- Sosyal medyayı başkalarının ne yaptığını kontrol etmek için kullanıyor musunuz?
-
Kendi hayatınızı başkalarının hayatlarıyla sık sık kıyaslıyor musunuz?
-
Başkalarının paylaşımlarını görünce onların hayatlarını daha anlamlı, kendi hayatınızı daha eksik ve sıradan hissediyor musunuz?
-
Sürekli bir şeylerden geri kaldığınızı ya da bir şeylere yetişemediğinizi düşünüyor musunuz?
Bu sorulara evet cevabı veriyorsanız, FOMO ile baş etmek için atabileceğiniz adımları aşağıdan okuyabilirsiniz.
Fomo Nedir?
FOMO, yani bir şeyleri kaçırma kaygısı, günümüzde çoğunlukla sosyal medya ile ilişkilendirilmektedir (Zhang vd., 2020). Kişi kendi deneyimlerinin dışında, başkalarının yaşadığı olaylardan geri kalma kaygısı yaşar. Bu durum özellikle gençlerde görülmekle birlikte, sosyal medyanın zaman ve mekân sınırlarını ortadan kaldırmasıyla daha yoğun bir hâl almıştır (Erdoğan vd., 2021). İnsanların, istedikleri an başkalarının yaşamlarına dair paylaşımları görebilmesi, başarıların veya gündelik aktivitelerin göz önüne serilmesi; bir şeyleri kaçırma endişesini pekiştirmektedir.
Karşılaştırma Döngüsü
FOMO’nun temel mekanizmalarından biri, sosyal medya üzerinden yapılan karşılaştırmalardır. Kişi başkalarının hayatlarını kendi hayatıyla kıyaslar ve bu durum, gözlemleyen kişi için sanki herkes sürekli mutlu ve başarılıymış gibi bir algı oluşturabilir. Kendi yaşamına baktığında yetersizlik veya dışlanma düşüncelerine kapılabilir, mutsuzluk veya özgüven eksikliği yaşayabilir.
Sürekli karşılaştırma yapma durumu, zihinsel yorgunluğa ve odaklanma sorunlarına yol açabilir. Kişi kararlarından memnun olmayabilir ya da her seçimde yanlış yapma kaygısı taşıyabilir. Davetlere katılamadığında suçluluk hissi veya sosyal izolasyon algısı oluşabilir. İçinde bulunduğu anı anlamlı bulmayabilir, kendi deneyimlerini küçümseyip başkalarının deneyimlerini daha anlamlı görebilir. FOMO’nun bu döngüsü, kişinin hem duygusal hem davranışsal olarak baş etmeye çalışmasına neden olur.
Peki Neler Yapılabilir?
-
Bilinçli olarak sosyal medyaya ara verilebilir (örneğin günde 1-2 kez veya günde en az 30 dakika ara verilebilir).
-
Sevilen bir aktivite seçilip (kitap okumak, film izlemek, yürüyüş yapmak vb.) haftanın en az bir gününde planlanabilir. Bu aktivite sırasında telefona ve sosyal medyaya ara verilebilir, aktivitenin hoşa giden yanlarına dikkat edilmeye çalışılabilir.
-
Yapılan olumsuz kıyaslamaları fark etmek için gün içerisinde karşılaştırma yapılan konular not edilebilir. Her birine karşılık, kişinin kendi deneyimlerinden değerli olduğunu düşündüğü anılar yazılabilir. Bu, kişinin kendi deneyimlerinin değerini anlamasına yardımcı olabilir.
-
Bir şeyleri kaçırma kaygısı sebebiyle hayır denilemeyen şeylere hayır demeye başlanabilir. Bu şekilde oluşan suçluluk duygusuyla baş etme becerisi güçlendirilebilir.
-
Geçmiş ve geleceğe odaklanmak yerine, o anda yapılan aktiviteye dikkat verilebilir. Ana odaklanmak için nefes egzersizleri yapılabilir.
Bu öneriler, süreleri kademeli olarak artırılarak ve bilinçli olarak uygulandığında, geride kalma hissini azaltmada yardımcı olabilir. Ancak kendi kendine başa çıkmak zorlaşıyorsa, bir uzman desteği almak gereklidir.
Kaynaklar
Erdoğan, A., Yılmaz, Y., & Hocaoğlu, Ç. (2021). Modern çağın yeni hastalığı: Gelişmeleri kaçırma korkusu “FOMO” nedir? Bir gözden geçirme. Kıbrıs Türk Psikiyatri ve Psikoloji Dergisi, 3(3), 217-222.
Zhang, Z., Jiménez, F. R. ve Cicala, J. E. (2020). Fear of missing out scale: A self‐concept perspective. Psychology & Marketing, 37(11), 1619-1634.


