Psikolojik Esneklik Nedir?
Psikolojik esneklik; bilinçli bir birey olarak şimdiki an ile tamamen etkileşim içinde olabilme ve kişisel değerlerini göz önünde bulundurarak bir davranışı sürdürme ya da değiştirebilme becerisi olarak tanımlanmaktadır (Hayes ve ark. 2006). Psikolojik esnekliğin temelinde, her türlü deneyime yargısız bir şekilde açık olma hali yatar. İçsel (bireyin duyguları, düşünceleri, beden duyumları, anıları, hayalleri vb.), veya dışsal (bireyin dışında olan biten olaylar, başka bireylerin davranışları vb.) her türlü tetikleyicinin varlığında, tetikleyiciyi fark etmek, ardından kabul etmek ve sonra çözüm üretip harekete geçmek psikolojik esnekliğin temel sürecini oluşturur.
Psikolojik esnekliği yüksek bireylerin daha özgüvenli, kendine değer veren, kendini seven ve öz farkındalığı yüksek bireyler olduğu görülmektedir. Yapılan araştırmalar, psikolojik esnekliğin bilişsel ve duygusal sağlığımız için çok önemli olduğunu göstermektedir. Bu yüzden psikolojik esnekliği yüksek bireyler stresli durumlarda daha etkili baş etme becerileri ortaya koyabilmekte ve böylelikle de daha konforlu bir yaşam sürmektedirler.
Psikolojik Esnekliği Etkileyen Faktörler
Psikolojik esneklik; bireysel (kişilik özellikleri, benlik saygısı, stresle başa çıkma becerisi vb.), çevresel (içinde yetişilen kültürel yapı, aile sisteminin özellikleri, sosyal destek ağı vb.), biyolojik faktörler (genetik özellikler, nörobiyolojik süreçler vb.) ve yaşam deneyimlerinden (travmalar, kayıplar, geçmiş zorlayıcı yaşam olayları, elde edilen başarılar ya da başarısızlıklar vb.) etkilenmektedir. Bu faktörlere göre psikolojik esneklik düzeylerinde bireysel farklılıklar görülmektedir.
Psikolojik Esnekliğin Bileşenleri
Psikolojik esnekliğin bazı temel bileşenleri vardır:
Duygusal farkındalık ve kabul
Kişinin kendi duygularının farkına varması, duygularındaki iniş çıkış hallerini gözlemleyebilmesi ve tüm bu değişimleri kendini eleştirmeden, yargılamadan hatta suçlamadan kabul edebilmesi demektir.
Bilişsel ayrışma
Bilişsel ayrışma; bireyin zihninde gezinmekte olan düşüncelerini an be an fark edip, gözlemlerken olumlu ve olumsuz düşüncelerini ayırt edebilmesi ve olumsuz olanlar ile özdeşleşmeden daha objektif bir perspektiften olumsuz düşüncelerini değerlendirebilmesi demektir.
Değerlerle uyumlu davranış
“Değerler”, bir insan olarak bireyin nasıl davranmak istediği ile alakalı derin istek ve arzularını temsil etmektedir. Değerler varılmak istenen bir nokta değil ya da başarmak istenen, elde edilmesi istenen bir şey değildir. Hayat boyu nasıl bir duruş sergilemek istediğiniz ile ilgili sürdürülebilir tutum ve davranışları kapsar. Dolayısıyla değerleri yönünde bir hayat yaşayan bireyin psikolojik esnekliliğinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz.
Şimdiki an farkındalığı
Şimdiki an farkındalığı bireyin içinde bulunduğu ana, o andaki deneyimlerine geçmişin pişmanlıklarından ve geleceğin kaygılarından arındırılmış bir şekilde bakabilmesi demektir. Bilinçli bir şekilde içinde bulunduğu anın farkında olan bireylerin psikolojik esnekliliğinin yüksek olduğu görülmektedir.
Davranışsal esneklik
Davranışsal esneklik; bireyin karşılaştığı yeni durumlara uyum sağlayabilmesi ve karşılaştığı problemlere çözüm üretebilmesi becerisi demektir. Psikolojik esnekliğin bileşenlerine yönelik becerileri gelişmiş olan bireylerin yüksek psikolojik esnekliğe sahip olduğu bilinmektedir.
Nöroplastisite ve Psikolojik Esneklik
Psikolojik esneklik için sadece bileşenlerdeki becerilerin gelişmiş olması değil aynı zamanda esnek bir beyin yapısına da ihtiyacımız vardır. Beyindeki esnekliğe nöroplastisite denir. Nöroplastisite; beynin yapısal veya fizyolojik değişikliklere uğrama yeteneği yani kendini değiştirip dönüştürebilme kapasitesi demektir. Nöroplastisite ne kadar yüksekse birey o kadar kolay değişebilir.
İnsanlar beyninde belli bir nöroplastisite ile dünyaya gelir. Birey 2 yaşına geldiğinde nöroplastisite oranı ömründeki en yüksek düzeye çıkar, 8 yaşına kadar bu şekilde yüksek devam eder ve 25 yaşına kadar yavaş yavaş azalarak ilerler. 25 yaşından sonra ise çok hızlı düştüğü görülmektedir.
-
0 – 8 yaş arası: Nöroplastisite oranı çok yüksektir. Bu yüzden 0 – 8 yaş arası çok önemlidir. Bu dönemde çocuğun tanık olduğu tüm olumsuz olaylar veya olumsuz deneyimler ile nasıl başa çıkabileceği hakkında çocuğa örnek olmak ve kendi çözümünü üretmesine yönelik fırsat tanımak nöroplastisite oranının daha yavaş azalmasını destekler niteliktedir.
-
25 yaş sonrası: Nöroplastisite oranının daha yavaş azalması için hem fiziksel beden egzersizleri yapmak hem de bulmaca çözmek, yeni bir dil öğrenmek, kitap okumak, bir hobi edinerek yaratıcılığı sürekli aktif tutmak, ayrıca bol bol sosyalleşmek ve sağlıklı beslenmek önemlidir.
Psikolojik Esnekliğin Önemi ve Sonuç
Görüldüğü gibi geçmişin yüklerinden, utançlarından, suçluluklarından, yargılarından ve geleceğin kaygılarından, felaket senaryolarından arındırılmış bir şekilde yaşayabilmek adına psikolojik esneklik düzeyinin yüksek olmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Psikolojik esnekliği yüksek bireylerin günlük hayattaki iyi oluş sıklığı daha fazladır. Bu yüzden psikolojik olarak esnek bireylerin yaşamdan aldığı doyum da yüksektir.
Bu nedenle keyifli ve konforlu bir hayat yaşamak isteyen bireylerin öncelikle psikolojik esnekliklerini artıracak şekilde tutum, davranışlarını ve yaşam becerilerini düzenlemelerinde fayda vardır.
Sonuç Olarak
Şimdiki anın farkında olarak, katı kurallara ve olumsuz düşüncelere takılıp kalmadan esnek bir duruş sergileyerek ilerlemek, kırılmadan bükülmek, stresten uzak hayatın kapılarını aralar.


