Pazartesi, Temmuz 20, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Uyku Her Şeyin İlacı mıdır? Sirkadiyen Ritim ve Ruh Sağlığı

Sirkadiyen ritim, canlıların içinde yer alan, ışığa göre saatini ayarlayan görünmez bir saat gibidir. Sirkadiyen kelimesi (eng: circadian), canlılardaki 24 saatlik bir süreci tanımlamak için kullanılır (Clevelandclinic, 2024). Aslında kelime anlamıyla “24 saatlik rutin” demektir (Cambridge, n.d.). Bu rutinin merkezindeki kural, “aydınlık” ve “karanlık”tır. Beynimizdeki “ana saat” (hipotalamusta bulunan suprakiazmatik çekirdek (SCN)) bu iki döngüyü sürekli takip eder ve vücudumuzu gün ışığına göre senkronize eder (Walker et al., 2020).

Bu ışık kaynağı sadece doğal ışık kaynağı olan Güneş olmak zorunda değil; ev ve iş yerlerindeki lambalar, sokak lambaları, televizyon, bilgisayar ekranları, e-kitap okuyucular, akıllı telefonlar ve tabletler de bu duruma dahildir (Walker et al., 2020).

Peki, bu içsel saat bozulduğunda sadece uykumuz mu etkileniyor, yoksa ruh hâlimiz de bu döngüye bağlı mı?

Uykusuzluk mu, Yoksa Işığın Kendisi mi?
Modumuz düşük olduğunda genellikle hepimiz aynı cümleyi kurarız: “Enerjim düşük, çünkü iyi uyuyamadım.” Duygu durumundaki dalgalanmaları neredeyse otomatik olarak uyku kalitesine bağlarız. Gece vardiyasında çalışan kişilerde bu bağlantı daha da belirgin görünür. Gece vardiyasında çalışan bireylerde, gündüz vardiyasındakilere kıyasla çeşitli kanser türlerinde, kardiyovasküler ve metabolik bozukluklarda, davranışsal ve psikiyatrik rahatsızlıklarda artış gözlemlenmiştir. Araştırmalar, duygu durum bozuklukları ile sirkadiyen ritim arasında iki yönlü bir ilişki olduğunu göstermektedir (Walker et al., 2020).

Fakat araştırmacılar bu noktada beklenmedik bir soru sormuş: Ruh hâlimizi bozan gerçekten uykusuzluk mu, yoksa ışığın kendisi mi (Walker et al., 2020)?

Bunu test etmek için gece aktif olan hayvanlar üzerinde bir deney kurgulanmış. Bu hayvanlar geceleri ışığa maruz bırakıldığında, sirkadiyen ritimleri bozulmasına rağmen uyku düzenleri ve uyku kaliteleri bozulmadan kalmış. Buna rağmen, bu hayvanlarda depresif davranışlar ortaya çıkmış. Bu bulgu sonucunda şu çarpıcı sonuca varıyoruz: uyku bozukluğu tek başına yeterli bir açıklama değil. Demek ki gece ışığına maruz kalmak, uyku düzeninden bağımsız olarak, beyindeki ruh hâlini düzenleyen devreleri doğrudan etkileyebiliyor.

Duygu durum bozuklukları genellikle uyku ve kortizol salgısı gibi sirkadiyen tepkilerin bozulmasıyla ilişkilendirilir. Ancak jet lag, gece vardiyasında çalışmak veya gece yapay ışığa maruz kalmak da benzer bir bozulmaya yol açabilir ve zaten duygu durum bozukluğuna yatkın olan bireylerde semptomları tetikleyebilir (Walker et al., 2020).

Majör Depresif Bozuklukta Saatin İzleri
Sirkadiyen ritmin en çok araştırıldığı alanlardan biri majör depresif bozukluktur (MDB). Depresyon hastalarında sirkadiyen ritim bozulduğunda; uyku, hormon (melatonin, kortizol) ve vücut ısısı ritimlerinde de bozulmalar görülmektedir. Vardiyalı çalışanlarda depresyon riskinin %40 daha yüksek olduğu belirtilmektedir. Bunun nörobiyolojik bir zemini de vardır: duyguyla ilişkili limbik beyin bölgeleri, monoamin nörotransmiterleri ve hipotalamus-hipofiz-adrenal ekseni (HPA), hepsi sirkadiyen düzenleme altında çalışmaktadır. Dolayısıyla sirkadiyen ritmin yaygın biçimde bozulmasının duygu durum bozukluklarının yaygınlığına katkıda bulunması aslında oldukça beklenen bir sonuçtur.

Bu bağlantının izlerini birkaç farklı yerde görebiliyoruz:

  • Depresyon hastalarının semptomları gün boyunca sabit kalmamaktadır. Özellikle sabah saatlerinde semptomların daha şiddetli olması, hastalığın biyolojik saatle bağlantılı olduğunun bir işareti olarak yorumlanmaktadır.
  • Hastalığın şiddeti, vücudun içsel saatinin dış dünyayla ne kadar “uyumsuz” olduğuyla doğrudan bağlantılı görünmektedir.
  • En başarılı depresyon tedavilerinin (parlak ışık terapisi, ilaç tedavisi, uyku düzenleme yöntemleri, vb.) ortak noktası, hepsinin vücudun biyolojik saatini yeniden düzenlemesi ya da fazını ilerletmesidir (Walker et al., 2020).

Burada bir parantez açmak gerekiyor: tüm majör depresyonu sirkadiyen ritme indirgemek, bozukluğun çok katmanlı doğasını göz ardı etmek anlamına gelir. Kişinin büyüdüğü sosyoekonomik çevre, düşünce yapısı, genetik yatkınlığı ve beyin kimyası gibi temel etmenler bu tabloda hâlâ merkezde durmaktadır. Sirkadiyen ritim, resmin tamamı değil ama önemli bir parçasıdır.

Anksiyete: Netleşmemiş Bir Bağlantı
Anksiyete söz konusu olduğunda tablo biraz daha bulanık. Vardiyalı çalışma ya da jet lag gibi durumların kaygıya yol açtığı gözlemlenmektedir ama araştırmacılar bu kaygının doğrudan sirkadiyen ritim bozukluğundan mı, yoksa bu bozukluğun beraberinde getirdiği uyku sorunlarından mı kaynaklandığını tam olarak ayırt edememektedir. Bazı çalışmalarda uyku düzeni bozulduğunda kaygı artarken, bazı durumlarda gece vardiyasına geçiş kaygı düzeyini hiç etkilememektedir. Yani burada kesin bir nedensellik kurmak için henüz erken (Walker et al., 2020).

Bipolar Bozukluk: Hem Belirteç Hem Etken
Bipolar bozuklukta sirkadiyen ritmin iki ana rolü var gibi görünmektedir. Araştırmacılar bu ritmin hem hastalığın gidişatını gösteren bir “belirteç” hem de atakları tetikleyen bir “etken” olabileceğini düşünmektedir. Uykusuzluk ya da saat dilimi değişimi gibi ritim bozucu etkenler, manik veya depresif atakları tetikleyebilmektedir (Walker et al., 2020).

Bütünsel Bir Bakış
Sirkadiyen ritim araştırmaları bize şunu göstermektedir: ruh hâlimiz, sandığımızdan çok daha fazla ışığa, saate ve düzene bağlıdır. Ama bu bağlantı, “iyi uyu, iyileş” gibi basit bir formüle indirgenemeyecek kadar karmaşıktır. Gece aktif hayvanlardaki bulgular, meselenin sadece uyku miktarı olmadığını; ışığın kendisinin de beyindeki duygu devrelerine doğrudan müdahale ettiğini göstermektedir. Depresyon, anksiyete ve bipolar bozuklukta bu ritmin izleri farklı netlikte görünmektedir. Depresyonda güçlü ve tutarlı, anksiyetede hâlâ tartışmalı, bipolarda ise hem sebep hem sonuç olarak iç içe geçmiş durumdadır (Walker et al., 2020).

Yine de unutmamak gerekiyor: sirkadiyen ritim, mental bozuklukların tek ve ana sebebi olmamak yerine sadece bir parçası olabilir. Uyku her şeyin ilacı değil ama görünen o ki, göz ardı edilemeyecek kadar da merkezi bir meseledir.

Kaynakça

  • Kaynakça:
  • Clinic, C. (2024). Circadian rhythm: What it is, how it works & what affects it. Circadian Rhythm. https://my.clevelandclinic.org/health/articles/circadian-rhythm
  • Dictionary, C. (n.d.). Circadian | English meaning – cambridge dictionary. Circadian. https://dictionary.cambridge.org/dictionary/english/circadian
  • Walker II, W. H., Walton, J. C., DeVries A. C., & Nelson R. J. (2020). Circadian rhythm
  • disruption and mental health. Trabslational Psychiatry, 10:28.
  • https://doi.org/10.1038/s41398-020-0694-0
Gizem Gunday
Gizem Gunday
Gizem Günday, Saint Benoît Fransız Lisesi mezunudur. Lisans eğitimine Özyeğin Üniversitesi psikoloji bölümünde başlamış ve İsviçre Cenevre Üniversitesi'nde devam etmiştir. Lisans eğitimi süresince İstanbul ve Cenevre'de araştırma projelerinde yer almış, klinik psikoloji stajı yapmış ve çeşitli gönüllü projelerde görev almıştır. Hâlihazırda eğitimine Fransa'da devam etmeyi planlamaktadır. Nöropsikoloji alanına, özellikle çocuk ve ergenlerdeki nörogelişimsel bozukluklar üzerine çalışmaya ilgi duymakta ve bu alanda uzmanlaşmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar