Ergenlik dönemi, çocukluktan yetişkinliğe geçişin yaşandığı fiziksel, duygusal ve sosyal değişimlerin hızlı ve yoğun olduğu bir süreçtir. Gelişimsel açıdan özerkliğe geçiş dönemidir. Çocuklukta güven aile üzerinden sağlanırken ergenlikte genç ‘ben kimim?’ sorusuna cevap aramaya başlar. Gencin ailesinden psikolojik olarak farklılaşarak kendi benliğini inşa etmeye çalıştığı bir yolculuktur. Bu durum psikolojide ayrışma ve birleşme olarak adlandırılır. Ergenlik döneminde çocuklarda benzer davranışlar görünse de her çocuğun gelişimi farklı ve biriciktir.
Büyümenin Sesini Duymak
Ergenlikte geri çekilme çoğu zaman bir kayıp değil, yeniden yapılanmanın işareti olabilir. Genç birey ailesinden uzaklaşıyor gibi görünür ancak kendi kimliğini oluşturmak için geçici bir mesafe koyma eğilimdedir. Sessizlik çoğu zaman kopuşun değil büyümenin sesidir. Ergenler genelde konuşmak istemiyor gibi görünse de tamamen yalnız bırakılmaya ihtiyaç duymazlar. Ailelerin görevi bu süreci kopuş olarak görmek yerine daima güvenli bağın sürdüğünü hissettirmektir.
Klinik gözlemlerde sıkça görüldüğü üzere, geri çekilme ilişkiyi reddetmekten ziyade zihinsel düşüncelerin anlamlandırmaya çalışıldığı ve içsel düzenleme ihtiyacının karşılanmaya çalışıldığı gelişimsel bir süreçtir. Genç bir yandan yoğun duygular yaşarken bir yandan da kimliğini oluşturmaya çalışır. Bu durumu bir kelebeğin kozadan çıkarken yaşadığı dönüşüm gibi de görebiliriz.
Beynimde ve Bedenimde Neler Oluyor
Ergenlik yalnızca fiziksel değişimlerin yaşandığı bir dönem değildir. En önemli değişimlerden biri de beyinde gerçekleşir. Amigdala ve sinir stres sistemi aktiftir. Duygusal ani çıkışlar, yalnız kalma isteği, nörolojik gelişim süreciyle de ilişkilidir. Bu dönemde ön beyin gelişmeye devam ederken beyin kendini yeniden yapılanıyor.
Burada sorulması gereken soru ergenin neden uzaklaştığı değil, bu uzaklaşmanın hangi psikolojik ihtiyaca hizmet ettiğidir.
Davranışları Gözlemlemek
Hormonal değişimlerden dolayı ergenlerin duyguları daha yoğun olabilir. Ancak ergenlik döneminde uzun süreli mutsuzluk, sosyal ilişkilerin tamamen kopması veya akademik alanlarda düşüş görüldüğü zamanlarda profesyonel destek önemlidir. Bu dönemde ergenler yaşadığı birçok duyguyu coşkulu yaşar. Öfkeyi, mutluluğu, aşkı bu duyguların sonsuza denk süreceğini zanneder. Hissettiği aşırı yoğun duyguları yüz ifadelerinde ve beden dillerinde belli ederler. Yaşadıkları duygularda istikrarsız olabilirler, bazen neşeli bazen üzgün. Ergenlerin yaşadığı bedensel zihinsel, cinsel değişimler temelde kendi benlik algısı oluşturmaya çalıştığı deneyimlerdir.
Aşırı Kontrolcü Olmak mı, Eşlik Etmek mi?
Kabul gördüğü duygu hangi ortamda? Karşınızda artık büyüyorum diyen ve davranışlarıyla da bunu ıspatlamaya çalışan bir birey var. Aileler bu dönemde ergenin arkadaşlarını kötülememelidir. Sonrasında arzu nesnesi haline gelebilir. Ergen bireyler, kabul gördüğü ortamlarda kendini büyütür. Aile içinde şefkat, sevgi ve kabul görmek en önemli koruyucu kalkandır. Nasihat yerine dinlemek, ev ortamındaki rutinler, sohbetler belki de sevdiği bir yemeği yapmak aile içindeki bağları kuvvetlendirecektir.
Ergenlik soyut düşünme becerisinin başladığı bir dönemdir. Onun anlam dünyasını anlamak, sevdiği alanları keşfetmek, hangi alanlarda var olmaya çalıştığını bulmak ergeni tanımaya yardımcı olmaktadır. Büyümenin bu sancılı sürecinde ergenlik dönemindeki bireylere karşı aktif bir şekilde sabır göstermek sıkıntılı durumlar karşısında önleyici olacaktır.


