Salı, Haziran 16, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

KIRIK KURABİYE SENDROMU: “BU KURABİYE KIRIK, TIPKI KALBİM GİBİ”

Çocuğunuzun neden ağladığını anlamakta zorlandığınız ya da “Bu kadar küçük bir şey için neden ağlıyor?” diye düşündüğünüz anlar yaşamış olabilirsiniz. Örneğin, okuldan eve dönen çocuğunuzun sizden bir kurabiye istediğini ve evde kalan son kurabiyenin kırıldığını gördüğünde bir anda ağlamaya başladığını düşünelim. Siz bu tepkinin nedenini anlamaya çalışırken, onun öfkesi ve gözyaşları giderek artabilir. İlk bakışta çocuğunuzun kırılmış bir kurabiye nedeniyle ağladığını düşünebilirsiniz; ancak bu tepkinin altında gün boyunca biriken stres ve ifade edilememiş duygular yatıyor olabilir.

Aletha J. Solter, çocukların görünürde küçük olaylar karşısında sergiledikleri yoğun duygusal tepkilerin çoğu zaman daha derin duygusal süreçlerle ilişkili olduğunu vurgulayarak bu durumu “Kırık Kurabiye Sendromu” kavramıyla açıklar. Biriken stres ve yoğun duyguların gün içerisinde yetişkinlere mantıksız görünen ağlamalarla kendini gösterdiği durumlar sıklıkla yaşanabilir. Çocuklar, kimi zaman bardağın rengini beğenmedikleri, oyuncaklarını bulamadıkları ya da meyvelerini farklı bir tabakta yemek istedikleri için ağlayabilirler. Bu durumları anlamsız ağlamalar olarak değerlendirmek yerine, çocukların ifade etmekte zorlandıkları duyguların bir yansıması olarak görmek gerekir. Çünkü çocuklar, konuşarak ifade edemedikleri streslerini ve ebeveynleri tarafından anlaşılma isteklerini ağlayarak gösterebilirler. Bu ağlamalar, birikmiş duyguların dışavurum sinyalleri olarak değerlendirilebilir. Bu sinyalleri fark edebilen ebeveynler, çocuklarıyla daha etkili bir iletişim kurma fırsatı yakalayabilirler.

Bu noktada, kırık bir kurabiyenin biriken stres ve duyguları nasıl tetikleyerek çocuğunuzun ağlamasına sebep olduğunu düşünebilirsiniz. Çocuğunuzun gün boyu içinde tuttuğu bu stresin, eve geldiğinde kırık bir kurabiye ile nasıl açığa çıktığını merak edebilirsiniz. Cevap oldukça basittir: güvenli alan. Aslında çocuğunuz, kurabiye kırık olduğu için değil, evde ve sizin yanınızda kendini güvende hissederek rahatladığı için ağlar ve yaşadığı gerginliğin sizin tarafınızdan fark edilmesini ister. Kelimelerle ifade edilemeyen stres, gözyaşlarıyla dışa vurulur. Bu, çocuğunuzun size “Bu kurabiye kırık, tıpkı kalbim gibi” deme şeklidir. Sizden beklentisi ise duygularını ifade edebilmesi için ona alan açmanızdır. Aletha J. Solter’a göre çocukların biriken streslerini ifade etmelerinin iki temel yolu vardır: konuşma ve gülme ya da ağlama. Bunların her ikisi de çocuklar için doğal ve sağlıklı ifade biçimleridir.

Çocuklar, ağlamak için güvenli alana ulaşmayı beklerken gün boyu yaşadıkları ve biriktirdikleri stresi erteleyebilirler. Bu nedenle, duygularını ağlayarak ifade ettiklerinde, dikkatlerini başka yöne çekmeye çalışmak ya da ağlamalarını engellemek yerine kendilerini ifade etmelerine izin vermek gerekir. Ağlamak, çocukların duygusal dünyasında biriken yükü hafifletmelerine ve yeniden denge kurmalarına yardımcı olan doğal bir süreç olarak değerlendirilebilir. Bu noktada ebeveynlerin rolü, çocukların duygularının varlığını kabul edebilmek ve onlara bu duyguları yaşayabilecekleri güvenli bir alan sunabilmektir. Çocukların yanlarında kalmak, duygularını adlandırmalarına destek olmak ve kendilerini güvende hissetmelerini sağlamak, sağlıklı duygusal gelişim açısından önemli bir yer tutar. Çünkü çocuklar, duygularının görülüp kabul edildiği bir ortamda kendilerini ifade etmeyi öğrenebilir ve zamanla kendi duygularını düzenleme becerisini geliştirebilirler. Bu süreçte, çocukların izin verdiği ölçüde yanlarında olmak ve sarılmak gibi fiziksel temaslarla destek sunmak da onların kendilerini güvende hissetmelerine katkı sağlayabilir. En temelde, duyguları kabul edilen çocuklar yalnızca rahatlamazlar; aynı zamanda duygularının anlaşılabilir ve yönetilebilir olduğunu da öğrenirler.

Betül Turan
Betül Turan
Betül Turan, Çocuk Gelişimi Bölümünden 3.81 ortalama ile Yüksek Onur Öğrencisi olarak mezun olduktan sonra alanında tezli yüksek lisansa başlamıştır. Marmara Üniversitesi'nde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamladığı ve Biruni Üniversitesi’nde Aile Danışmanlığı eğitimi aldığı bilinmektedir. Oyun Terapisi ve çocuk gelişimi alanına yönelik çeşitli eğitimler alarak kendisini ve yetki alanını geliştirmiştir. Anaokulu, özel eğitim, meslek lisesi ve hastanede staj yapan Betül Turan, 2024 yılında tez çalışmasını tamamlayarak yüksek lisanstan 4.00 ortalama ile mezun olmuş ve uzman ünvanı almıştır. Bir süredir çeşitli dergilerde yazarlık yapmakta, çocuk ve ailelere gelişimsel danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

1 Yorum

  1. Tebrik ecderim. Yazının konusu çok ilgimi çekti.
    Biz ebeynler sebepsiz ağlayan çocuğu, çoğu kez şımarıklık yada ilgi çekme davranışı olarak değerlendirip ilgilenmemyi tercih edip,
    psikolojik bir sorunu olduğunu düşünmezdik.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar