Cuma, Mayıs 1, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

İçimizdeki Kriz: İklim Anksiyetesi ve Ruh Sağlığımız

İklim değişikliği yalnızca doğal çevreyi değil, insan psikolojisini de derinden etkileyen çok boyutlu bir kriz hâline gelmiştir. “İklim anksiyetesi” (eco-anxiety) kavramı, bu tehdide karşı gelişen sürekli kaygı, umutsuzluk ve suçluluk duygularını tanımlamak üzere son yıllarda psikoloji literatüründe yer bulmuştur. Özellikle genç kuşakta yaygın olarak gözlemlenen bu durum, bireylerin yaşam kalitesini, gelecek algılarını ve çevresel sorumluluklarını doğrudan etkileyebilmektedir.

Küresel iklim değişikliği artık yalnızca çevresel bir mesele değil; bireylerin ruhsal sağlığını da doğrudan tehdit eden bir psikososyal kriz olarak değerlendirilmektedir. Kuraklıklar, orman yangınları, deniz seviyesinin yükselmesi ve biyoçeşitlilik kaybı gibi çevresel sorunlar, insanlarda çaresizlik, belirsizlik ve korku duygularını tetiklemektedir. Bu duygusal tepkilerin başında ise “iklim anksiyetesi” gelmektedir. Amerikan Psikoloji Derneği (APA), 2017 tarihli bir raporunda bu kavramı ruh sağlığını etkileyen yeni bir olgu olarak tanımlamıştır (Clayton, Manning, Krygsman, & Speiser, 2017).

İklim Anksiyetesi ve Yaygınlık

İklim anksiyetesi, çevresel krizlere dair duyulan yoğun kaygı, suçluluk ve umutsuzluk hâlini ifade eder. Bu kaygı sadece doğrudan felaketlere maruz kalmaktan değil, sürekli olumsuz haber akışına maruz kalmaktan da kaynaklanabilir (Pihkala, 2020). Özellikle 16–25 yaş arası bireylerde bu kaygının daha yoğun yaşandığı, uluslararası araştırmalarla ortaya konmuştur. Marks ve arkadaşlarının (2021) gerçekleştirdiği çalışmada, gençlerin %59’unun iklim değişikliği hakkında “çok endişeli” olduğu bildirilmiştir.

Z kuşağı üyeleri, sosyal medya ve haber platformları aracılığıyla çevresel felaketlere dair içeriklerle sık sık karşılaşmaktadır. Bu durum, çevresel farkındalıklarının artmasına katkı sağlarken; aynı zamanda tükenmişlik, umutsuzluk ve “gelecek yok” hissinin yaygınlaşmasına neden olmaktadır. “Gelecek bizim ama bize bırakılan dünya bu mu?” gibi sorgulamalar, bu duygusal durumun en açık göstergelerindendir (Marks et al., 2021).

Toplumsal ve Psikolojik Etkiler

İklim anksiyetesi yalnızca bireysel bir deneyim değildir; toplumsal ölçekte ruhsal bir dalga etkisi yaratabilir. Bu durum, gençlerin kariyer planlarını, çocuk sahibi olma düşüncelerini ve sosyal katılımlarını bile etkileyebilmektedir (Clayton et al., 2017). Bununla birlikte, bu duygu durumu yapıcı bir güce de dönüşebilir. Anlamlandırılmış kaygılar, bireylerde çevreye yönelik daha duyarlı, sorumlu ve aktif yurttaşlık davranışlarını teşvik edebilir (Panu, 2020). Yaşadığımız bu dünya için katkıda bulunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Son Söz: Kaygıdan Eyleme

İklim anksiyetesi, yalnızca kişisel bir ruhsal durum değil; aynı zamanda kolektif bir uyanış fırsatıdır. Bu kaygıyı bastırmak yerine dönüştürmek, bireyleri ve toplumları çevresel sorumlulukla harekete geçmeye yöneltebilir. Umutsuzluk yerine örgütlü bilinç, suçluluk yerine kolektif çözüm arayışı, iklim krizine karşı psikolojik direncin temelidir. Sağlıklı bir gelecek için, doğa ile bağımızı sürdürürken ruhsal dayanıklılığımızı da birlikte güçlendirmemiz gerekmektedir.

Ruhsal dayanıklılık, bu olumsuz duygulara rağmen umutlu kalmayı ve aktif çözüm arayışlarını sürdürmeyi sağlar. Dayanıklı bireyler, kaygılarını eyleme dönüştürme kapasitesine sahip olur; yani kaygı, onları pasifleştirmek yerine harekete geçirir. Ruhsal dayanıklılık, iklim krizinin getirdiği psikolojik yükü hafifletmede kilit bir faktör olup, bireylerin hem kendi iç dünyalarında hem de toplumsal düzeyde sağlıklı kalabilmeleri için geliştirilmesi gereken bir beceridir.

Gerektiğinde profesyonel yardım almak, dayanıklılığı artıran önemli bir adımdır. Çevreyle ilgili gönüllülük çalışmaları, insanlarda kolektif bağlılık hissini ve umut duygusunu artırır. Yalnız olmadığımızı bilmek, iklim anksiyetesiyle baş etmede ruhsal bir tampon görevi görür. Doğaya yalnızca dışsal bir çevre değil, içsel bir bağ olarak bakmak, bu dönüşümün en temel adımıdır.

Kaynakça

Clayton, S., Manning, C., Krygsman, K., & Speiser, M. (2017). Mental health and our changing climate: Impacts, implications, and guidance. American Psychological Association and ecoAmerica. Link

Marks, E., Hickman, C., Pihkala, P., Clayton, S., Lewandowski, R. E., Mayall, E. E., Wray, B., Mellor, C., & van Susteren, L. (2021). Young people’s voices on climate anxiety, government betrayal and moral injury: A global phenomenon. The Lancet Planetary Health, 5(12), e863–e873. DOI

Pihkala, P. (2020). Eco-anxiety and environmental education. Sustainability, 12(23), 10149. DOI

Panu, P. (2020). Anxiety and the ecological crisis: An analysis of eco-anxiety and climate anxiety. Sustainability, 12(19), 7836. DOI

Şerife Kabak
Şerife Kabak
Polonya Üniversitesi Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencisiyim. Eğitim hayatım boyunca aşağıdaki uzmanlık alanlarında sertifikalı eğitimler aldım: NLP EMDR Çocukluk Çağı Travmalarının Suç ve Şiddetle İlişkisi Sanat Terapisi ve Psikolojik İyileşme BDT'de Sokratik Sorgulamanın Kullanımı Suç ve Psikopatoloji Duygular ve Biliş Eğiticinin Eğitimi Klinik Psikanalizde Vaka Kavramlaştırma Terapide Kabul, Farkındalık ve Şefkat Aynı zamanda bilinçaltı çalışmaları, kuantum drama ve ilişki danışmanlığı alanlarında bireysel ve grup çalışmaları yürütmekteyim. Sosyal medya ve televizyon platformlarında psikoloji ve kişisel gelişim odaklı içerikler üretiyor; röportajlar ve uzman görüşleriyle geniş kitlelere ulaşıyorum. Akademik bilgilerimi ve saha deneyimlerimi birleştirerek, bireylerin duygusal dönüşüm ve zihinsel süreçlerine katkı sunmayı amaçlıyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar