Perşembe, Aralık 4, 2025

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Çevredeki İnsanlar Bizi Ne Kadar Etkiliyor?: Bobo Deneyi

Sosyal öğrenme; kişiliğimizi oluşturan faktörler arasında çevrenin son derecede önemli olduğunu vurgular.
Peki bu çevre bizi ne kadar etkiler? Günlük hayatımızda, gelecek planlamamızda hatta geçmişi düşünme aşamalarında dahi çevreden çeşitli fikirler almak isteriz. Bu fikirleri kimi zaman aldığımız kararları onaylamak istediğimiz için sorarız, kimi zaman da fikirimizin olmadığı durumda alırız.

“Hangisini seçmeliyim? Daha farklı ne yapabilirdim? Üzerimdeki bana ne kadar yakıştı? Benim yaptığım sence de çok normal değil mi? Ben haklı değil miyim?” gibi birçok soru dizisiyle örneklemeler çoğaltılabilir.
Bu soruları veya benzerlerini günlük hayatta bir şekilde kullanıyoruz. Çevremize sürekli olmasa da sorular yöneltiyoruz.
Peki biz bunu neden yapma ihtiyacı hissediyoruz? Temelinde neler olabilir?

Bobo Deneyi

Psikolojide yer alan Bobo Deneyi’ni birlikte inceleyelim:
1960’larda Albert Bandura’nın çalışması olan “Bobo bebeği” deneyi, en bilinen psikoloji araştırmaları arasında yer alır. Yaşları üç ila altı arasında değişen erkek ve kız çocukları, oyuncaklarla dolu bir odaya alınır. Deney iki gruba ayrılır.

İlk grupta yani kontrol grubunda, çocuklar oyun oynamada serbest bırakılır ve pasif konumda yer alan bir yetişkin bulunur.
İkinci grupta ise Bobo bebeği ile oynayan bir yetişkin vardır. Bu yetişkin bir süre sonra bebeğe karşı saldırgan bir tutum sergiler: Bobo bebeğini yumruklar, tekmeler ve sopayla vurmaya başlar.

Yetişkinin bu saldırgan davranışına tanık olan çocuklar, kendi öfkelerini aynı şekilde Bobo bebeğine yönlendirir. Zarar verme davranışları, yetişkinin yaptığı gibi vurma, tekmeleme ve sopayla vurma şeklinde olur. Hatta bazı çocuklar kendilerine özgü saldırgan davranış biçimleri geliştirir.

Deney sonucunda çocukların, hem sözlü hem de sözsüz davranış kalıplarını tekrar ettikleri gözlemlenir.
Buna karşılık, ilk grupta yer alan ve yetişkini pasif gören çocuklar ise nadiren saldırgan davranışlar sergiler.

Deneyden Çıkarım ve Benlik

Bu deney üzerinden de görüldüğü gibi, çevremizde yer alan durumları ve hareketleri gözlemleyip kendimiz de benzer davranışları sergileme eğiliminde olabiliriz.
Bu eğilim çoğu zaman farkında olmadan karar alma mekanizmamızı dahi başkalarına bırakma seviyesine kadar gidebilir.

Sosyal psikolojide çevre; kişilik oluşumunda etkili olan temel faktörlerden biridir.
Ancak aynı çevre, bazen bizi kişiliğimizden, benliğimizden ve değerlerimizden uzaklaştırabilir.
Çevreden öğrendiklerimizi dolaylı yollarla da içselleştiririz. Bu süreç bilinçli olmasa bile, eylemlerimizi sergilerken kendimize şu soruyu sormakta fayda vardır:
Bu davranış beni gerçekten yansıtıyor mu?

Elbette sosyal çevreden fikir almak, gelişimimiz açısından değerlidir. Ancak aldığımız fikirleri bütünüyle benimsemek, öz saygı ve öz değer üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir.
Bunu önlemenin yolu, benlik değerimizi ve kişiliğimizi korumaktan geçer.

Her insan özeldir. Bizi biz yapan bu değerler, korunması gereken en önemli unsurlardır.
Eğer çevreden aldığımız fikirleri “onaylanma” adına içselleştirirsek ve bu fikirler benliğimize ya da karakterimize uymuyorsa, o noktada kendimizden uzaklaşmaya başlarız.

Kişi benliğinden uzaklaştıkça karşısına çıkan sorunları çözmekte zorlanabilir. Her adımında bir destekçiye ihtiyaç duymaya başlayabilir.
Başlangıçta önemsiz gibi görünen bu durum, zamanla öz saygıyı zedeler ve kişi şu cümleyi kurar:
Ben zaten ne yapabiliyorum ki?

Benlik, bizi biz yapan değerlerin bütünüdür.
Her insanın benliği eşsizdir ve bu eşsizliği koruma sorumluluğu kişinin kendisindedir.

Sonuç ve Öneriler

Sonuç olarak, çevremiz bizi hem etkileyen hem de şekillendiren bir güçtür.
Ancak çevrenin bizi ne derece etkileyip yönlendireceği, tamamen bizim farkındalığımız ve seçimlerimizle ilgilidir.

Kişi, çevreden aldığı fikirlerin olası etkilerini fark edip bilinçli hareket ettiğinde, çevre daha faydalı bir hale gelir.
Aksi durumda, birey çevrenin beklentilerine göre yaşayan biri haline gelebilir.

Eğer çevrenin etkisine fazla açık biriyseniz, bunu küçük adımlarla kırabilirsiniz.
Kendi düşüncelerinize, kararlarınıza ve hislerinize güvenmek; bu yolda en güçlü başlangıçlardan biridir.

Eğer “Elimden geleni yapmaya çalışıyorum ama yalnız hissediyorum.” diyorsanız, bir uzmandan destek almak da önemli bir adımdır.
Psikoloji bilimi, bu süreçte bireyi destekleyen ve farkındalık kazandıran bir alan olarak yanınızda yer alır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar