Başkasına Yüklenen Yapay Bozukluk Nedir?
-
DSM 5’de yer alan Kendine Yüklenen Yapay Bozukluk ve Başkasına Yüklenen Yapay Bozukluk, Yapay Bozukluk ana başlığı altında yer alan hastalıklardandır.
-
Kendine Yüklenen Yapay Bozukluk, 1951 yılında çeşitli hastaneleri dolaşıp hasta olduğuna ilişkin hikayeler uyduran bununla birlikte ihtiyaçları olmadığı halde kendilerine birçok sayıda cerrahi işlem yaptıran hastaları tanımlamak için Asher tarafından Baron Von Munchausen anısına ortaya konulmuştur.
-
Başkasına Yüklenen Yapay Bozukluk ise 1977 yılında Meadow tarafından tanımlanmış olup bir çocuk istismarı durumu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu bozukluğun tanısı uygulayıcıya ait olmakla beraber çocuğun bakım verenleri, çeşitli girişimler ile çocukta hastalık oluşturmakta ya da hastalık uydurmaktadır. Sonuç olarak çocuk gereksiz bir takım muayene ve incelemelere ya da çeşitli ilaçlara maruz kalarak üzerinde ciddi tıbbi zararlar oluşturulmaktadır.
-
Bu bozuklukta dikkat edilmesi gereken nokta, bir profesyonelin dikkatini çekerek (çoğu zaman çocuğun doktoru), profesyonel kişinin ilgi ve bakımını hastalık vasıtasıyla sağlamaktır.
Klinik Tablo
Hastalığa ilişkin semptomların taklit edilmesi (lab sonuçlarının değişimi, semptomların olduğu iddiası) veya semptomların oluşturulması (çocuğa fiziksel olarak zarar verme, ilaç verme, zehirleme, boğma) yolu ile gerçekleştirilen Başkasına Yüklenen Yapay Bozukluk Sendromu’nda, çocuğa ilaç verme ve boğma en sık karşılaşılan durumlardır. Bununla beraber alerjik deri lezyonları, döküntü, ateş, kusma, ishal, apne ve bilinç durumu değişikleri sık rapor edilen diğer semptomlardır. Bunlarla beraber semptomların klinik bir tabloya uymaması, sadece bakımveren yanındayken ortaya çıkması, çocuk bakımverenden ayrıldığında ise semptomların ortadan kalkması, tedavilerin yetersiz kalışı, birden fazla hastane yatışı da bu noktada konu altında değerlendirilmelidir.
Uygulayıcı Profili
-
Uygulayıcı konumunda olan kişi çoğu zaman çocuğun “anne”sidir.
-
Uygulayıcının tıbbi konular, hastalıklar ve tedaviler hakkındaki bilgi seviyesi oldukça fazladır.
-
Çoğunlukla uygulayıcı konumunda olan anneler, diğerleri tarafından çocuğuna karşı oldukça ilgili ve şefkatli bir ebeveyn olarak nitelendirilir. Fakat yalnız olduklarında çocuklarına karşı duyarsız ve ihmalkârlardır. Çocuklarında hastalık oluşturabilmek adına yaptıkları davranışlar son derece zarar verici ve sistematik şekilde ilerler.
-
Çocuklarına uygulanacak her türlü tıbbi işlem için izin verirler. Fakat sonuçlar istedikleri gibi gelmediğinde ya da taburcu olmalarına karar verildiğinde ters bir kişilik gösterirler.
-
İstismarcıdan kuşku duyulduğu sırada uygulayıcı hem kendisine hem çocuğuna karşı zarar verici davranışlar gösterebilir. İntihar veya çocuğunu öldürme bu noktada görülebilir.
Epidemiyoloji
Başkasına Yüklenen Yapay Bozukluk vakalarının yaygınlığı ile ilgili yapılan çalışmalar alanyazında sınırlı olmakla beraber 6 yaş altındaki çocukların daha fazla risk altında oldukları ve bakım verenleri tarafından daha fazla istismara uğradıkları belirtilmiştir. Oldukça ciddi ve ölümcül bir çocuk istismarı olan bu bozukluk üzerinde yapılan çalışmalar, ölüm oranı %6-10 arasında göstermiştir. Bu noktada çocuğun boğulması veya zehirlenmesi durumu da eklendiğinde ölüm oranı %33’e kadar yükselebilmektedir. Günümüze kadar yapılan çalışmalarda en çok bildirilen ölüm sebebi ise apne olmuştur.
Etiyoloji
-
Uygulayıcıların davranışlarının arkasındaki yapıyı anlamak ise oldukça güçtür. Bu noktada kişilik problemleri çoğunlukla bildirilse de gerçekleştirilen standart psikolojik testlerde normal kategorisindedirler. Narsistik ve Borderline yapı özellikle bu grupta yaygındır.
-
Uygulayıcıların çok büyük bir bölümünün (%75) geçmiş zamanda bedensel belirti bozukluğu tanısı aldıkları ve üçte birinin de kendilerinde yapay hastalık oluşturdukları belirtilmiştir.
-
Ek olarak psikodinamik yaklaşım çerçevesinde uygulayıcı rolündeki annelerin çocuklarında sahte hastalık oluşturma davranışlarını patolojik erken dönem çözümlenmemiş ebeveyn ilişkilerinin çıktısı olarak öne sürmektedir. Bu durum erken dönemde annenin ebeveyni ile yaşamış olduğu ihmal ve terk edilme durumlarına karşılık, kendisinin hastane çerçevesinde ilgili ve ideal ebeveyn olarak tanınma arzusu olarak açıklanabilmektedir.
Tanı
Başkasına Yüklenen Yapay Bozukluk tanısı düşünülmesi noktasında multidisipliner bir takımın (adli tıp uzmanı, pediatrist, hemşire, çocuk ruh sağlığı uzmanı, sosyal hizmet uzmanı, erişkin psikiyatristi) işbirliği sonucu tanı ortaya konur. Her vaka için detaylı bir araştırma ve değerlendirme yapılmalıdır. Tanının koyulması noktasında tanının atlanması kadar olduğundan fazla şekilde üzerinde durulması da ebeveyn ve çocuk açısından zarar verici olabilir.
Tanı Noktasında Yapılabilecek Bazı Testler
-
Ayırma Testi: Bakımverenin çocuktan yeterli uzunlukta uzaklaştırılması ile gerçekleştirilen bu testte çocuk üzerindeki belirtilerin ortadan kalkması ile tanı konulabilir.
-
Gizli Kamera Gözetimi: Tanı koyma konusunda oldukça yardımcı ve güvenilir bir yöntem olmakla beraber bazen uygulayıcının çocuk üzerindeki işlemleri gözlenen oda dışında yapılabilir ya da günler veya haftalar süresince uygulayıcı çocuk üzerinde işlem yapmayabilir bu nedenle her zaman tek başına yeterli olarak görülmemelidir.
Tedavi ve Prognoz
Uygulayıcı konumundaki kişilerin tedavisi oldukça zor olmakla beraber alanyazında kanıtlanmış bir tedavi yaklaşımı bulunmamaktadır. Bozukluğun relaps riski oldukça yüksek olarak bulgulanmıştır (%37). Bu bulgu, tedavinin düşük başarı oranını açıklayıcı niteliktedir. Bununla beraber literatürde son zamanlarda öneri bir tedavi yaklaşımı olan ACCEPTS; istismarcının davranışlarını kabul etmesi, baş etme becerileri geliştirmesi, empati kurması, ebeveynlik becerilerini güçlendirmesi, kontrol duygusunu sağlıklı biçimde yeniden kazanması ve sosyal destek sistemleri oluşturmasını hedefleyen bütüncül bir psikoterapi modeli olarak ele alınabilir.
Sonuç
Nadir ya da alışılmadık bir hastalık tablosuyla başvuran, yapılan tanısal değerlendirmelerde sonuç alınamayan veya standart tedavilere yanıt vermeyen vakalarda Başkasına Yüklenen Yapay Bozukluk olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuğun güvenliğini sağlamak ve daha fazla zarar görmesini engellemek amaçlı multidisipliner bir ekiple beraber çocuğun durumu çok boyutlu olarak değerlendirilmeli ve gerekli önlemler acilen alınmalıdır.
Kaynakça
-
Türkçüer, İ., Serinken, M., Sengül, C. ve Özen, M. (2010). Munchausen sendromu mu? Yoksa temaruz mu? Türkiye Acil Tıp Dergisi, 10(1), 38-40.
-
İnce, T. ve Yurdakök, K. (2014). Munchausen by proxy sendromu; Ağır bir çocuk istismarı formu. Türkiye Çocuk Hastalıkları Dergisi, 8(3), 165-170.
-
Tümer, A. R., Odabaşı, A. B., Özdemir, D. F., Mutlu, E. İ. ve Kaynak, A. D. (2016). Çocuk istismarının ağır bir türü: Bakım verenin yapay bozukluğuna (Munchausen by proxy sendromu) hukuki ve tıbbi bakış. Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, 581-608.


