Cuma, Şubat 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Gerçek Sen Misin, Yoksa Ben Mi?

Benliğinizin hiç başkasının zihninde bir yanılsama olabileceğini ya da tüm yaşamınızın sadece sizin zihninizden ibaret olduğunu, diğer her şeyin ve herkesin birer hayal ürünü olduğunu düşünmüş müydünüz?

Bu düşüncelerin ismi solipsist düşüncelerdir; solipsizmden gelir. Solipsizm kelime anlamı olarak “tekbencilik” anlamına gelmektedir (Online Etymology Dictionary, 2014). Solipsizm düşüncesi bireyin zihninde bulunmayan hiçbir şeyin var olamayacağını söylemektedir. Yani kişinin çevresindeki diğer insanlar, nesneler veya olaylar kişiden bağımsız var olamazlar. Thornton (2004) şöyle der: “Solipsist olan bireyin ‘acı’ kavramı ile kast ettiği aslında kendi acısıdır.”

Ontolojik açıdan solipsizm, var olan tek gerçeğin zihin olduğunu ve diğer benliklerin ve dış dünyanın zihinden ayrı olamayacağını, her şeyin bilincin birer yanılsaması olduğunu savunur. Bu düşünce eğer farklı benlikler varsa bunun kanıtlanmasının imkansız olduğunu savunmaktadır. Daha radikal olanlar varlığın ve yokluğun belirleyicisi kişinin kendisidir der (Yardımcı, 2015).

Epistemolojik açıdan bakarsak ontolojikten bilginin sınırlarını tanımlamada ayrılırlar. Burada kişi aracısız olarak yalnızca kendi zihin içeriklerini ve benliğini bilebilmektedir. Bu yaklaşımla ben ve başkasının beni problemi ortaya çıkar. Artık başkasının zihni kanıtlanması gereken bir hipotez konumundadır.

Metodolojik açıdan bakarsak kişinin zihni felsefi sorgulama yapmak için tek mümkün ve doğru başlangıç noktası olduğunu söyleyebiliriz. David Hume bu açının güzel örneklerinden bir tanesidir. Hume (2004) zihinsel süreçleri açıklarken dış dünyanın zihinsel durumlara etkisi olmadığını varsayan bir yol izler. Amacı buradaki algının zihin içerisindeki etkilerini ve işleyişini incelemektir. Dış dünyayı yok saymıyor sadece bu denklemin dışında tutuyor.

Solipsizm İle Psikoloji Bağlantısı

Çözüm bulmadan önce solipsizmi yorumlayalım; solipsizm bireyin zihninin yaşamını ve dış dünyayı oluşturduğunu söylüyordu. Solipsizm diğer benlikleri yok saymasaymış aslında psikoloji için doğru bir yaklaşım olabilirmiş. Örneğin fenomenolojideki mantık da benzer şekilde kişinin deneyimi kendisine özel olduğunu savunmaktadır. Ortak noktaları deneyimin kendisini insanın kendisinin yorumluyor oluşu ve benzersiz oluşudur. Solipsizm bu noktada zihninizdeki bilgiler doğrultusunda kendi gerçekliğinizi oluşturduğunuzu söylemektedir. Buna örnek verecek olursak benim için kitaplar çok önemli olabilir ama sizin yaşantınızda böyle bir deneyim olmadığı için sizin için kitaplar önemli olmayabilir. Aynı şekilde kendinizle ilgili her şey bir başkası için soliptiktir. Yani siz olmadan, hissettiklerinizi hissetmeden vb. sizi yalnızca kendi zihin süreçleriyle değerlendireceklerdir.

Kendilik Tutkusu

Varlığımızı anlamlandırmak; yazılarımın bir çoğunda bu konudan bahsediyorum. Eğer ki bu noktayla temas sağlar ve bağımızı güçlendirebilirsek o zaman diğer problemler çorap söküğü gibi çözülecektir. Bazen kendimize kim olduğumuzu, değerlerimizin ne olduğunu ve ne yapmak istediğimizi hatırlattığımızda ya da daha önce neler yaptığımızı hatırladığımızda harekete geçmek için gerekli motivasyonu ve gücü sağlayabiliyoruz. Maalesef ki sadece harekete geçmek yetmeyebiliyor, sürdürebilmemiz lazım. Bu yüzden motivasyondan daha kuvvetli bir şey sunuyorum. Hayır, bu klasik “disiplin” değil, daha çok takıntılı olmaktan bahsediyorum. Gerçekten takıntılı olduğunuzda size “Neden bu konuda bu kadar iyi olmaya çalışıyorsun?” diye sorarlar; ardından bu kadar çalışmanıza gerek olmadığını, elinizdeki şartların elverişli olmadığından bahsederler. Gerçekten takıntılı olduğunuzda çabaladığınız konu her neyse yalnızca sizin için önemli olduğunu ve sürecinizi yalnız yaşadığınızı fark edersiniz. Takıntılı olduğunuz işi yaparken aldığınız keyfi ve tatminlik hissini karşı tarafa anlatmak saçma geldiğinde dairenin dışına çıkmış olursunuz.

Anlam ve Farkındalık için Öneriler

Bahsettiğim takıntı kavramı anlam arayışınızla ilgili; kendinizi tanıyorsunuz. Bu konudaki önerim hangi anlam için daralmışsanız onun olabilirliğini gerçekçi bir şekilde yaşamanız. Örneğin “Şu işi kapacaktım şu kişi bana engel oldu” düşünceniz var. İşinizde herhangi bir engel olmadığını düşünün. O gerçeklikte bir yaşayın, ne yapıyorsunuz orada, zihninizde canlandırın. Kendinize hangi hedefi koymuş olursanız olun önündeki engeli kaldırın ve gerçekleşsin; ne yaşıyorsunuz, bu hedef gerçekleşseydi gerçekten de tamamen tamamlanacak mıydınız ya da her şey mükemmel olacak mıydı?

Önerilerimden bir diğeri alternatif düşünce oluşturma tekniği. Kararlarınızda inisiyatif almayı kolaylaştırmanız işinizi kolaylaştırabilir. Örneğin en basitinden dişlerinizi sağ elinizle fırçalıyorsanız yarın sol elinizle fırçalayın. O an seçim yaptığınızın farkında olun. Spor yapıyorsanız ağırlık antrenmanı yerine direnç antrenmanını tercih edin. Çok daha basit düşünebilirsiniz; rutininizde olan hangi davranış varsa değiştirerek ya da alternatifini düşünerek yapmaya çalışın. Beyin hiçbir davranışı görmezden gelemez. Siz etkisi olmadığını düşünseniz bile beyin alternatif davranışı işleyecektir.

Günümüz toplumunda bizlere yapılması çok zormuş gibi gösterilen “kendi olma” davranışı hakkında düşünmek bir diğer önerim. Kendinizin kaynağı ancak sizsiniz bu yüzden içeriye soru sormanız elzemdir. Fakat dışarda bu soruları düşünmemize engel olan ve bizi biz olmaktan alıkoyan birçok faktör bulunmakta. Sosyal medya bu faktörlerin başında geliyor. Tüm bu karmaşayı dindirmek için soru soralım: “Sizin başkası hakkındaki düşünceniz o kişiyi ne kadar etkiliyor?” veya “Düşündüğünüz kişinin sizin hakkınızdaki düşünceleri sizi ne kadar etkiliyor?” Etkiliyorsa ne kadar etkiliyor, bu düşüncelerden dolayı kendinizi değiştirmek istiyor musunuz, bu değişimden memnun kalacak mısınız, sizin söyleminizle karşı tarafın davranışının değişmesini nasıl deneyimliyorsunuz? Etkilemiyorsa halihazırdaki durumdan memnun musunuz? Bu soruların cevabı, sizin özgünlük yolculuğunuzun pusulası olacaktır.

Kaynakça

Demeter, T. (2025). Hume’s methodological solipsism. Philosophical Studies, 1-27. Hume, D. (2004). Dialogues concerning natural religion. Penguin UK. Online Etymology Dictionary. (n.d.). Solipsism. https://www.etymonline.com/word/solipsism Thornton, S. (2004). Solipsism and the problem of other minds. Yardımcı, A. (2015). Metafizik ve Epistemolojik Solipsizm Üzerine Eleştirel Bir İnceleme. Mavi Atlas(4), 190-200. https://doi.org/10.18795/ma.16998

Şemsi Sinem Korkut
Şemsi Sinem Korkut
Şemsi Sinem Korkut şu anda Hasan Kalyoncu Üniversitesinde İdari İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesinde 3. Sınıf psikoloji öğrencisi olarak eğitimini sürdürüyor. Okuma sürecince alet çantasına yeni malzemeler eklemeyi seven Sinem hem yapay zeka alanında hem de psikolojinin diğerlerine nazaran daha az bilinen alanlarında araştırma yapmayı sürdürüyor. İdea psikolojide bütünsel psikoloji, çocuk psikolojisi, BDT, varoluşsal terapi ekolleri ile ilgili giriş seviyesinde eğitim almıştır. Sinem Gaziantep’te yaşamını sürdürmekte olup kendini geliştirmek ve diğer insanların öğrendiklerini aktarmak ve nasıl yararlanabileceklerini öğretmek için araştırmacı bir kişilik, akademisyen olmak için çok çalışıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar