Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Birlikte Oynayan Birlikte Büyür: Çocuğun Dünyasında Ebeveynle Oyunun Gücü

Oyun çocuğun ruhsal dünyasına açılan kapı…

Günlük hayatın yoğun temposu içinde çocuklarla geçirilen kaliteli zamanın değeri her zamankinden daha belirgin hâle geliyor. Bu kaliteli zamanın en güçlü araçlarından biri ise oyundur. Çünkü oyun, çocukların yalnızca eğlendiği bir etkinlik değil; aynı zamanda dünyayı keşfetme, duygularını düzenleme ve ilişkiler kurma biçimidir (Ginsburg, 2007; Russ, 2016).

Bu yolculukta çocuğun yanında iç dünyasına davet edebileceği, duygularını paylaşabileceği, oynarken öğreneceği değil de eğleneceği bir yetişkinin varlığı çocuk için bulunmaz bir nimettir. Böylesine bir eşlik olduğunda çocuk duygularını oyununa da yansıtma fırsatı bulur (Landreth, 2012).

Yetişkinler de Oyun Oynar

Sizce oyunun yaşı var mı? Aslında biz yetişkinler de günlük hayatımızda oyun oynuyoruz. Islık çalmak, dans etmek, yakın bir arkadaş grubuyla dakikalarca gülmek, seyahat etmek, hobilerle ilgilenmek… Bunların hepsi çocukken oyun oynarken hissettiğimiz duyguların birer yansımasıdır.

Oyun oynamanın biz yetişkinlerin de sosyal ve duygusal sağlığı için ne kadar önemli olduğunu sık sık hatırlamamız gerekir (Brown & Vaughan, 2009; Yogman et al., 2018).

Oyun, Çocuğun Dili ve Dünyayı Anlama Biçimidir

Çocuklar duygularını yetişkinler gibi kelimelerle ifade edemezler; onlar için oyun bir tür “konuşma” biçimidir (Axline, 1947; Landreth, 2012). Oyunda seçtikleri figürler, kurdukları hikâyeler ve yaptıkları tekrarlar, iç dünyalarına açılan kapılardır.

Ebeveyn bu oyuna dahil olduğunda:

  • Çocuğun dünyasına saygı duyduğunu gösterir,

  • Onun ne hissettiğini daha iyi anlamaya başlar,

  • Bağ kurmanın en doğal yolunu yakalar (Schaefer & Drewes, 2014).

Ebeveynle Oynanan Oyun Çocuğa Güven Verir

Oyun çocuğun güven oluşturmasını, kendini mutlu, sevilen ve güvende hissetmesini sağlar (Bowlby, 1988). Bir ebeveyn oyun sırasında çocuğun temposuna uyduğunda çocuk “Ben önemseniyorum, beni duyuyorlar” mesajını içselleştirir (Siegel & Bryson, 2012).

Bu his:

  • Çocuğun özgüvenini artırır,

  • Güvenli bağlanmayı destekler,

  • Aile içi iletişimi güçlendirir (Ashiabi, 2007).

Birlikte oynayacağınız basit bir araba oyunu bile çocuğun “Anneme/babama göre ben değerliyim” düşüncesini besleyebilir.

Duygusal Düzenleme Becerilerini Güçlendirir

Ebeveynle oyun oynamak, çocuğun duygularını tanıma ve yönetme becerilerini geliştirir. Örneğin:

  • Kaybedilen bir oyundaki hayal kırıklığı,

  • Sırasını beklerken yaşanan sabırsızlık,

  • Birlikte kurulan kule yıkıldığında hissedilen öfke…

Hepsi ebeveyn eşliğinde güvenli bir şekilde deneyimlenir ve düzenlenir (Denham et al., 2003; Hirsh-Pasek et al., 2009). Bu, çocuğun gerçek hayatta karşılaşabileceği stresler karşısında daha dayanıklı olmasını sağlar.

Yaratıcılığı ve Problem Çözme Becerilerini Destekler

Oyun çocuğa deneme yanılma yoluyla doğruyu bulmayı, başladığı işi bitirmeyi ve bir şey başarmak için çaba gerektiğini öğretir (Vygotsky, 1978; Piaget, 1962). Kurallara uyma, yardımlaşma ve paylaşma becerileri de oyunun sosyal gelişime katkıları arasındadır.

Ebeveyn ile birlikte oynanan role-play oyunları, hikâye canlandırmaları, kutu oyunları ve açık uçlu materyaller çocuğun hayal gücünü sınırsızca besler. Ebeveynin oyuna katılmasıyla:

  • Çocuğun fikirleri zenginleşir,

  • Yeni bakış açıları kazanılır,

  • Eleştirel ve yaratıcı düşünme becerileri gelişir (Ginsburg, 2007).

Günde 15 Dakika Bile Yeter

Ebeveynlerin en büyük kaygılarından biri de zaman bulamamaktır. Oysa çocukla oyunun etkili olması için saatlerce oynamaya gerek yoktur. Araştırmalar, günde sadece 15–20 dakika boyunca çocuğun seçtiği oyuna ebeveynin katılımının bile ebeveyn-çocuk ilişkisini güçlendirdiğini göstermektedir (Guerney, 1964; Landreth, 2012).

Burada önemli olan, süreden ziyade ebeveynin çocuğun dünyasına açık bir kalple eşlik edebilmesidir.

Öğretmek Değil Eşlik Etmek

Bazen anne ya da baba çocuğu ile nasıl oynayacağını bilemez veya oyunda aslında yönlendiren konumundadır. Gerçek oyun, öğretmek değil eşlik etmektir (Axline, 1947).

Bu, çocuğun liderliğini takip etmek, müdahale etmemek ve sadece var olmaktır. Landreth (2012), ebeveynin oyunda “öğretici” rolünden çıkıp “eşlik eden” rolüne geçtiğinde, çocukta özgüven ve bağımsızlık duygusunun arttığını vurgular.

Ebeveynle kurulan bu tür bir ilişki, yalnızca oyun süresinde değil, genel ebeveyn-çocuk ilişkisinde de derin bir güven ve bağ hissi yaratır (Siegel & Bryson, 2012).

Oyun, Çocuğa Verilebilecek En Değerli Hediyedir

Ebeveynle oyun, yalnızca vakit geçirmenin bir yolu değil; çocuğun duygusal, sosyal ve zihinsel gelişimini besleyen güçlü bir yatırımdır (Yogman et al., 2018). Birlikte oynadığınız her an, çocuğun hafızasında “sevildiğim anlar” olarak yer eder.

Ebeveyn-çocuk ilişkisi içerisinde oyuncu yanınızın hep canlı kalması ve çocuğunuza görünür olması dileğiyle…

Kaynakça

Ashiabi, G. S. (2007). Play in the preschool classroom: Its socioemotional significance and the teacher’s role in play. Early Childhood Education Journal, 35(2), 199–207. https://doi.org/10.1007/s10643-007-0165-8 Axline, V. M. (1947). Play therapy: The inner dynamics of childhood. Houghton Mifflin. Bowlby, J. (1988). A secure base: Parent-child attachment and healthy human development. Basic Books. Brown, S., & Vaughan, C. (2009). Play: How it shapes the brain, opens the imagination, and invigorates the soul. Avery. Denham, S. A., Blair, K. A., DeMulder, E., Levitas, J., Sawyer, K., Auerbach–Major, S., & Queenan, P. (2003). Preschool emotional competence: Pathway to social competence? Child Development, 74(1), 238–256. https://doi.org/10.1111/1467-8624.00533 Ginsburg, K. R. (2007). The importance of play in promoting healthy child development and maintaining strong parent-child bonds. Pediatrics, 119(1), 182–191. https://doi.org/10.1542/peds.2006-2697 Guerney, B. (1964). Filial therapy: Description and rationale. Journal of Consulting Psychology, 28(4), 304–310. https://doi.org/10.1037/h0041167 Hirsh-Pasek, K., Golinkoff, R. M., Berk, L. E., & Singer, D. G. (2009). A mandate for playful learning in preschool: Presenting the evidence. Oxford University Press. Landreth, G. L. (2012). Play therapy: The art of the relationship (3rd ed.). Routledge. Piaget, J. (1962). Play, dreams, and imitation in childhood. Norton. Russ, S. W. (2016). Pretend play in childhood: Foundation of adult creativity. American Psychological Association. https://doi.org/10.1037/14934-000 Schaefer, C. E., & Drewes, A. A. (Eds.). (2014). The therapeutic powers of play: 20 core agents of change (2nd ed.). Wiley. Siegel, D. J., & Bryson, T. P. (2012). The whole-brain child: 12 revolutionary strategies to nurture your child’s developing mind. Delacorte Press. Vygotsky, L. S. (1978). Mind in society: The development of higher psychological processes. Harvard University Press. Yogman, M., Garner, A., Hutchinson, J., Hirsh-Pasek, K., & Golinkoff, R. M. (2018). The power of play: A pediatric role in enhancing development in young children. Pediatrics, 142(3), e20182058. https://doi.org/10.1542/peds.2018-2058

melis aytekin
melis aytekin
Melis Aytekin, lisans eğitimini ODTÜ, yüksek lisans eğitimini İstanbul Kent Üniversitesi’nde onur derecesi ile tamamlamıştır. Aynı zamanda EABCT terapistidir. Çeşitli psikoterapi derneklerinden eğitimlerini ve süpervizyonlarını tamamlamıştır. Klinik psikolog olarak, kurucusu olduğu danışmanlık merkezinde BDT ve şema terapi odaklı çalışmalarını sürdürmektedir. Psikoloji alanında araştırmaya ve kendini geliştirmeye oldukça önem vermekte olup, eğitim ve konferanslara aktif olarak katılmaktadır. Temel amacı akademik bilgisini ve klinik deneyimini bireylerin ruh sağlığını destekleyecek şekilde, psikoloji alanına katkıda bulunmaktır. Bu anlayışla, makaleler yayınlayıp seminerler düzenlemektedir. Yazılarıyla psikolojik bilgiyi ve farkındalığı sade, bilimsel ve anlaşılır şekilde daha geniş bir kitlelere ulaştırmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar