Bir çocuğun yeniden doğmasını sağlamak… İlk duyulduğunda iyileştirici, hatta sembolik bir terapi yöntemi gibi gelebilir. Fakat tarihte “rebirthing” ya da “yeniden doğuş terapisi” adıyla uygulanan bazı yöntemler, psikoterapinin sınırlarını aşarak fiziksel ve psikolojik şiddete dönüşmüş, hatta bir çocuğun hayatına mal olmuştur. “Daha 17” dizisinde Teoman karakterine uygulanan yöntem de izleyiciye bu tartışmalı yaklaşımı hatırlatmaktadır. Bir insanın travmasını iyileştirme iddiası, nasıl olur da yeni bir travmanın kendisine dönüşebilir?
Yeniden doğuş terapisinin temelinde, kişinin doğum deneyimini yeniden yaşamasının geçmişteki travmalarını ve özellikle ebeveynleriyle kurduğu bağdaki sorunları iyileştireceği düşüncesi bulunur. Özellikle evlat edinilmiş çocuklarda, biyolojik anneden ayrılma ve yeni ailesiyle bağ kurma sürecindeki sorunların bu yöntemle yeniden ele alınabileceği savunulmuştur. Çocuğun sembolik olarak anne karnına geri döndürülmesi ve ardından “yeniden doğması” ile geçmişinden arınarak yeni hayatına başlayabileceği düşünülür.
Uygulama sırasında çocuk, anne rahmini andırması amacıyla dar ve kapalı bir alana yerleştirilir. Battaniye, çarşaf veya yastıklarla çevrelenen çocuk, bulunduğu alandan kendi çabasıyla çıkmaya zorlanır. Böylece doğum kanalından geçme ve dünyaya yeniden gelme deneyiminin taklit edilmesi amaçlanır. Süreç boyunca çocuğa “Yeniden doğmak istiyor musun?”, “Sen kimsin?” gibi sorular yöneltilebilir. Çocuğun uygulamanın sonunda olumlu cevap vermesi, eski kimliğinden ve geçmişinden ayrılarak yeni hayatına uyum sağlayacağı şeklinde yorumlanır.
Ancak yöntemin en tartışmalı ve tehlikeli taraflarından biri, çocuğun yaşadığı yoğun korku, ağlama, direnme ve fiziksel çöküş belirtilerinin tedavinin durdurulması gereken işaretler olarak değil, sürecin bir parçası olarak değerlendirilmesidir. Çocuğun ağlaması duygusal boşalma, direnmesi doğum sürecindeki mücadele, korkması ise geçmiş travmaların açığa çıkması şeklinde yorumlanabilir. Böylece normal şartlarda müdahalenin sonlandırılmasını gerektirecek tepkiler, yöntemin başarıya ulaşması için aşılması gereken aşamalar haline gelebilir.
Bu yöntemin en korkunç gerçek örneklerinden biri Candace Newmaker vakasıdır. Candace Newmaker, 10 yaşında evlat edinilmiş bir çocuktu ve bağlanma sorunları nedeniyle tedavi görüyordu. 2000 yılında Colorado’da, yeniden doğuş terapisinin de uygulandığı bir seansa götürüldü. Amaç, Candace’in doğum deneyimini yeniden yaşaması ve sembolik olarak “yeniden doğarak” evlat edinen annesiyle daha güçlü bir bağ kurmasıydı.
18 Nisan 2000’de gerçekleştirilen seans sırasında Candace bir battaniyeye tamamen sarıldı. Etrafına yastıklar yerleştirildi ve yetişkinler yastıklara ve battaniyeye baskı uygulayarak anne rahmini ve doğum kanalını taklit etmeye çalıştı. Candace’in bu sıkışık ortamdan kendi çabasıyla çıkması ve böylece “yeniden doğması” bekleniyordu.
Fakat Candace’in yaşadığı deneyim kısa sürede kontrolden çıktı. Yaklaşık 70 dakika boyunca battaniyenin içerisinde kalan çocuk, nefes almakta zorlandığını söyledi, yardım istedi ve öleceğini ifade etti. Buna rağmen seans devam etti. Candace’in ağlaması, çırpınması ve yardım çağrıları, uygulamayı durdurmak için yeterli görülmedi. Seansın sonunda battaniye açıldığında Candace’in bilincini kaybettiği ve nefes almadığı fark edildi. Hastaneye kaldırıldı ancak hayatını kaybetti. Ölüm nedeni asfiksi, yani boğulma sonucu oksijensiz kalma olarak belirlendi.
Candace’in vakasını korkunç hale getiren yalnızca ölümünün kendisi değildir. Çocuğun verdiği açık tehlike sinyallerinin, müdahalenin durdurulması gereken uyarılar olarak görülmemesidir. Ağlama krizleri, yoğun korku, fiziksel direnç, nefes alamama ve sonunda bilinç kaybı; güvenli bir terapi sürecinde acil müdahale gerektiren belirtilerdir. Buna rağmen bunların “yeniden doğuş” sürecinin doğal bir parçası olarak değerlendirilmesi, yöntemin ne kadar tehlikeli bir noktaya ulaşabileceğini göstermektedir.
“Daha 17” dizisinde Teoman’a uygulanan yöntemde de yeniden doğma fikri, fiziksel kısıtlama ve kapalı alan kullanımı dikkat çekmektedir. Özellikle Teoman’ın dolaba kapatılması, yöntemin izleyici açısından en rahatsız edici unsurlarından biridir. Dolap, burada yalnızca fiziksel olarak dar bir alan değildir; çocuğun hareketlerinin kısıtlandığı, dış dünyayla bağlantısının kesildiği ve kendisini bir rahmin içerisindeymiş gibi hissetmesinin amaçlandığı bir alan olarak karşımıza çıkar. Teoman’ın dolabın içerisinde tutulması, onun korku ve çaresizlik yaşamasına neden olurken aynı zamanda “yeniden doğuş” fikrinin fiziksel bir deneyime dönüştürülmesini sağlar.
Bu noktada dizideki yöntemin mantığı daha anlaşılır hale gelir: Teoman’ın önce kapalı ve kısıtlayıcı bir ortamda tutulması, ardından psikolojik olarak sınırlarının zorlanması ve “yeniden doğmak” üzerinden sorgulanması, geçmişinden koparak yeni bir kimliğe geçmesi fikrine dayandırılır. Ancak ortaya çıkan tablo, iyileştirici bir terapi sürecinden çok, kişinin iradesinin ve sınırlarının kontrol edilmesine dönüşmektedir.
Tam da burada Candace Newmaker vakası ile dizideki yöntem arasında çarpıcı bir paralellik ortaya çıkar. Her iki durumda da dar bir alan, yeniden doğum fikri ve yoğun psikolojik/fiziksel baskı ön plana çıkar. Daha da önemlisi, çocuğun yaşadığı korku ve çaresizlik, yöntemin durdurulması gereken bir işaret olmaktan çıkıp yöntemin kendisinin bir parçası haline gelir.
Candace Newmaker’ın ölümünün ardından uygulamayı gerçekleştiren Connell Watkins ve Julie Ponder, ölümle sonuçlanan çocuk istismarı suçundan mahkûm edilmiş ve 16 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Olay, çocuklara uygulanan bu tür yöntemlerin güvenliği ve etik sınırları konusunda ciddi tartışmalara yol açmıştır.
Bu vaka bize psikoterapinin temel amacının kişinin acısını artırmak değil, güvenli bir ortamda onunla çalışmak olduğunu gösterir. Özellikle çocuklarla çalışırken terapistin sahip olduğu güç çok daha büyük bir sorumluluk getirir. Çocuğun korkması, ağlaması, direnmesi veya “hayır” demesi terapötik bir engel olarak görülmemeli; aksine onun sınırlarının ve güvenliğinin korunması gerektiğini gösteren işaretler olarak değerlendirilmelidir.
“Daha 17” dizisinin bu yöntemi Teoman’ın hikâyesine taşıması, izleyiciye travmanın iyileştirilme iddiasının nasıl bir kontrol ve şiddet aracına dönüşebileceğini düşündürüyor. Bir yöntemin “terapi” olarak adlandırılması, onun bilimsel, güvenli veya etik olduğu anlamına gelmez. Bir uygulamayı gerçekten terapötik yapan şey; bilimsel temeli, uygulayıcının yetkinliği, danışanın güvenliği ve en önemlisi zarar vermeme ilkesidir.
Belki de bu hikâyenin en rahatsız edici sorusu şudur:
Bir insanı iyileştirdiğini iddia eden bir yöntem, o insanın “hayır”ını duyamıyorsa gerçekten terapi olabilir mi?
Candace Newmaker’ın hikâyesi bu soruya çok ağır bir cevap veriyor. Bazen bir yöntemin adı “terapi” olabilir; fakat onu terapi yapan şey adı değil, bilimsel temeli, etik sınırları ve insana verdiği değerdir.
Ve bir çocuğun hayatı söz konusu olduğunda, hiçbir “tedavi yöntemi” onun çığlığından daha önemli değildir.
Kaynakça
- Kohler, J. (2001, March 29). Therapists on trial in death of girl, 10. The Washington Post.
- Los Angeles Times. (2001, February 4). Seeking child’s love, a child’s life is lost.
- Los Angeles Times. (2001, April 21). 2 convicted in girl's death during “rebirthing” therapy.
- Los Angeles Times. (2001, June 19). Therapists get 16 years for deadly session.
- United States Congress. (2005). Congressional Record. 109th Congress, 1st Session.


