birlikte filmin sonlarına doğru Kevin, Dennis kimliğindeyken 2 kadının da hayatına son verir. Kevin (core ego), geri döndüğünde ortalığın durumuna ve neler olduğuna anlam veremez. Bu iki olay ele alındığında kimlikler arasındaki geçişte alter egoların birbirlerinin davranışlarına yönelik sınırlı farkındalığa sahip oldukları söylenebilir. Bu durum ise DSM-5’te yer alan tekrarlayan şekilde gerçekleşen amnezi durumunu karşılamaktadır.
Kevin’ın Travmatik Geçmişi
Kevin’ın geçmişi incelendiğinde; çocukluğunda babası tarafından tren istasyonunda terk edilen ve ardından annesi tarafından fiziksel, amcası tarafından ise cinsel istismara maruz kalan biri karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada, çoğunlukla travmatik geçmiş yaşantıların özellikle de istismarın DKB geliştirmede etkisinin olabileceği göz önüne alınmalıdır (Austrian, 2005).
Kevin’ın travmatik geçmişi, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi kapsamında incelendiğinde ise “Ait Olma ve Sevgi” kısmındaki ihtiyaçlarının karşılanmadığını görmekteyiz. Ailesinden ihtiyacı olan sevgiyi alamayan ve çocukken terk edilip istismar edilen Kevin; ona sevgi ve koruma sağlayacak yeni alter ego oluşturmuştur.
Split Filmi Disosiyatif Kimlik Bozukluğunu ne Kadar Doğru Yansıtıyor?
Kevin’in durumu DKB’nin tanı kriterlerinin bir kısmı ile örtüşse de diğer temel kriterleri sağlamadığını ve bazılarını olduğundan daha fazla gösterdiğini söylemek mümkündür.
-
Örneğin DKB’nin kriterlerinden biri olan en az bir yaşam alanında ciddi işlevsellik kaybı durumu, film bağlamında gözlenmemektedir. Kevin diğer alter egoları ile yaşamını hastalığın getirdiği aşırı stres ve işlevsellik kaybı olmadan sürdürebilmektedir.
-
Filmde Kevin’ın işlediği suçlar (kaçırma, şiddet suçları, cinayet) DKB’ye sahip olmasına bağlanmıştır. Fakat literatürde DKB’ye sahip kişilerin suç davranışlarıyla olan ilişkisine ait yapılan çalışmalarda sonuçlar düşük bir oran olduğunu yalnızca %3’lük bir kesimin suçtan yargılandığını göstermektedir.
-
Kevin’ın bedeninde gerçekleşen ani fiziksel değişimler, kas oranının ve vücut büyüklüğünün ciddi şekilde artışı filmde çarpıtılmış diğer unsurlardan biridir.
Popüler bir film olarak Split, DKB’ye ilişkin birtakım doğrulardan bahsetse de filmde sunulan karaktere ilişkin imaj, doğaüstü güçlere sahip bir suçlu olarak çarpıtılmaktadır. Bu durum ise izleyicilerin DKB ve suç arasında yanlış bir bağlantı kurmasına ve hastalığa sahip kişilere yönelik etiketleme dayalı negatif bir tavır alınmasına yol açabilir. Bu bağlamda psikopatolojinin sinemada temsilinde estetik başarının yanı sıra doğru temsil etik sorumluluğunun da gözetilmesi büyük önem taşımaktadır.
Kaynaklar
Ashraf, A., Krishnan, R., Wudneh, E., Acharya, A.,& Tohid, Hassaan (2016). Dissociative ıdentity disorder: A pathophysiological phenomenon. Journal of Cell Science and Therapy, 7 (5). Austrian, S.A. (2005). Mental disorder, medication, and clinical social work. Newyork: Columbia University Press. Chen, S. (2021). Analysis of dissociative ıdentity disorder presented in popular movies and the possible ımpacts on public stereotypes. Advances in Social Science, Education and Humanities Research, 631, 542-546. Hidayat, A., Rozelin, D. (2019). Dissociative ıdentity disorder (DID) in Split’s film by Night Shyamalan. English Language, Linguistics, Literature, And Education Journal, 1(1), 21-31. Meilina & Sutrisno, B. (2020). An analysis of dissociative identity disoder (DID) experienced by Kevin in the movie “SPLIT”. Journal of English Language and literature, 5(2), 49-56. Webermann, A. R., Brand, B. L. (2017). Mental illness and violent behavior: the role of dissociation. Webermann and Brand Borderline Personality Disorder and Emotion Dysregulation, 4(2).


