Beslenme; hayatımızı devam ettirme konusunda bizim hem gelişim sürecimiz için hem sağlığımızın korunması ve hayati fonksiyonların devam edebilmesi hususunda oldukça önemlidir. Beslenme düzeni bireyin fizyolojik gelişimini etkilerken; düzensiz bir beslenme örneğin; kronik beslenme yetersizliği bireyin büyüme sürecine engel olabilmektedir. Sağlıklı bir beslenme süreci; bireylerin hem yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmeleri hem bu süreçte sağlıklı bir gelişim ve büyüme gerçekleşebilmesi için aynı zamanda da düzenli, sağlıklı, kaliteli bir hayatın olmazsa olmazlarından biridir. Bu noktada düzenli ve yeterli bir beslenme olmadığında özellikle çocuklarda bu durumun bir getirisi olarak birtakım olumsuz neticelerin meydana geldiği gözlenmektedir. Sağlıklı olmayan ve yetersiz bir beslenmenin sonucunda çocuğun öğrenim hayatında ve buna ek olarak çocuğun yaratıcılık ve üretme konusunda bir gerileme veya durmanın belirlendiği de görülmektedir. Beraberinde çocuğun fizyolojik yapısında da birtakım bozukluklar ve hastalıklar gibi durumlar görülürken bu süreç bazen ölüm riskini de beraberinde getirmektedir ( Elmas vd, 2021 ).
Dengeli Beslenme ve Psikolojik iyi Oluş
Çocukların sağlıklı bir hayatı devam ettirebilmeleri için beslenmelerindeki tüm besin öğelerinin hem dengeli hem de sağlıklı olması gerekir. Zira beslenme düzeninin sağlıklı olması çocukta iyi bir duygu ve ruh halini yani bir iyi oluş durumunu oluşturacağından çocuğun olumlu bir psikoloji içerisinde olması ile hayatında gerek akranları ile olan ilişkisi gerekse okul yaşamındaki olumlu tutumunu gözlemleyebiliriz. Çocuğun doğru bir beslenmesi gerek günlük yaşamında gerekse okul yaşamında hem sosyal ilişkilerini hem de fiziksel aktivitelerini gerçekleştirmesi sürecinde olumlu bir durum yaratacaktır. Bu durum çocukta zihinsel olarak, duygusal ve motor gelişimi olarak olumlu bir katkı sağlayacaktır. Bu bilişsel, duygusal ve motor gelişim sürecini destekleyecek ve bu ihtiyaç duyulan enerjiyi sağlayacak besin öğelerine de dikkat edilmesi çocuktaki iyi oluş, iyi hissediş sürecine olumlu bir katkı sağlayacaktır.
Bu süreçte meyve, sebze, protein içeren besinlerin tüketilmesi ve tüketilmesinin desteklenmesi ama elbette çocuğun sağlık sürecinin de dikkate alınarak yeterli, dengeli bir beslenmenin izlenmesi çocukta sağlıklı bir psikolojik gelişimin de destekçisi olacaktır. Özellikle çocuklarda okuldaki ve evdeki beslenme süreçleri de dikkate alınarak yeterli, sağlıklı bir besin tüketimi takvimin izlenmesi gerekirken eğer yeterli olmayan bir beslenme süreci söz konusu olursa ve yahut çocuğun öğün aralarında çok fazla şeker tüketimi ile beslenmesi halinde çocukta bu sürecin getireceği birtakım hastalıklar oluşacak dolayısı ile psikolojik olarak çocuğun ağrılı bir süreçte, hastalıkların getireceği rahatsızlık hali, hastalık psikolojisi, çocuğun hastane sürecinde kendisine dönük mutsuz hali ve günlük hayattaki aktivitelerinden örneğin; oyun, arkadaş, okul yaşamından kopmak ya da ara vermek vb. gibi birçok olumsuz durumdaki psikolojik sarsıntılar çocuğu yoracaktır. Yine yapılan bir araştırma da okul öncesi dönemdeki çocukların çikolatalı ve şeker olan besinlere yönelik örneğin; kek, pasta vb. besleyici değeri az olan bazı besinlere yönelik alışkanlık kazanmamasına ebeveynlerin de dikkat etmesi gerektiği üzerinde durulurken, çocuğun beslenme saatlerindeki düzen özellikle yemekten önce bu tür besinlerin çocuğa verilmemesi hususuna da dikkat çekilmiştir. Zira sağlıklı beslenmek yerine tek tip fast-food ya da abur-cubur ağırlıklı olan bir beslenme şeklinin çocuklarda dikkat eksikliği ile hiperaktivite bozukluğuna sebep olduğu belirtilmektedir ( Özçelik, 2022 ).
Gelişim Dönemlerine Göre Besin Seçimi
Yine farklı bir araştırmada; çocuklarda okulöncesi başarı ve beceri olarak temel alışkanlıkların kazanıldığı, önemli değişikliklerin gözlemlendiği en hassas dönem olarak bir kritik eşik olan bu süreç, çocuklarda kendilerini ifade etme, istek ve dileklerini düzgün bir şekilde ifade etmeye başladığı beraberinde de çevreye uyumun başladığı görülürken çocuk kendi kendine beslenme ve kendi istediği besinlerle beslenme davranışlarını ortaya koymaktadır. İstemedikleri besinlere karşı direnirken çocuklar bu dönemde okul öncesinde duyusal olarak karar vermesi yiyeceklerle alakalı olarak görmenin dokunmadan daha önemli ve etkili olduğu belirlenmiştir. O nedenledir ki bu dönem çocuklarında besinlerin dokusundan ziyade rengi, tadı, görsel olarak nasıl hazırlandığı, kokusu yani esasında görüntüsü oldukça önemli ve dikkat çekicidir. Bu da çocuklardaki besin seçimi noktasında etkili ve belirleyicidir. Farklı bir araştırmada, 4-5 yaş grubunun yer aldığı küçük çocukların meyve ile sebze seçimlerinde öncelikle besinlerin rengine, şekline odaklandıkları diğer taraftan ise 11-12 yaş grubunda yer alan büyük çocukların seçimlerini öncelikle besinleri tadarak karar verdiği belirtilmiştir ( Solmaz, 2025 ).
Yine bir diğer araştırmada görmekteyiz ki çocuk ile ergen psikiyatrisi polikliniklerine başvuran 11-16 yaş arası grubundaki çocuk ile ergenlerde, obezite ve aşırı kilolu olma oranlarının fazla olduğu görülmekteyken davranış problemleri ile hiperaktivite belirtilerinin artış göstermesinde olumsuz beslenme tutumları ile alakalı görülmüş, çocuk ile ergenlerin iyi sosyal davranış becerilerinin beslenme anlamında da olumlu davranışı tetiklediği belirlenmiştir. Bireylerin beslenmeye dönük tutum ile davranışları ve psikiyatrik etmenlerin tespit edilmesi hem beslenme hem de ruhsal bozuklukların anlaşılıp önlenebilmesi açısından yol gösterici önemli bir unsur olacağı üzerinde durulmuştur ( Başay vd, 2021 ).
Netice olarak çocukların beslenme düzeni onların günlük yaşamlarını olumlu ya da olumsuz etkileyebilmektedir. Dolayısı ile çocukların sosyal ilişkilerinde, okuldaki akademik süreçlerinde kendilerini mutlu ve huzurlu hissetmelerinde dengeli, yeterli ve sağlıklı beslenmeleri olumlu ve sağlıklı bir psikolojik gelişim sürecinin de en önemli destekçisi olacaktır. O nedenle şu ifade edilebilir ki çocukların ki özellikle gelişimin en kritik süreçlerinde dengeli ve sağlıklı beslenmesi hem duygusal gelişimlerini hem fiziksel ve motor gelişimlerini destekleyecektir. Beden sağlığımız için ruh sağlığımızın da önemli olduğunu unutmayalım ve sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi aşamasında hem beden hem ruh sağlığı gözetilerek sağlıklı ve dengeli beslenmenin de bu gelişim sürecinde hem bedeni hem de ruhu iyi hissettiren yanını gözden kaçırmayalım. Sağlıklı çocuklar; sağlıklı beslenmenin ışığında ancak sağlıklı bir beden ve sağlıklı bir ruh hali ile anlamlı ve güzel bir geleceğe adım atabilirler.
KAYNAKÇA
Başay, Ö., Başay, B. K., Erbay, C, Coşkun, O., Sağıroğlu, B. ( 2021 ). Çocuk ve Ergen Psikiyatri Polikliniğine Başvuran Olguların Beden Kitle İndeksi, Beslenme Tutum ve Davranışları; Duygusal ve Davranışsal Sorunlarla İlişkisi, Pamukkale Tıp Dergisi, 14( 2), s. 411.
Elmas, B., Dilbilir, Y., Açar, D., Demiralp, C. ( 2022 ). Çocuklarda Beslenme Sürecinde Annelerin Tutumları ile Psikolojik İyi Oluşları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi, Çocuk ve Gelişim Dergisi, Cilt:4, Sayı: 8,s. 89-90.
Solmaz, P.( 2025 ). Piaget’ in Bilişsel Gelişim Kuramına Dayalı Beslenme Eğitiminin Okul Öncesi Çocuklarda Besin Tüketimi, Beslenme ve Yeme Davranışına Etkisi: Mix Metod Çalışma, Pamukkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü,s.2.
Özçelik, B. ( 2022 ). Okul Öncesi Eğitim Kurumuna Devam Eden 3-6 Yaş Arası Çocukların Beslenme ve Sosyal Davranışları, Biruni Üniversitesi, S. 1.


