Salı, Nisan 14, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

HAYATI İŞTEN SONRA YAŞAMAYIN

İşinizi yaparken yaşadığınızı hissediyor musunuz? Yoksa mesaiden sonra yaşamaya devam edenlerden misiniz? Eğer öyleyse bu büyük bir sorun olabilir zira Türkiye’de 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca normal çalışma süresi genel olarak haftada en çok 45 saattir. Buna göre kaba bir hesapla yılın yaklaşık %27’si işte, %33’ü uykuda geçiyor; yemek, kişisel bakım ve ulaşımı da ekleyince yılın neredeyse %70’i ‘’zorunlu’’ aktivitelerle doluyor.

Bu çarpıcı gerçek, iş yaşamınız üzerine düşünmeniz için bir fırsat yaratabilir. Sabahları yataktan çıkmakta zorlanıyor, mesainin bitmesini, hafta sonlarını iple çekiyor ve eve dönüş yolunda yaptığınız işin hatta hayatın anlamını sorguluyorsanız, yaşamınızın yalnızca %30’u ile yetiniyor olabilirsiniz.

Fakat bir kötü haberim daha var. Yapılan bazı araştırmalara göre, yaşam doyumu ile iş doyumu arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki vardır. Yani işinizden ve yaşamınızdan aldığınız doyum birbiri ile ilişkilidir. Dolayısıyla size kalan %30 ile yola uzun süre devam etmeniz mümkün olmayabilir.

Peki iş yaşamınızdan duyduğunuz haz ve mutluluk hangi faktörlere bağlıdır?

İş doyumu, çalışanın iş ve iş ortamına ait faktörlerin oluşturduğu tutumların bileşkesidir (Özgen vd., 2002:332). İşiniz hakkındaki toplumsal düşünce ve idealler, işinizin bazı yapısal özellikleri iş doyumunuzu etkiler. Örneğin yaptığınız iş toplum tarafından onaylanıyor ve yüceltiliyor, işiniz ilginç, yenilikçi ve çekici bulunuyor, belirli bir zorluk ve sorumluluk içeriyor ise işinizden duyduğunuz haz ve mutluluk artacaktır.

Ücret, terfi imkanı ve statü gibi faktörler de iş doyumunuz üzerinde etkilidir. Aldığınız ücret; yaptığınız işin sizden istediklerine, yeteneklerinize ve toplumun ekonomik yapısına göre adil ise işinize karşı tutumunuz olumlu olacaktır. Aldığınız ücretin dengeli olması, yüksek olmasından daha önemlidir. Bu noktada işyerinizin uyguladığı ücret sistemi ve terfi politikasının adil ve beklentilerinize uygun olmasını istemeniz olağandır.

Bunun yanı sıra yaptığınız işin takdir görmesi, adil bir sistem doğrultusunda ödüllendirilmesi güven, ait olma ve saygı görme gibi temel ihtiyaçlarınızı karşılayacağından iş yaşamınızı olumlu yönde etkileyebilir.

Tahmin edeceğiniz üzere işin fiziksel şartları da bir iş doyumu nedenidir. Yapılan araştırmalar, çalışanların tehlikesiz ve rahat fiziksel ortamlardan hoşlandığını ortaya koymaktadır (Erdoğan, 1996). İşinizin tehlikeli olması veya iş ortamınızın olumsuz fiziki şartları, iş doyumunuzu olumsuz yönde etkileyecektir.

İşinizi ve iş yerinizi değerlendirmek

İşinizi ve iş yerinizi yukarıda bahsedilen faktörler çerçevesinde değerlendirmeniz, iş yaşamınız hakkında size önemli farkındalıklar kazandırabilir ve önemli adımlar atmanıza vesile olabilir. Örneğin işinizin yapısal özellikleri üzerine düşünüp yeni bir kariyer hedefi koyabilirsiniz. Adil bir ücretlendirme ve terfi sistemine tabii olup olmadığınızı sorgulayabilir, bu konuda yöneticinizle iletişime geçmeyi deneyebilirsiniz. Ya da bir yönetici iseniz, astlarınızla performansları hakkında konuşmayı ve onları takdir etmeyi ne derece önemsediğiniz üzerine düşünebilirsiniz.

Fakat işiniz ve işyerinizle ilgili bu değerlendirmeyi yaptıktan sonra, ters giden şeyin tüm bunlarla ilgili olmadığını da fark etmeniz mümkün. Çeşitli araştırmalar, kişinin iş yaşamından duyduğu haz ve mutluluk ile bireysel faktörler arasındaki ilişkiyi ele almıştır. Bu faktörler arasında kişilik özellikleri, değer yargıları, eğitim düzeyi, yaş, iş tecrübesi, sosyo-kültürel çevre, inançlar ve beklentiler bulunur.

Yaptığınız iş kişilik özellikleriniz, yetenekleriniz ve ilgi alanlarınızla örtüşüyor mu? Çalıştığınız örgütün değer yargıları sizin değer yargılarınıza uyuyor mu? İşiniz ve çalıştığınız örgüt, yöneticinizden beklentileriniz gerçekçi mi? O işte ve/veya iş yerinde ne kadar süredir çalışıyorsunuz? İş yaşamına dair inançlarınızın yaşamınız üzerindeki etkileri neler olabilir? Ait olduğunuz sosyo-kültürel çevreye ait dinamiklerin etkilerinin farkında mısınız?

Bu sorular üzerine düşünmek, daha fazla zaman ve enerji harcamanızı gerektirse de, genel yaşam doyumunuzu artırmanız konusunda size yardımcı olacak ve hatta belki harekete geçmenizi sağlayacaktır.

İşiniz hayatınızın çok büyük bir kısmını oluşturuyor. Bu sebeple iş yaşamında yakalayacağınız haz ve mutluluk üzerinde çalışmaya değer. Hayatınızı işten sonra yaşamamak için bu sorular üzerinde düşünmeye başlayın derim!

KAYNAKÇA

Sevimli, F., & İşcan, Ö. F. (2005). Bireysel ve İş Ortamina Ait Etkenler Açısından İş Doyumu. Ege Academic Review, 5(1), 55-64.
Dikmen, A. A. (1995). İş Doyumu ve Yaşam Doyumu İlişkisi. Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 50(03).

Esra Durmaz Çilekci
Esra Durmaz Çilekci
Esra Durmaz Çilekci, 2020 yılında İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olmuştur. İstanbul Üniversitesi’nde Örgütsel Davranış alanında yüksek lisansını, kadın çalışanlarda iş-aile yaşam çatışması üzerine yazdığı tez ile tamamlamıştır. İş Örgüt Endüstri ve Çalışma Psikologları Derneği (IOCP) üyesi olan Esra Durmaz Çilekci, endüstri ve örgüt psikolojisi alanındaki gelişmeleri yakından takip etmekte ve bilgi ile deneyimini bu alana katkı sağlayacak şekilde geliştirmeyi hedeflemektedir. 2025 Haziran itibarıyla Psychology Times Türkiye ekibine katılmış olmaktan mutluluk duymaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar