Salı, Temmuz 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Sevgi Kusursuzluğu Aramaz, Güvenli Bir Bağ Kurar

İlişkilerde en sık karşılaşılan beklentilerden biri, sevginin kusursuz bir insanla mümkün olduğuna inanmaktır. Oysa sağlıklı ilişkiler üzerine yapılan çalışmalar bize farklı bir gerçeği gösterir. Gerçek sevgi, hataların hiç olmadığı bir ortamda değil; eksiklerin görüldüğü, kabul edildiği ve birlikte gelişmeye istek duyulan ilişkilerde güçlenir. Çünkü insan olmak, kusurları da beraberinde getirir. Önemli olan kusursuz olmak değil, birbirine zarar vermeden büyüyebilmektir.

Bir aile danışmanı olarak çiftlerle yaptığım görüşmelerde en çok karşılaştığım konulardan biri, tarafların birbirlerini değiştirme çabasıdır. Kimi zaman eşler, sevdikleri kişinin zamanla tamamen farklı biri olmasını bekler. Daha sabırlı, daha anlayışlı, daha düzenli ya da daha romantik olmasını isterler. Beklentiler doğal olsa da, değişimin zorla gerçekleşmeyeceğini kabul etmek gerekir. Sevgi, birini yeniden inşa etmeye çalışmak değil; onun gelişimine eşlik edebilmektir.

Kusursuzluk arayışı çoğu zaman ilişkilerin görünmeyen yüklerinden biridir. Sürekli hata arayan, eksikleri ön plana çıkaran veya mükemmel bir ilişki hayal eden kişiler zamanla hayal kırıklığı yaşamaya başlar. Çünkü gerçek yaşam, sosyal medyada görülen kusursuz karelerden çok daha farklıdır. Her ilişkinin içinde anlaşmazlıklar, kırgınlıklar ve zaman zaman iletişim sorunları bulunabilir. Bunlar ilişkinin başarısız olduğunu değil, insanî olduğunu gösterir.

Sevgi, sadece güzel günlerde hissedilen bir duygu değildir. Asıl gücünü zor zamanlarda gösterir. Eşiniz üzgün olduğunda yanında kalabilmek, hata yaptığında onu aşağılamak yerine anlamaya çalışmak, kırıldığınızda konuşmayı seçebilmek sevginin en güçlü ifadelerindendir. Çünkü sevgi yalnızca "Seni seviyorum." demek değildir. Aynı zamanda "Seni anlamaya çalışıyorum." diyebilmektir. İnsanlar çoğu zaman sevilmek için kusursuz olmaları gerektiğini düşünür. Çocukluk döneminde sürekli eleştirilen, başarılarıyla değer gören ya da koşullu sevgi deneyimi yaşayan bireyler yetişkinlikte de aynı inancı sürdürebilir. Böyle kişiler hata yapmaktan korkar, duygularını saklar ve ilişkilerinde sürekli onay arayışı içine girer. Oysa sağlıklı bir ilişkide kişi olduğu gibi kabul edildiğini hisseder. Bu kabul, gelişimin önündeki engelleri kaldırır ve bireyin kendisini daha güvenli ifade etmesini sağlar. Kabul etmek, her davranışı onaylamak anlamına gelmez. Bir kişinin hatalı davranışlarını fark etmek ile onun değerini reddetmek birbirinden farklıdır. Sağlıklı ilişkilerde davranış eleştirilebilir; ancak kişinin karakteri hedef alınmaz. "Bu davranış beni incitti." demek yapıcıdır. "Sen zaten hep böylesin." demek ise karşı tarafın savunmaya geçmesine neden olur. İletişimin kalitesi, kullanılan kelimelerin ötesinde taşıdığı niyetle de ilgilidir.

Mükemmel ilişki diye bir kavram yoktur. Güçlü ilişki vardır. Güçlü ilişkilerde taraflar tartışabilir, farklı düşünebilir ve zaman zaman birbirlerini hayal kırıklığına uğratabilir. Fakat bütün bunların yanında birbirlerini dinlemeyi, özür dilemeyi ve yeniden bağ kurmayı başarırlar. İlişkiyi ayakta tutan şey hiç sorun yaşamamak değil, sorunlarla nasıl baş edildiğidir. Sevginin en önemli bileşenlerinden biri de güven duygusudur. Güven, bir günde oluşmaz. Küçük davranışların tekrar edilmesiyle zaman içinde inşa edilir. Verilen sözleri tutmak, dürüst olmak, duyguları açıkça paylaşmak ve zor zamanlarda birbirinin yanında durabilmek güveni besleyen temel unsurlardır. Güven arttıkça kişiler kusurlarını saklama ihtiyacı duymaz. Çünkü yargılanmayacaklarını bilirler.

İlişkilerde sık yapılan hatalardan biri de sürekli kıyaslama yapmaktır. Başka çiftlerin ilişkileriyle kendi ilişkisini karşılaştıran kişiler zamanla sahip oldukları güzellikleri göremez hâle gelir. Oysa her ilişkinin dinamiği, geçmişi ve yaşadığı deneyimler farklıdır. Başkalarının dışarıdan görünen mutluluğu, onların hiç sorun yaşamadığı anlamına gelmez. Sağlıklı olan, ilişkiyi başkalarıyla değil, dün olduğundan daha iyi bir noktaya taşıyabilmektir.

Empati, sevginin en güçlü destekçilerinden biridir. Karşımızdaki kişinin hislerini anlamaya çalıştığımızda öfkemiz azalır, yargılarımız yumuşar ve iletişim daha güvenli hâle gelir. Bazen çözüm üretmekten önce dinlemek yeterlidir. İnsan anlaşılabildiğini hissettiğinde yalnız olmadığını fark eder. Bu da ilişkinin duygusal bağını güçlendirir.

Kusursuz olmaya çalışmak yerine gerçek olmaya cesaret etmek, ilişkiler için çok daha değerlidir. Üzüldüğümüzde bunu ifade edebilmek, hata yaptığımızda sorumluluk alabilmek ve gerektiğinde özür dileyebilmek olgun sevginin göstergeleridir. Güçlü görünen insanlar değil, samimi olabilen insanlar sağlıklı bağlar kurabilir.

Sevgi emek ister. İlgi göstermek, zaman ayırmak, küçük teşekkürler etmek, takdir etmeyi ihmal etmemek ve karşı tarafın ihtiyaçlarını fark etmeye çalışmak ilişkinin canlı kalmasını sağlar. Büyük sürprizlerden çok, her gün yapılan küçük ama içten davranışlar bağları güçlendirir. Bir tebessüm, içten bir teşekkür veya dikkatle dinlenen birkaç dakika bile ilişkinin duygusal iklimini değiştirebilir. Unutulmaması gereken önemli bir gerçek vardır: Hiç kimse kusursuz değildir. Hepimiz zaman zaman hata yapar, yanlış kararlar verir ve eksiklerimizle yaşamayı öğreniriz. Bizi değerli yapan, kusursuz görünmeye çalışmak değil; hatalarımızın sorumluluğunu alabilmek, değişime açık olmak ve sevdiğimiz insanlara güvenli bir alan sunabilmektir.

Gerçek sevgi, mükemmel insanı bulmakla ilgili değildir. Gerçek sevgi, iki insanın tüm farklılıklarına rağmen birbirine saygıyla yaklaşabilmesi, güven inşa edebilmesi ve hayatın getirdiği zorluklara karşı aynı tarafta kalabilmesidir. Kusurlar sevginin önündeki engeller değil, anlayışın ve olgunluğun gelişmesine fırsat sunan yaşam deneyimleridir. Sevgi kusursuzluğu değil; samimiyeti, güveni, şefkati ve birlikte büyümeyi seçtiğinde ilişkiler daha sağlam, daha huzurlu ve daha uzun ömürlü olur.

Kaynakça

  • Kaynakça
  • Chapman, G. (2015). Beş Sevgi Dili. İstanbul: Koridor Yayıncılık.
  • Gottman, J. M., & Silver, N. (2017). Evliliği Sürdürmenin Yedi İlkesi. İstanbul: Varlık Yayınları.
  • Johnson, S. M. (2019). Bana Sıkı Sarıl (Hold Me Tight). İstanbul: Psikonet Yayınları.
  • Satir, V. (2016). İnsan Yaratmak. İstanbul: Beyaz Yayınları.
  • Yalom, I. D. (2018). Varoluşçu Psikoterapi. İstanbul: Kabalcı Yayınları.
Zeynep Korkmaz Kuş
Zeynep Korkmaz Kuş
Zeynep Korkmaz Kuş; aile, evlilik ve eğitim alanlarında uzmanlaşmış ve akademik çalışmalar alanında geniş bir deneyime sahip Aile Danışmanıdır. Lisans eğitimini sosyoloji ve danışmanlık üzerine tamamlayan Kuş; yıllardır bireylerin ve çiftlerin daha sağlıklı ilişkiler kurmalarına, iletişimlerini güçlendirmelerine ve aile içindeki dengeyi sağlamalarına destek olmaktadır. Eğitim danışmanlığı kapsamında ise çocukların ve gençlerin akademik ve sosyal gelişimlerini destekleyici rehberlik hizmetleri sunar. Ulusal platformlarda akademik çalışmalara sahip olan Zeynep Korkmaz Kuş, çeşitli dergi ve dijital mecralarda sosyoloji, kişisel gelişim ve aile danışmanlığı üzerine yazılar kaleme almaktadır. Danışmanlık sürecinde her bireyin benzersiz olduğuna inanarak kişiye özel, çözüm odaklı yaklaşımlar; evlilik öncesi hazırlık, evlilikte iletişim sorunları, etkili iletişim, sınav kaygısı ve ebeveyn tutumları gibi birçok konuyu ele alan yazar, deneyimleri ve uzmanlığı ile bireye yol gösterici içerikler üretmeye devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar