Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

İlişki ve Öznel Evren

İlişkiler, kendi içlerinde ayrı bir evrene sahip yapılardır. Dışarıdan anlaşılması ve yorumlanması kolay değildir. Belki yaptığımız şeyler mantık çerçevesinde değildir; ancak yapıldığında doğru gelebilir. İlişkinin bu doğası, belli bağlamlarda birçok şeyin nedenlerini de açıklayabilir.

İlişki ve Öznel Evren Bağlamı Nedir?

Öznel evren, bireyin içinde bulunduğu dünyayı anlaması ve anladığı girdiyi kendi duygu ve zihinsel yapısıyla yorumlamasıdır. Yani kısaca, dünyaya baktığı bir bilinç filtresi olarak da açıklanabilir. Bireysel olan bu algılar, ilişki içerisine girildiğinde kodları yeniden yazılmaya başlanır. İki kişinin birbirine duyduğu duygusal yakınlıktan kaynaklı olarak, birbirlerinin fikirlerini özümsemesiyle algılarımızın daha da genişlediği düşünülebilir. Farkında olmadan artık iki kişilik düşünmeye başlamak büyüleyici bir durumdur. Fikirlerin birbiri içerisinde erimesiyle ortaya ilişki evreni doğar.

İlişki Evreni ve Gerçeklik Bağlamı

İnsan olarak “yanında dışarıdaki gibi davranmıyorum” dediğimiz birçok kişi olmuştur. İlişki, bunun biraz daha ileri bir aşamasıdır. Oluşturulan özgürlük ortamı, iki kişinin de ufkunun ötesindedir. Elle üretilen bu yaşam alanı, birbirlerinin sınırlarını öğrendikçe daha da genişler. Hiç ilginiz olmayan şeyleri artık alışkanlık hâline getirmeniz bu alan içerisinde oldukça normaldir. Dışarıdan bakıldığında anlamsız gelecek şeyler bile bu evrende duyguların ve dürtülerin tetiklenmesine sebep olabilir. Belki sizin için ayrı bir hatırası olan bir işaret ya da birbirinize kullandığınız bir hakaret bile artık anlamı dışında çağrışımlar yapmaya başlar.

Normal dünyada etik olmayan şeylerin bile iki tarafın onayıyla yapılabilir hâle gelmesi, bu evrenin ne kadar etkili olduğunu gösterir. Kendi aranızda olan şey ne kadar gerçeklikten uzaksa, etkileri de o kadar fazladır; çünkü burası artık sizin için özgürlükler diyarıdır. İnsanlara anlatmaktan çekindiğiniz, tepki görmekten korktuğunuz fikirlerinizi, duygularınızı ve dürtülerinizi rahatça ifade edebiliyorsunuzdur. En karanlık sırlarınızı bile anlatmak artık çok zor gelmiyordur. Yeni dünyanız, eskisinden daha yaşanılabilir hissettirmeye başlamıştır.

Yeni Evren ve Mantık

Belli bir aşamadan sonra artık normal dünyadaki mantık, bu evrende işlevini kaybetmiştir. Kendi evreniniz içerisindeki kurallar çerçevesinde yeni bir mantık oluşmaya başlar. Aldığınız kararlar ve yaptığınız şeyler, doğru–yanlış kavramından çıkarak “uygun” ya da “değil” şeklinde nitelendirilmeye başlanır. Aslında bu nedenle, ilişki içerisinde alınan kararları ya da yapılan hataları, tarih bilimi gibi ilişkinin şartlarına göre yorumlamak gerekir. Örnek olarak, bir insan toksik bir ilişki içerisinde olmak istemez; fakat çevrenizde buna katlanan insanları kesinlikle görmüşsünüzdür. Acı çekmelerine rağmen bunu bitirmek istemezler. Bunun sebebini, içinde bulundukları evrenden ayrılmak istememelerine bağlıyorum. Çünkü bu, taşınmakla eşdeğer bir davranıştır. Her şeyi yıkıp yeniden bir bina inşa etmek, insanın gözünde büyüyebilir. Bu toksiklik, zamanla onun dünyasında da normalleşmiş bir davranış hâline gelir. Bu yüzden dış dünyadan gelen fikirlere, eleştirilere ve öğütlere kulak asmazlar.

Artık sizin fikirleriniz, o evrenin olağan yapısını bozmaya çalışan saldırganlardır. Peki, bu evrenin içerisinde kayboluyorsak ve bu durum bilinçsiz bir şekilde gerçekleşiyorsa, kendimize nasıl güvenli bir evren yaratacağız? Aslında başında da bahsettiğim gibi, bu genişleme birbirinin sınırlarını öğrendikçe olur. Size zarar verecek ve incitecek şeyleri erkenden belirtmekte fayda vardır. Kısaca, bu evreni nasıl isterseniz öyle şekillendirirsiniz. Kendinizi sevin ve kendinize iyi davranın ki karşınızdaki de size iyi davransın. Bu süreçte kurduğunuz iletişim, evreninizin sağlıklı kalmasını sağlayan en temel unsurdur.

Murat çoban
Murat çoban
Murat Çoban, Uluslararası İlişkiler lisans öğrencisi ve amatör yazar. Korku ve psikolojik temalı hikâye ve senaryolar üretmektedir. Çalışmalarında, gündelik hayatta sıkça hissedilen fakat kaynağı belirsiz kalan duygulara odaklanır. Duyguların kökenleri ve korkunun insan üzerindeki etkileri başlıca ilgi alanlarıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar