Munchausen Sendromu: Telefonumun İçinde!
Bugün dışarıdan toz pembe gözüken ancak derinine indiğimizde korkunç gerçeklerini göreceğimiz bir durum hakkında konuşacağız: Munchausen sendromu.
Munchausen sendromu bireylerin kendilerinde olmayan hastalık belirtilerini yapay bir biçimde ortaya çıkarttığı psikiyatrik bir rahatsızlıktır. Bireyler bu yapay bozukluk amacıyla ilgi çekmeyi ve bakım görmeyi amaçlarlar. Günümüzde daha sık rastlanan Munchausen by proxy ise bu hastalığın bir alt türüdür. Bu rahatsızlıkta yapay belirtiler bakım veren ya da ebeveynler tarafından ortaya çıkarılırlar. Böylece çocuk aciz, bağımlı ve bakıma muhtaç olurken bakım veren ise fedakar, kurtarıcı ve ideal anne/baba olmuş olur. Bu durum ciddi bir çocuk istismarı biçimidir ve maruz kalan kişinin hayatını tehlikeye atmaktadır. Belirlemesi ve tanılaması oldukça güç olan bu rahatsızlık çocukta ciddi fiziksel, psikolojik ve sosyal hasarlar bırakabilmektedir. (Özbesler ve Çoban 2010)
İstismarcı Kişi
Munchausen by Proxy sendromunda istismarcı kişi dışarıdan oldukça sevecen, şefkatli ve çocuğuna karşı ilgilidir. Onu tanıyanlar çocuğuna karşı ilgisine hayran kalabilmektedir. Burada kişi yapay hastalık belirtilerini sadece söylemleri ile ortaya koymaz. Onları eyleme de döker. Çocuğa ilaç vermek, boğmak, zehirlemek en sık görülen yöntemlerdir. Bunların yanı sıra kişi laboratuvar sonuçları ya da termometre gibi cihazlarla oynayarak onların sonuçlarını değiştirebilir. (İnce ve Yurdakök, 2014) Tüm bunlar bize uygulayıcının ne kadar manipülatif özellikler taşıdığını gösterir. Vakaların çok büyük bir kısmında uygulayıcı kişi annedir. Bu kişinin genellikle tıp konusunda donanımlı, tanılama ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi birikimine sahip biri olduğu görülmektedir. Oluşturduğu tüm bu yapay semptomlar da bunu gözler önüne sermektedir. Hayatının belirli bir döneminde sağlıklı ilgili bir işte (hemşirelik, hastabakıcılık…) çalışmış olması muhtemeldir.
Kurban
Kurbanlarda ise durum daha farklıdır. Kurbanlar genellikle 11 yaşın altında çocuklardan seçilirler. Böylece kurban başına gelenleri anlayamayacaktır. Biraz daha büyük yaşlardaki çocuklar ise annenin yalanlarına eşlik etmeye zorlanabilirler. Tüm bu süreç kişi için oldukça yıkıcıdır. Bakımverenin hastane personelini teşvik ve kışkırtmaları sonucunda yapılan testler bireylerin dolaylı yoldan da olsa fiziksel olarak örselenmesine hatta bazı vakalarda ölümle sonuçlanmasına sebep olmaktadır. Aynı zamanda birey psikolojik olarak ciddi biçimde örselenir. Yaşam için gerekli olan temel güvenlik duygusu zarar görmüştür. Kendi bedenleri hakkında kafaları karışmıştır çünkü bunun üzerinde söz sahibi değillerdir. Bu da özyeterlilik duygularının eksilmesine ve depresyona yönelten durumlara yol açabilmektedir. Aynı zamanda, bu durum içerisinde tek ve en önemli yardımcıları gibi görünen anneye (bakımeveren kişiye) karşı güçlü bir bağımlılık geliştirirler ve bu bağın kopacağına dair bilinçli ve bilinçdışı terk kaygıları geliştirebilirler. Durum böylesine güçlü bir biçimde bireyleri sarsmaktadır. (Özbesler ve Çoban 2010) Klinik anlamda bakıldığında bu zorlamalara maruz kalan bireyler temel güven eksikliği, yoğun anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu, bağlanma sorunları, sosyal uyumda zorlanma, dikkat eksikliği, özdeğer eksikliği gibi pek çok tablodan belirtiler gösterebilirler. Yardım almadıkları takdirde bu problemlerin yetişkinlik hayatlarına da taşınması yüksek bir olasılıktır.
Günümüzden Bir Vaka
Günümüzde Munchausen sendromuna hala rastlanmaktadır. Tanılaması ve takibi zor olan bu sendrom gelişen teknoloji ile birlikte yeni bir boyuta ulaşmıştır. Son yıllarda yayımlanan bir belgesel olan “Unknown Number: The High School Catfish” üzerinden bu sendromu inceleyelim.
“Unknown Number: The High School Catfish” Netflix platformu üzerinden yayınlanmış gerçek olaylara dayalı bir belgeseldir. Belgesel Laura Licari adında lise öğrencisinin başından geçenleri konu alır. Laura on üç yaşında, sporda başarılı, mutlu bir ilişkisi olan bir genç kızdır. Bir gün bilinmeyen bir numaradan mesaj alır. Mesaj oldukça saldırgandır. Laura’nın ilişkisini hedef almaktadır. Erkek arkadaşının onu sevmediği vurgulanır. Mesajlar kısa bir süre sonra kesilir.
Aradan aylar geçtikten sonra Laura yeniden mesajlar almaya başlar. Bu mesajlar öncekinden de saldırganlardır. Aynı zamanda yoğun bir cinsel içerik barındırmaktadırlar. Mesajlar sadece Laura ile sınırlı kalmaz. Erkek arkadaşı Owen da mesajlar almaya başlamıştır. Mesajlar genellikle Laura’ya bir saldırı biçimindedir. Onun bedenini, kişiliğini hedef alırlar. Ya da Owen’in Laura’ya olan sevgisinin gerçek olmadığına vurgu yaparlar. Sürekli çok ağır hakaretlere maruz kalan Laura ciddi biçimde sarsılmaya başlamıştır. Neye, kime güveneceğini bilmiyordur.
Mesajların sıklığı ve şiddeti arttıkça olaya hem ebeveynler hem de okul idaresi dahil olur. Ebeveynler sürekli çocuklarının yanındadır ve her konuda onlara destek olmak için çabalamaktadırlar. Özellikle hem Laura’nın hem de Owen’ın anneleri bu konuda çok destekçidir. Ancak okul idaresi konu hakkında bir şey bulamaz. Bunun üzerine bölge polisi devreye girer. Uzun bir takip başlar ancak onlar da bir şey bulamazlar.
Bu esnada mesajların şiddeti ve sıklığı zirveye ulaşmıştır. Artık ardı arkası kesilmiyordur. Sürekli bir şekilde geliyorlardır. Öyle ki Laura ciddi şekilde hasar görmüştür. İntiharı düşündüğü anlar olmaya başlamıştır. Mesajlarda bunun istendiği açık bir şekilde belli olmaktadır. Olaylar sırasında Laura ve Owen ayrılmışlardır. Bunun saldırganı susturacağını düşünmüşlerdir ama işe yaramamıştır. Laura artık çevresindeki herkese karşı tetiktedir. Herkes saldırgan olabilme potansiyeli taşımaktadır. Okuldaki pek çok öğrenci de bu esnada sorguya alınmıştır. Sorguya alınan öğrenciler de bu esnada yıpranmış ve yalnızlaşmışlardır.
Polislerin başarısızlığının ardından olaya FBI dahil olur. Onlar da derin bir araştırmaya başlarlar. Bu araştırma sonucunda belirli bir IP adresine ulaşmayı başarırlar. Bu sonuç herkesi şaşkına çevirecektir. Çünkü genç kıza bu kabusu yaşatan, on beş ay boyunca ağır mesajlar atan, onu intihara sürükleyen kişi Laura’nın öz annesi Kendra Licari’dir.
Polisler hemen Licari ailesinin evine giderler. Kendra ve Laura evdedirler. Önce Kendra ile konuşulur. Kendra suçunu kabul eder ancak tüm mesajlarının kendisine ait olmadığını iddia eder. Kendra’nın teknolojik cihazlarına el konulur ve olay duruşmaya gider. Laura dahil herkes olanlar karşısında şok olmuştur.
Çözülme
Duruşma sonucunda Kendra suçlu bulunur. İncelenen tüm cihazlar da bunu gözler önüne sermektedir. Kendra tutuklanır ve kızı ile görüşmesi yasaklanır. Olaylar boyunca Kendra kendi öz kızına gizli bir biçimde saldırmış, onu psikolojik olarak örselemiş, sonrasında ise sanki hiçbir şey yokmuşçasına kızını sarıp sarmalamış, onun yanında durmuştur. Günün sonunda Kendra bu olayın kahramanı olmuştur. Herkes onun kızı için nasıl savaştığından bahsetmektedir. Tüm bunlar Munchausen by proxy vakalarıyla oldukça benzerlik göstermektedir. Ancak burada bir fark vardır ki o da tüm bunların internet üzerinden yapılıyor olmasıdır. Munchausen yeni bir forma bürünmüştür. “Siber Munchausen by proxy”.
Siber Munchausen by proxy henüz resmi tanı kriterleri arasında yer almamaktadır. Ancak uzmanlar tarafından kabul görmekte ve kullanılmaktadır. Burada klasik Munchausen by proxy’nin aksine verilen hasar fiziksel bir şekilde değil dijital ortamlar aracılığıyla verilir. Birey dijital ortamlar üzerinden kurbanın güvensiz hissetmesini sağlar ve sonucunda da ona bağımlı ve muhtaç hissetmesine sebep olur. Bu iki zıt olayın da öznesi istismarcıdır.
Kendra ve Laura’nın yaşadıklarında bunlar açık bir şekilde görülmektedir. Kendra gizlice kızına saldırmış ancak gerçek dünyaya girdiklerinde onun fedakar annesi olarak ilgiyi üzerine toplamayı başarmıştır. Herkesin gözünde iyi ve fedakar annedir. Diğer vakalardaki gibi Kendra tıp alanında bilgili değildir ancak yazılım alanlarında oldukça bilgili olduğu ortaya çıkmıştır. Bu da onun verdiği zararı en iyi şekilde bilerek yaptığının kanıtıdır. Yine diğer vakalardaki gibi kurbanın tüm bunlardan haberi yoktur ve bir biçimde korunduğunu düşünüyordur. Öyle ki Laura tüm bunları öğrendiğinde dahi annesiyle hala görüşmek istediğini belirtmiştir. O olmadan nasıl devam edeceğini bilmediğini ifade etmektedir. Bu da kurbanın anneye bağımlılığının bir kanıtıdır. Aynı zamanda Laura tüm bunlardan ciddi biçimde etkilenmiş, klasik Munchausen by proxy kurbanlarında görülen semptomlardan birçoğunu göstermiştir. Anne genç kızın hayatında ağır bir hasar bırakmıştır.
Sonuç
Munchausen by proxy sendromu günümüzde görülmeye devam eden bir rahatsızlıktır. Tanılaması ve takibi zor olan bu rahatsızlık ufak bir şüphede dahi dikkatlice incelenmelidir. Bireylerin hayatını baştan sona değiştiren bu rahatsızlığın erken tanısı oldukça önem taşır. Çünkü istismarcı durmayacaktır. Birçok vakada tekrarlama riskinin çok yüksek olduğu saptanmıştır.
Her ne kadar net bir tedavisi öne sürülmüş olmasa da fark edilmesi dahilinde birçok şey değiştirilebilir. İstismarcıdan uzak tutulan kurbanların birçoğunun kısa sürede iyileştikleri görülmüştür. Hem kurban hem de istismarcı ciddi bir tedaviye ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple erken müdahale en önemli şeylerden biridir.
Günümüzde yaşamın sanal ortama taşınması bu tür rahatsızlıkları farklı boyutlara taşıyabilmektedir. Ele aldığımız vaka buna bir örnek teşkil etmektedir. Genç yaşamların hatta küçük çocukların içinde bulunduğu bu durumu anlamak için uzmanlara büyük iş düşmektedir. Her ne kadar belirtilerin farkında olunursa önlemler de o kadar erken alınabilecektir.
Kaynakça
- İnce, T., & Yurdakök, K. (2014). Munchausen by proxy sendromu; ağır bir çocuk istismarı formu. Turkish Journal of Pediatric Disease, 8(3), 165-170.
- Özbesler, C., & Çoban, A. İ. (2010). Ebeveyn yoluyla munchausen sendromu olgularında sosyal hizmetin rolü. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 21(21), 40-49.


