Pazar, Nisan 26, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

İlişkiler Neden Biter?

İnsanlar genellikle ilişkilerin bitiş nedenini son kavgalarında ararlar. Fakat aslında ilişkilerin bitişi çoğu zaman öncesinde biriken küçük kırılmaların, uzaklaşmaların, kırgınlıkların gölgesinde yaşanan psikolojik bir süreçtir. Dolayısıyla ‘’Aslında küçük bir kavgaydı ne oldu da ayrılığa kadar geldik ben de anlayamadım.’’ gibi cümlelerin kurulduğu kavgaları ve öncesini detaylı incelendiğinde bize çok büyük ipuçları verirler. Bu gibi ayrılıklar göz ardı edilen bazı dinamiklerin görünür hale gelmesiyle ortaya ayrılık sonucu çıkar. Peki ilişkileri gerçekten ne bitirir?

Mahşerin Dört Atlısı ve İletişim Hataları

Çift ilişkileri üzerine uzun yıllar çalışan Psikolog Gottman, dört temel iletişim şeklinin duygusal bağa büyük zarar verdiğini iddia eder ve bunlara ‘Mahşerin Dört Atlısı’ benzetmesini yapar. Bu dört atlı eleştiri, savunma, aşağılama ve duvar örmedir (Gottman, 1994). Bu konsept içerisinde eleştiri partnerin davranışından ziyade karakterini ele alan ‘’Sen her işi eksik yaparsın!’’ ya da ‘’Sen hiçbir zaman dürüst olmazsın!’’ gibi aslında pek de çözüme kapı aralamayan söylemler olarak nitelendirilir. Eleştiriler devam ettikçe çok şaşırtıcı olmayan bir tablo ile karşımıza savunma çıkar. Bir süre sonra eleştirilerin aldığı cevaplar ‘’Bana öyle yapmamı sen söylemiştin, senin hatan!’’ minvalinde çözüm odaklı olmayan cümlelere aslında daha da çözüm odaklı olmayan cevaplar ekler. Gottman’a göre bu dört atlının en tehlikelisi aşağılamadır. Aşağılama yalnızca sözlerle değil göz devirme, iğneleme, dalga geçer şekilde gülme gibi de görülebilir. Üstelik aşağılama artık yalnızca çözülmeyen kavgaların değil ilişkide bitmekte olan saygının da göstergesi olabilir. ‘’Senin gibi birine katlanıyorum daha ne yapabilirim!’’ ile başlayan cümleler aşağılamanın habercisi olabilirler. Son noktaya gelindiğinde ise kişilerin çoğunlukla kendini yaşananlardan korumak amacıyla duvar örme davranışları gözlemlenir. Artık arada olumsuzlukların, kızgınlık ve kırgınlıkların olduğu bir ilişki dahi yoktur çünkü iletişim tamamen sona ermiştir.

İlişkinin İhmali ve Çatışma Yönetimi

Bütün bunlara ek olarak deneyimlerime odaklandığımda ilişkilerin bitişinde rol alan en etkin sebeplerden birinin ilişkinin ihmali olduğunu gözlemliyorum. İlişkiler yaşayan sistemlerdir dolayısıyla farkındalık ve bilinç isterler. İlişki içerisinde sağlanan bakım, ‘kendiliğinden yürür’ inancını bir kenara bırakıp bağ kurma ve sağlamlaştırma üzerine çalışılması iletişimi kökten değiştiren farkındalıklar olacaktır. Bunların yanı sıra çatışma yönetimi de ilişkilerin sağlamlığı adına edinilmesi önemli bir beceridir. Sağlıklı tartışmalar iletişiminize uzun vadede fayda sağlayabilecekken devamlı kavgalar için aynısını söylemek pek mümkün değildir. Tarafların tartışırken birbirini dinlemeye ve daha önemlisi anlamaya olan gönüllülüğü ilişkinin kalitesini doğrudan etkiler. ‘’Sen niye aynı şeyi yüzüncü kez tekrar ediyorsun, bunu dinlemekten bıktım!’’ cümlesiyle ‘’Aynı şeyi çokça kez söyledin. Hala bu ihtiyacı duyduğuna göre çözemediğimiz bir şey var demektir. Bunu daha detaylı konuşalım mı?’’ cümlesi arasındaki fark ilişkide hissedilir düzeyde ayrışma yaratır.

Duygusal Bağ ve Olumlu Etkileşim Oranı

Son olarak duygusal bağ azımsanamaz bir öneme sahiptir. Görülmeme hissi, duygusal temas eksikliği, durağanlaşma gibi durumlar duygusal bağın sarsıldığına ve onarılması gerektiğine işaret ediyor olabilir. İlişkilerin sürdürülebilirliği açısından yalnızca olumsuz etkileşimlerin sayısını ve sıklığını değerlendirmek yeterli olmayabilir. Bunun yanı sıra olumlu iletişimlerin de sıklığı önemlidir. Yine Gottman’ın araştırmaları uzun süreli ve tatmin edici ilişkilerde olumlu iletişimin olumsuz iletişimlere göre belirgin biçimde fazla olduğunu göstermektedir ve bu oranı yaklaşık olarak beşe bir olarak ifade etmektedir (Gottman, 1999). Bu oranda beş olumlu iletişimden sonra yaşanan olumsuz iletişim arada bir duygusal tampon olduğundan dolayı ilişkinin iyiye gidişini bozmayacaktır. Burada bahsedilen olumlu iletişim takdir, teşekkür, ilgi, şefkat, gülmek, dinlemek, desteklemek kadar hayata ve ilişkiye entegre edilebilir maddelerden oluşur.

Farkındalık ve Terapi Desteği

Özetlemek gerekirse ilişkilerin bitişi bazen çok sesli bazen ise sessiz şekilde ilerleyen bir süreçtir. Bu noktada ilişkilerin bitişini anlamaya çalışırken yalnızca yaşanılan son olaya odaklanmak çoğu zaman yeterli değildir. Bu kritik süreçte farkındalık eşittir bir şans daha gibi bir denklem olduğunu söylemek mümkündür. Farkındalığın ardından ilişkisini sürdürmek ya da sonlandıracaklarsa bile bunu sağlıklı ve kendinden emin olarak yapmak isteyen çiftler için çift terapisi önemli bir destek alanı olabilir. Bu süreç tarafların birbirlerini daha iyi anlamalarına, iletişim biçimlerini fark etmelerine, ilişkide tekrar eden örüntüleri görmelerine ve ihtimallerini sayamayacağım birçok farkındalığın edinilmesine yardımcı olabilir. Bazı durumlarda ilişkiyi onarmaya alan açarken bazı durumlarda ise ayrılık sürecinin daha saygılı ve dengeli ilerlemesine destek olabilir. Çift olarak başvurunun herhangi bir sebepten mümkün olmadığı durumlarda ise bireysel terapi, kişinin kendi ihtiyaçlarını, sınırlarını ve duygularını daha net görmesi ve ifade etmesine destek olarak zorlu süreçlerin daha sağlıklı yönetilmesine yardımcı olacaktır.

Kaynakça

Gottman, J. M. (1994). Why marriages succeed or fail: What you can learn from the breakthrough research to make your marriage last. Simon & Schuster.

Gottman, J. M. (1999). The marriage clinic: A scientifically based marital therapy. W. W. Norton.

Ceren Ecem Kılıç
Ceren Ecem Kılıç
Psikolojik Danışman ve Psikolog Ceren Kılıç, ergen, genç yetişkin ve yetişkinlerle bireysel terapi süreçleri yürütmektedir. Psikoloji ve PDR alanlarındaki çift lisans eğitimiyle, bilişsel davranışçı terapi temelli olmak üzere eklektik bir yaklaşımı benimser. Çalıştığı gruplarla uyumlu içerikler üretmeye ve psikolojik bilgiyi dijital mecralarda ulaşılabilir kılmaya özen göstermektedir. Yazılarında sıklıkla çalıştığı yaş gruplarında gözlemlediği ihtiyaçlara öncelik verme hedefindedir. Dezavantajlı grupları odağına alan gönüllü projelerde aktif rol alarak, sosyal sorumluluğu mesleki yolculuğunun temel taşlarından biri olarak konumlandırır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar