Giriş
Günümüzde birçok kişinin de yaşadığı duyguları düzenlemekte zorlanma, yoğun terk edilme korkusu, aniden meydana gelen duygu değişimleri, boşluk hissi ve değersizlik hissiyle meydana gelen BKB psikolojik, çocukluk şemaları, genetik yatkınlık ve sosyal faktörlere bağlıdır. İlişkilerde ‘zor kişi’ olarak nitelendirilen bireylerde görülmesi yüksektir. Biyolojik açıdan yoğun duygular, geç sakinleşme, aşırı tepkisellik görülür. Sosyal açıdan dağınık arkadaşlıklar ve bağlanma problemleri yaşar. Toplumsal olarak da yanlış anlaşılan borderline dışarıdan manipülatif, dramatik ve dengesiz olan birey gibi yorumlanabilir. Aslında çoğu zaman geçmişten gelen sorunlu aile modelleri veya geçmiş ilişkilerde yaşanan toksik, sorunlu ve istikrarsız ilişkilerden de kaynaklanır. Özellikle bu kişilik bozukluğunda bakım veren kişi tarafından terk edilme öyküsü sık seyreder. Bu makalede borderline (sınırda) kişilik bozukluğu ve terk edilme şemasıyla bağlantısı anlatılacaktır.
Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir?
DSM-5’e göre Borderline Kişilik Bozukluğu (BKB), erken yetişkinlik döneminde başlayan ve çeşitli bağlamlarda görülen, kişilerarası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımda yaygın bir dengesizlik ile birlikte belirgin dürtüsellik örüntüsü olarak tanımlanır. Yani bireyin sınırda duygular yaşaması özellikle romantik ilişkilerine de yansır. Örneğin bir gün partnerine karşı çok olumlu davranırken, ertesi gün olumsuz bir durum olduğunda da partnerine dünyayı zehir edebilir. Böyle zamanlarda kaygılı bağlanma ve terk edilme korkusu eşlik eder. Yüksek tepkiler vermesi her an bırakılacağını düşünmesi endişe yaratır. Sadece romantik değil arkadaşlık ilişkilerinde de arkadaşı ‘’müsait değilim, bugün seninle buluşamayacağım’’ dediğinde bile ‘benimle artık görüşmek istemiyor, beni önemsemiyor, arkadaşlığımız bitecek’ diye düşünebilir ve kaygıları artar.
Borderline Kişilik Bozukluğu ve Terk Edilme Korkusuyla Bağlantısı
BKB olan birey partnerinin en küçük mesafeli davranmasını bile ‘’beni istemiyor, benden soğudu, mesajlarıma geç cevap veriyor’’ diye hemen terk edilme korkusu tetiklenebilir. Bu durum çoğunlukla çocukluğuyla bağlantılıdır. Annenin çocuğa tutumu, bakıcı veya bakım veren aile bireylerinin çocuğa karşı davranışları veya ihmalkâr olmaları özellikle de küçük yaşta anne veya babanın aileyi (çocuğu terk etmesi) bu gibi sorunlar bireyin gelecek ilişkilerini etkiler. Bunun beraberinde güvensizlik, karşı tarafı kontrol etme isteği, öfke patlamaları, intihar teşebbüsleri gösterir. Partnerini annesinin yerine koyarak onu terk etmemesi için davranışlar (olumlu, yapmacık veya yapışkan) sergileyebilir bu da karşı tarafta soğuma, kaçınma, BKB bireyin duygularını anlamayı zorlaştırabilir.
Borderline bireylerde aslında terk edilme korkusu yalnızca ilişkinin bitme kaygısı değil, kendinin de dağılacağını ve kimliğinin bozulacağı düşüncesinden de gelmektedir. Bu yüzden aşırı duyarlı olması sadece manipülasyon değil, duygularını düzenlemek için de kullanır. Duygu düzenleme açısından değerlendirildiğinde çocukluktan gelen duygusal kırılgan bireylerdir. Duygularını hassas ve yoğun olarak yaşarlar. O yüzden terk edilme ihtimali söz konusu olduğunda aşırı tepkiler, öfke kontrolsüzlüğü ve kendine ve çevreye zarar verici hareketlerde bulunması söz konusudur. Borderline bozukluk genetikten ve özellikle ailede de BKB olduğunda risk artabilir. Ancak çevresel faktörlerde etkilidir. Terk edilme korkusuyla bağdaştırdığımızda duygusal hassasiyet, dürtüsellik, yüksek duyarlılık, bireyin reddedilmeye duyarlı olması, olayları abartılı anlamlandırması ve ayrılık durumlarına aşırı tepkiler vermesine zemin hazırlayabilir. Aslında direkt olarak genetikten kaynaklı bir terk edilme korkusu oluşmaz. Çocuklukta olan kırılganlık, bağlanma problemleri, ihmal ve çocuğu görmezden gelmek yetişkinlikte terk edilme şemasıyla gelişebilir.
Borderline ve Terk Edilme Korkusuna Bağlı Belirtiler
-
Küçük olayları büyütme
-
Mesafeli davranışları tehdit olarak algılama
-
Birini çok kısa sürede gözünde büyütme veya aşağıya çekme
-
Sürekli ilişkilerini değerlendirme ve test etme
-
Yoğun duygu durum dalgalanmaları
-
Kendini veya karşı tarafı suçlayıcı sözler veya davranışlar
-
Duygu boşluğu yaşama
-
Anksiyete problemleri
-
Riskli cinsel hayat
-
Madde kullanımı
-
İntihar düşüncesi veya uygulama
-
Reddedilme korkusu
-
Sık değişen kararlar ve duygular
Sonuç
Borderline Kişilik Bozukluğu’nda görülen aşırı tepkiler, dürtüler, duygu dalgalanmaları gibi belirtiler yalnızca istikrarsızlıkla açıklanacak bir durum değildir. Terk edilme korkusunun sebepleri genetik yatkınlık, çocukluk travmaları, kişilerarası ilişkileri, benlik saygısı, tutarsız ve kaygılı bağlanma, sosyal çevre ve psikolojik etkenlerle açıklanabilir. Dolayısıyla görülen birçok belirtiler duygularını düzenlemek için bilinçli ve bilinçsiz yaptıklarıdır. Özellikle ‘anne’ kavramı bu bozuklukta önemli etkendir. Bu gelecek ilişkilerini ve yaşantısını ‘terk edilmemek’ için yapılan manipülasyonlar kadar basit açıklanamaz. Altta yatan duygusal kırılganlığın dışa vurulmuş halidir. Bu nedenle savunma mekanizmaları kişinin kendi kimlik karmaşasıyla ilişkilidir. Bilişsel, duygusal ve davranışsal düzeyde olan belirtiler ile açıklanabilir. Etiketlemeler yapmak yerine, yargılamadan bütüncül ve anlayıcı açıyla yaklaşmak gerekir.


