Cuma, Nisan 10, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Travmalardan Sonra İyileşme Süreci

Travmatik yaşantılar bireylerin psikolojik, duygusal ve sosyal işlevselliklerini etkileyebilmektedir. 17 Ağustos, 6 Şubat depremleri gibi toplumsal travmalar bireylerin, travmadan sonraki hayatına adapte olmasını oldukça zorlayabilir. Depremler, seller, savaşlar, vs. insan hayatını tehlikeye atan durumlar sadece basın yoluyla izlense dahi ciddi travmalara neden olabilmektedir. Travmaların psikolojik etkilerine baktığımızda; bilişsel etkiler: dikkat dağınıklığı, olumsuz otomatik düşünceler ve geleceğe dair umutsuzluk. Duygusal etkiler: Yoğun kaygı, öfke, suçluluk ve çaresizlik duyguları. Davranışsal etkiler: kaçınma davranışları, sosyal izolasyon ve uyku bozuklukları yaygındır.

Birey travma yaşandıktan yıllar sonra bile o travmayı hatırlayabilmektedir. Bu nedenle kişinin psikolojik sağlamlığını korumak ve psikopatolojilerden özellikle travma sonrası stres bozukluğu gibi travmadan sonra meydana gelen patolojilerden korunması için psikoterapi alması gerekmektedir.

İyileşme Sürecinde Klinik Yaklaşımlar

Travma yeni meydana geldiğinde bireylere psikolojik olarak aşırı müdahale edilmemelidir. Çünkü travma yeni gerçekleştiğinde bireyler şok etkisinde olduğu için olayın üzerinden birkaç ay geçmelidir. Ama toplumsal travmalarda psikolojik ilk yardım müdahaleleri; örneğin: nefes egzersizleri, dışavurumcu teknikler (resim, vs.) gibi bireyleri rahatlatmak için kullanılabilmektedir. Ancak birey artık psikoterapi alabilecek durumdaysa şu yöntemler bir uzman tarafından yürütülebilir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Travmatik anıların yeniden yapılandırılması ve işlevsiz düşüncelerin değiştirilmesinde etkili bir yöntemdir. Duygu, düşünce ve davranış çalışılır. Kişinin olumsuz otomatik düşüncelerinin yerine işlevsel düşüncelerin gelmesi için teknikler uygulanır.

EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme): Travmatik anıların işlenmesini kolaylaştırarak semptomların azalmasına katkı sağlar. Travmatik anıyı silmek mümkün değildir ancak en azından yaşandı ve bitti. Olaya dışarıdan bir gözle bakabiliyor olmak bireyin ruh sağlığına daha iyi gelecek ve travmaların işlenmesi en azından birey için daha sağlıklı olmasına olanak sağlayacaktır. Travmaya farklı bir açıdan bakmayı kolaylaştırmaktadır.

Destekleyici psikoterapi: Güvenli bir terapötik ilişki kurmak, danışanın duygusal regülasyonunu güçlendirir. Travmada güven çok önemlidir. Güven veren işinin uzmanı bir terapist ile kurulan terapotik ilişki bireye iyi gelmektedir. Birey dilediği enerjiyi alamadığında terapiyi bırakabilir ya da direnç gösterebilir. Bu nedenle iki taraf içinde güven ilişkisini inşa etmek oldukça kıymetlidir.

Grup Terapisi: Benzer deneyimlere sahip bireylerin paylaşımda bulunması, sosyal destek ve normalleşme hissini artırır. Empati hissini arttırır. Birey sadece ben değilmişim diyerek travmalarını daha kolay dışavurabilir. Benzer problemler yaşayan insanlarla konuşmak bireye daha iyi hissettirir. Buna ek olarak grupla yapılan sanat terapileri; müzik, resim gibi dışavurumcu teknikler travmalardan sonra kendini ifade etmekten zorlanan bireylere iyi gelmektedir.

İyileşme Sürecini Etkileyen Faktörler

Sosyal destek: Aile, arkadaş ve toplum desteği iyileşme sürecini hızlandırır. Sosyal desteği iyi olan bireylerin travmaların daha kolay üstesinden geldiği ve hayata daha kolay adapte olduğu gözlemlenmiştir. Bireyler arasında kurulan bağ, sevgi ihtiyacı, sorumluluk hissi travma yaşayan bireylerin daha çabuk iyileşmesine ve psikoterapi sürecinin daha etkili olmasına yardımcı olmaktadır.

Bireysel dayanıklılık: Kişilik özellikleri, baş etme becerileri ve önceki yaşam deneyimleri süreci şekillendirir. Psikolojik sağlamlığı daha yüksek olan bireylerin travmaların daha kolay üstesinden geldiği ve hayata daha kolay adapte olduğu belirtilmiştir. Bazı bireyler küçük bir olaydan bile yıllarca etkilenebilir bazı bireylerse çok ağır travmalardan sonra bile hayatına kolay adapte olabilir. Bu tabi ki kişiden kişiye değişen bireysel dayanıklılıktır. Öz şefkatli bireylerin yani kendine daha şefkatli davranan bireylerin yaşanan zor olayları daha çabuk atlattığı gözlemlenmektedir.

Kültürel faktörler: Travmanın anlamlandırılması ve baş etme yolları kültürel bağlamda farklılık gösterebilir. Kültürel farklar bazı durumlarda baş etme yetimizi azaltabilir ancak bazı noktalarda da bazı kültürlerin travmaların üstesinden gelme noktasında daha hızlı ilerlediği belirtilmiştir.

Travma sonrası iyileşme, bireysel farklılıklar ve çevresel faktörlerle şekillenen karmaşık bir süreçtir. Bireylerin yaşanan travmalardan sonra psikolojik destek alması hem süreci daha kolay atlatmalarına hem de hayat kalitelerinin artmasına olanak sağlayacaktır. Travma çalışılmadığında nesilden nesile geçebilmektedir. Bunun nedeni bizim ruhsal durumumuzun sadece bizi etkilememesidir. Ailemizi, arkadaşlarımızı bizden sonraki nesili bizim aktardığımız travmalar etkileyebilmektedir. Bireyler sadece kendi için değil toplumsal ruh sağlığı ve psikolojik dayanıklılık için psikoterapi almalıdır. Psikoterapi ve sosyal destek travmaların üstesinden daha kolay gelmemizi sağlayacaktır.

Sude Süzer Çivitçi
Sude Süzer Çivitçi
Uzman Klinik Psikolog Sude Süzer, İstanbul Özyeğin Üniversitesi Psikoloji (İngilizce) bölümünü ve Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans programını onur derecesiyle tamamlamıştır. Yüksek lisans tezinde, çocukluk çağı travması yaşamış bireylerde benlik saygısı ve anhedoni ilişkisini incelemiştir. Eğitim süresince Prof. Dr. Bengi Semerci Kliniği'nde ve Ekip Norma Razon Kliniği'nde staj yapmış, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, depresyon, OKB, kaygı bozuklukları gibi alanlarda çalışmış, çocuk ve ergenlerle ilgili değerlendirme testlerine ve BDT uygulamalarına katılmıştır. NP Feneryolu ve NP Ümraniye hastanelerinde zorunlu stajlarını tamamlamış ve çeşitli psikiyatrik vakaların vizitlerine katılmıştır. 2018-2019 yılları arasında Ümraniye Belediyesi'nin Gelecek Sensin Projesi’ni yürütmüş, okullarda çeşitli psikoeğitim seminerleri vermiştir. Yüksek lisans eğitimi sırasında bilişsel davranışçı terapi ve şema terapi ekollerinde süpervizyon almış, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın İMDAT Projesi kapsamında 3 yıl gönüllü psikolog olarak görev yapmıştır. İstanbul’daki yaklaşık 9 yıllık deneyiminin ardından Ankara’ya taşınmış, Beştepe Kolejlerinde klinik psikologluk yapmış ve Paradoks Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde danışan kabul etmiştir. 2024 Temmuz ayından itibaren kurucusu olduğu SOBE Psikoloji kliniğinde hizmet vermeye devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar