Perşembe, Aralık 4, 2025

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Ergenlik ve Yas Süreci

İnsanlar doğumdan ölüme kadar psikolojik ve gelişimsel evrelerden geçmektedir.
Gelişim evreleri bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık olarak tanımlanmaktadır (Koç, 2004).
Ergenlik de çocukluk ve yetişkinlik arasındaki kritik bir dönemdir.

Tarih boyunca ergenlik kavramı önemli ölçüde gelişim göstermiştir. Eski zamanlarda gençler, ergenlik dönemine ulaştıklarında genellikle yetişkin olarak kabul edilmiş, ancak toplumlar karmaşıklaştıkça çocukluk ile yetişkinlik arasında ayrı bir gelişim aşamasına duyulan ihtiyaç ortaya çıkmıştır (Şenyiğit, 2015).
Bugünkü anlamında ‘ergenlik’ terimi ilk kez yirminci yüzyılın başlarında psikolog G. Stanley Hall tarafından kullanılmıştır (Doka, 2013).

Yas Kavramı ve Sürecin Tanımı

İnsanlar yaşam sürecinde ölüm ile yüzleşmektedir. Sevilen bir kişinin ölümünden sonra kişi yas sürecine girmekte ve bu süreçte normal yaşamına adapte olmakta zorlanabilmektedir.
Yas, ölüm sonrası oluşan fiziksel, duygusal, psikolojik etkilerin bir arada olduğu doğal bir süreçtir (Türkiye Psikiyatri Dernegi, t.y.).
Doğal ölüm, deprem, yangın, sel ya da hastalıklar ölümün sebepleri arasında olabilmektedir.

Yas süreci kişiden kişiye, kültürden kültüre farklılık göstermektedir. Yas kavramı kayıp kelimesinden çevrilmiştir (Bütün, 2023).
Kayıp kelimesi sevilen birinin ölümünden sonra yaşanılan içinde bulunduğu durumu ifade etmektedir (Gizir, 2006).
Yas dönemi, yaşanan kayıp sonrası yaşanılan süreci ve duygusal, davranışsal, fiziksel tepkileri içeren bir dönemdir (Çolak ve Hocaoğlu, 2021).
Yas, kayıp sonrası ortaya çıkan duygusal ve psikolojik bir tepki olarak tanımlanmaktadır (Çolak ve Hocaoğlu, 2021).

Ergenlik Döneminde Yasın Etkisi

Ergenlerde yas sürecinin etkisi ise geniş kapsamlı ve derin bir konudur.
Ergenlik döneminde yaşa göre farklı tepkiler vermektedir.
11-13 yaş arası ölümün somut bir olay olduğunu ve geri dönülemez olduğunu anlamaya başlar.
14-16 yaş arası ölümün soyut olduğunu ve daha çok hayatı anlamlandırmaya başlar.
17-18 yaşında ise ölümü daha çok dini olarak değerlendirir ve ölümden sonraki olasılıkları düşünmektedir (Lencl, Havlicek, 2013).

Ergenlik döneminde olan birey yas süreci esnasında psikolojik problemler yaşayabilmekte, suça yönelebilmekte ve çevreye uyumu azalabilmektedir (Erdur Baker ve Doğan, 2014).
Ergenler, bilişsel olarak soyut düşünme yeteneklerini bu dönemde henüz geliştirdiklerinden, ölümün kalıcılığı, adaleti ya da anlamı üzerine derin sorular sorarak, bu süreçte öfke, suçluluk, inkâr, kafa karışıklığı gibi yoğun duygular yaşayabilmektedirler (Gensler, 2014).

Bazı ergenler de yas tepkilerini içe dönük yaşayabilirken, bazıları davranışsal problemler, akademik düşüş ya da riskli davranışlarla bu süreci dışa vurmaktadırlar.
Bundan dolayı yas sürecinde ergenin bireysel özelliklerine, kaybın türüne ve çevresel desteğe bağlı olarak sosyal destek sağlanmalıdır.
Uzun süren ya da işlevselliği bozan yas tepkilerinde profesyonel destek almak, ergenliğin aynı zamanda kimlik gelişimi ve duygusal bağımsızlık kazanımı gibi önemli gelişimsel görevlerin yerine getirildiği bir dönem olması nedeniyle önemli hale gelmektedir (Balk, 2014; Turgut, 2024).

Ergenlerde Yasın Duygusal ve Davranışsal Yansımaları

Yas süreci ergenler açısından ele alındığında çok daha hassas bir süreç söz konusu olabilmektedir.
Özellikle birinci derece yakın kaybı yaşamış ergenlerin durumu çok daha hassastır (Aytekin, 2018).
Yas tutan bireylerde bazı duygusal ve davranışsal belirtiler görülebilmektedir.
Genellikle uyku bozuklukları, yeme bozuklukları, eğitim hayatında düşme, aşırı uğraşma, huzursuzluk gibi belirtiler sıralanabilmektedir (Dowdney, 2000).

Yas sürecini etkileyen birçok faktör mevcuttur.
Kişinin nasıl hayatını kaybettiği, bireyin iyilik geçmişi, kaybedilen birey ile hayatta kalan arasındaki yakınlık derecesi, hayatta kalan bireyin özellikleri, baş etme becerileri ve bireyin inanç tarzı yas sürecinin şiddetini etkilemektedir (Maraş, 2014).

Ergenlik döneminde kayıp ve yas, gençlerin zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimleri üzerinde ciddi etkiler yaratabilmektedir.
Kayıp, ergenin yaşamında anlaması güç bir boşluk oluşturmaktadır (Oltjenbruns, 2013).
Yas süreci, öfke, suçluluk, yalnızlık, inkâr ve bazen travma gibi çeşitli duygusal tepkileri beraberinde getirmektedir.
Ergenler, bu duyguları işlerken zaman zaman içe kapanıklık, okulda düşüş, riskli davranışlar ya da sosyal izolasyon gibi yansımalar sergilemektedirler (Gensler, 2014).

Destek ve Dayanıklılık Geliştirme Süreci

Ergenlikte yaşanılan kayıp sonrası destek ve sevgi çok önemlidir.
Bu durumda ilk olarak 1. derece yakınlara büyük işler düşmektedir.
Yas sürecinde ruh sağlığını geliştirmeyi, dayanıklılığı artırmayı ve destek sağlamayı amaçlayan programlar okullarda ve topluluklarda giderek yaygınlaşmaktadır.

Kaynakça

Aytekin, S. T. (2018). Suriyeli göçmen ergenlerin dayanıklılık özelliklerinin incelenmesi (Master’s thesis, Sosyal Bilimler Enstitüsü).
Balk, D. E. (2014). Bereavement, Grief, and Mourning during Adolescence. In Dealing with Dying, Death, and Grief during Adolescence (pp. 145-168). Routledge.
Bütün, Ö. (2023). Analysis Of Kırıkkale Elegies in The Light of Freud’s Concepts of Mourning and Melancholia: Kırıkkale Ağıtlarının Freud’un Yas ve Melankoli Kavramları Işığında Analizi. Journal of Management and Educational Sciences, 2(4), 342-355.
Çolak, G. V., & Hocaoğlu, Ç. (2021). Kayıp ve yas: Bir gözden geçirme. Kıbrıs Türk Psikiyatri ve Psikoloji Dergisi, 3(1), 56-62.
Doka, K. J. (Ed.). (2013). Living with grief: Children, adolescents and loss. Routledge.
Dowdney, L. (2000). Annotation: Childhood bereavement following parental death. Journal of child Psychology and Psychiatry, 41(7), 819-830.
Erdur- Baker, Ö. ve Doğan, T. (2014). Afetler, Krizler, Travmalar Ve Psikolojik Yardım. Ankara: Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Yayınları.
Gensler, D. (2014). Mourning Childhood Loss in Adolescence. Healing after parent loss in childhood and adolescence: Therapeutic interventions and theoretical considerations, 117.
Gizir, C. A. (2006). Bir kayıp sonrasında zorluklar yaşayan üniversite öğrencilerine yönelik bir yas danışmanlığı modeli. Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2(2), 195-213.
Lencl, M., Havlicek, T. (2013). Evolving meanings of death during, early, middle and later adolescence. Journal of Youth and Adolescence, 42(10), 1539-1550.
Maraş, A. (2014). Komplike yas: Derleme ve vaka çalışması. AYNA Klinik Psikoloji Dergisi, 1(1), 41-59.
Oltjenbruns, K. A. (2013). Life span issues and loss, grief, and mourning: Childhood and adolescence. In Handbook of thanatology (pp. 149-155). Routledge.
Şenyiğit, K. (2015). Meslek lisesi öğrencilerinin benlik algısı ve mesleki karar verme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Hakkâri-Yüksekova örneği (Master’s thesis, Eğitim Bilimleri Enstitüsü).

Ebru Böcükcü
Ebru Böcükcü
Ebru Böcükcü, insan ruhunun derinliklerini anlamayı ve bu anlamın iyileştirici gücünü paylaşmayı amaçlayan bir klinik psikologdur. “Yas’ın Etkisi Ölçeği (Ergen Versiyonu)” üzerine hazırladığı çalışmasıyla yas, kayıp ve ergen psikolojisi alanlarında uzmanlaşmıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımını temel alarak, bireylerin ruhsal iyi oluşunu desteklemeye yönelik çalışmalar yürütmektedir. Psikolojiyi herkes için anlaşılır kılmayı hedefleyen Böcükcü, sosyal medyada paylaştığı psikoeğitim içerikleri aracılığıyla farkındalık yaratmayı sürdürmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar