Cumartesi, Temmuz 25, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Normal İnsan Deneyimlerinin Patolojikleştirilmesi

Normal İnsan Deneyimlerinin Patolojikleştirilmesi Psikolojiye dair farkındalığın artması toplumsal ruh sağlığı için kuşkusuz büyük bir adım; ancak bu durum, normal insani deneyimler ile gerçek psikopatoloji arasındaki sınırın bulanıklaşmasına mı yol açıyor? Üzüldüğümüzde travma geçirdiğimizi, odaklanamadığımızda dikkat eksikliğimiz olduğunu düşünmek: Günümüz insanı gerçekten daha mı hasta, yoksa sadece hissettiği her olumsuz duyguyu patolojikleştirmeye mi meyilli? Son zamanlarda hepimiz çevremizde ‘’çocukluk travmamdan dolayı böyleymiş’’ ‘’benim dikkat eksikliğim var’’ ya da ‘’depresyondayım’’ cümlelerine çok fazla maruz kalmaya başladık.

Peki bunlar sadece günlük dile yerleşen basit söylemler olarak mı yer alıyor yoksa tanı oranları gerçekten arttı mı? Son yıllarda bilim ve teknolojinin gelişmesiyle yeni araştırmaların yapılması, toplumsal değişim ve farkındalıkla birlikte gerçekten de psikolojik tanı oranlarının arttığını görüyoruz (DSÖ’ye göre depresyon son 10 yılda %8.4 artmıştır) fakat bu artışın tek bir nedeni yok. Bu ‘’patolojikleştirme’’ olgusunun artış sebeplerinden biri insanların hastalıklara karşı farkındalığının artmasıyla alakalıdır.

Örneğin; eskiden insanlar tembel, hassas, dengesiz bazen de ‘deli’ olarak adlandırılabiliyordu ama aslında artan farkındalık sayesinde bu insanlar artık bu stigmatizasyondan sıyrılıp kendilerine yardım alabilecekleri sağlık kuruluşlarına başvurabiliyorlar. Aynı zamanda tanı sınıflandırma kitabı olan DSM’in ‘’bozukluk’’ tanımını genişletmesi (bazı patolojilerin spektrum olarak adlandırması, hafif dikkat dağınıklığının tanılanması..) gibi bazı faktörler de insanların ruh sağlığı hakkındaki farkındalık kazanmasına yol açıyor olabilir. Diğer yandan modern yaşamın doğası sürekli bizen dikkatli olmamızı, hızlı olmamızı, hatta rekabetçi olmamızı talep ediyor ama insan beyni henüz bu kadar yoğun uyarana evrimleşmiş değil bu yüzden bazı doğal tepkilerimiz bile yetersizlik gibi hissediliyor.

Toplumun yarattığı sistematik stresi birey zorunluluk olarak kendisine indirgediği için kaçınılmaz olarak patoloji ile karşılaşmış oluyor. Tüm bunların birikiminde modern insanın belirsizliğe olan tahammülsüzlüğü, kendimi kötü hissediyorum düşüncesi yerini ‘’demek ki bir şeyim var’’ düşüncesine yol açıyor. Oysa ki, yaşadığımız bazı duygular (yas süreci, hayal kırıklığı, kimlik krizi) bazen sadece insan olmanın ve sürecin bir parçasıdır.

Yukarıda bahsettiğim “Herkesin travması var” meselesine gelince, burada net bir şekilde kavramın anlamını yitirdiğinden bahsedebiliriz. Klinik anlamda travma; ölüm tehdidi, ciddi yaralanma, cinsel şiddeti gibi tehdit edici olayları doğrudan deneyimlemeyle ilişkiliyken gündelik kullanımda ‘’beni üzen her şey’’ olarak ele alınması bir yandan normal insan deneyiminin doğal zorlukların patolojize edilmesine yol açarken diğer yandan da kavramın içini boşaltıyor. Sonuç olarak, bazı deneyimler insani ve geçici zorlanmalardır, bazıları da riskli ve klinik düzeyde olmayan durumlardan oluşurken, bazıları ise ciddi müdahale gerektiren durumlardan oluşur.

En sağlıklı yaklaşım şimdilik her zorlanmayı patolojiye indirgemeden, ama gerçek psikopatolojiyi de inkâr etmeden ilerlemek olacaktır. İnsan olmak zaman zaman zorlanmak demektir; ama her zorlanma bir hastalık değildir.

Samet Ertuğrul
Samet Ertuğrul
Psikoloji lisans eğitimimi Doğuş Üniversitesi’nde tamamladım, Erasmus programıyla Universidad Loyola’da uluslararası deneyim kazandım. Eğitim sürecimde araştırma, klinik gözlem ve psikolojik değerlendirme alanlarında aktif rol aldım. Çocuklarla çalışarak dikkat ve bilişsel test uygulamaları gerçekleştirdim; vaka değerlendirme süreçlerine katıldım. Ayrıca TARDE bünyesinde deprem sahasında görev alarak travma ve afet ruh sağlığı alanında saha deneyimi kazandım. BDT, MOXO ve CNS Vital Signs eğitimlerine sahibim. Psikoloji alanında bilimsel ve uygulamalı çalışmalarla kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar