İnsan biriciktir. Evet, doğru, hepimiz biriciyiz. Peki ya dertlerimiz, sorunlarımız? Onlar da biricik midir? İnsan sayısı arttıkça sorunlar da artar. Tek başımıza sorunlarla baş edebilir miyiz? Kısmen evet. Bir yere kadar kendimize yardımcı olabiliriz. Peki, bir yerden sonrasında hâlâ kendimizi iyi hissetmiyorsak? İşte o zaman bir kişinin eline daha ihtiyacımız olabilir.
Kimi dertler vardır, terapistinle halledersin. Ama bazen senin yaşadıklarını yaşamış, aynı duygulardan geçmiş biriyle konuşmak daha iyi gelebilir. Evet, burada grup danışmanlığı devreye girer. Aynı sorunları yaşamış, benzer duyguları paylaşmış insanlarla aynı masaya oturmak, yaşananları paylaşmak iyi olabilir. Hatta bazen insanın kendisini anlaşılmış hissetmesi bile yaşadığı soruna başka bir gözle bakmasını sağlayabilir. Çünkü bazı zamanlarda insanın ihtiyacı olan şey hemen bir çözüm bulmak değil, yaşadıklarının sadece kendi başına gelmediğini fark etmektir.
Grup danışmanlığı, bireysel danışmanlıktan biraz farklıdır. Bireysel danışmanlıkta görüşmelerin odak noktası danışandır. Terapist danışanını dinler ve onu içinde bulunduğu sorundan çıkarmaya çalışır. Ama bunu direkt yapmaz. Danışanının çözüm yollarını fark etmesini sağlar, daha sonra kendisine iyi gelecek yolu seçmesini ve bu yolun sorumluluğunu almasını ister. Yani danışan, kendi hayatıyla ilgili kararları kendisi verir ve bu kararların sorumluluğunu da üstlenir.
Grup danışmanlığında ise odak tek bir kişide değildir. Gruptaki herkesin yaşadıkları, düşünceleri ve duyguları sürecin bir parçasıdır. Katılımcılar kendini hazır hissettiğinde ve diğer katılımcılara güvendiğinde kendini açmaya karar verir. Güven ortamının oluşması grup danışmanlığı için çok önemli bir husustur. Rahat bir şekilde kendini açmak, yargılanmayacağından emin olmak ve söylediklerinin dışarıya taşınmayacağını bilmek kişinin kendi gibi olmasını sağlar ve sürecin etkililiğini artırır.
Bu yüzden ilk birkaç oturumda tanışma ve kaynaşma etkinlikleri yapılabilir. Hem katılımcıların birbirini tanıması hem de ortamın daha rahat bir hâle gelmesi için bunlar önemlidir. İlk başta herkes birbirine karşı çekingen olabilir. Sonuçta hiç tanımadığımız insanlara hayatımızla ilgili şeyler anlatmak kolay değildir. Bu nedenle grubun yavaş yavaş birbirine alışması, güvenin zaman içerisinde oluşması özellikle çekingen katılımcılar için çok yararlı olabilir. Grup liderinin de burada önemli bir rolü vardır. Grubun güvenli bir ortam olmasını sağlamak, herkesin kendini ifade edebilmesine alan açmak ve sürecin sağlıklı ilerlemesine yardımcı olmak grup liderinin sorumluluklarından biridir.
Grup danışmanlığı için gerekli en önemli özelliklerden biri de katılımcıların gönüllülük esasıyla gelmesidir. Bu çoğu işte böyledir aslında. Zoraki yapılan iş kişiye çok bir şey katmaz, üstüne üstlük zaman kaybı da yaratır. Grup danışmanlığı uzunca bir süreçtir ve değişime ne kadar istekliysen o kadar yarar sağlar. Kişi kendini değiştirmeye ve yaşadığı sorunlarla ilgili bir şeyler yapmaya ne kadar hazırsa süreçten alacağı fayda da o kadar artabilir.
Bir de grubun kişiye kattığı farklı bakış açıları vardır. Farklı insanları tanırsın. Belki de hayatının hiçbir döneminde karşılaşamayacağın biriyle, bir bakarsın aynı masada oturmuş, benzer sorunlardan konuşup birbirinize iyi gelmişsinizdir. Senin hiç düşünmediğin bir şeyi başka bir katılımcı fark etmiş olabilir. Onun anlattığı bir olay sende farklı bir düşünce oluşturabilir. Böylece sadece kendi yaşadıklarını anlatmakla kalmaz, başkalarının yaşadıklarını dinleyerek kendin hakkında da yeni şeyler öğrenebilirsin. Hatta süreç sonunda iyi dostluklara da imza atılabilir.
Sonuç olarak grup danışmanlığı sadece insanların bir araya gelip sorunlarını anlattığı bir ortam değildir. İnsanların birbirini dinlediği, anladığı, bazen birbirine destek olduğu ve birlikte değişmeye çalıştığı bir süreçtir. Herkesin hayatı birbirinden farklıdır ama hissettiğimiz bazı duygular düşündüğümüzden çok daha benzerdir. Belki de bir gün hiç tanımadığımız insanların yanına oturup kendi hikâyemizi anlatmak, o zamana kadar taşıdığımız bir yükü biraz olsun hafifletebilir. Bu yüzden grup danışmanlığı insanın hem kendine hem de başkalarına başka bir gözle bakmasını sağlayan, paylaşmanın ve anlaşılmanın iyileştirici gücünü gösteren önemli bir danışmanlık sürecidir.


