Perşembe, Nisan 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu (Binge Eating): Psikolojik Mekanizmalar ve Terapi ve Tedavi Yaklaşımları

Modern araştırmalar günümüzde binge eating yani tıkınırcasına yeme davranışını irade zayıflığı olarak değil, şu şekilde tanımlamaktadır;

“Duygu düzenleme, ödül sistemi ve öğrenilmiş davranış kalıplarının etkileşimi.”

Yani bu davranış için hem psikolojik hem de nörobiyolojik bir mekanizmadır ve irade zayıflığı değildir diyebiliriz. Tıkınırcasına yeme bozukluğu (Binge Eating Disorder), kısa süre içinde kontrol kaybı hissiyle normalden çok daha fazla miktarda yemek yeme davranışlarıyla sonuçlanan bir yeme bozukluğudur. DSM-5’e göre tanı kriterlerinden biri de bu atakların haftada en az 1 kez ve en az 3 ay sürmesi durumudur. Bu durum genellikle yoğun suçluluk, utanç ve kontrol kaybı hissini de beraberinde getirmektedir. Bilimsel literatürde bu davranışın tek bir nedeni yoktur. Son yıllarda yapılan çalışmalar tıkınırcasına yeme davranışının psikolojik, nörobiyolojik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucunda ortaya çıkan karmaşık bir süreç olduğunu göstermektedir. Bu davranışın anlaşılmasında özellikle duygu düzenleme güçlükleri, ödül sistemi mekanizmaları, erken dönem deneyimler ve öğrenilmiş baş etme stratejileri önemli etkiye sahiptir.

Araştırmalar binge eating davranışının en güçlü psikolojik belirleyicilerinden birinin duyguları düzenleyememe olduğunu göstermektedir. Kişi yoğun stres, yalnızlık, öfke, kaygı veya utanç gibi duygular yaşadığında bu duygularla baş etmek yerine yeme davranışını bir regulasyon aracına dönüştürür. Bu davranışı geçici baş etme stratejisi olarak kullanmaktadır. Araştırma bulguları binge eating yaşayan bireylerde negatif duyguların ataklardan hemen önce nüksettiğini göstermiştir. Bu davranışın döngüsü literatürde şöyle açıklanmaktadır:

  • Stres / olumsuz duygu

  • Yemekle rahatlama düşüncesi

  • Geçici rahatlama

  • Suçluluk / utanç

  • Yeniden stres

  • Tekrar binge

Bu negatif pekiştirme döngüsü olarak adlandırılmaktadır. Birey bu döngüyü olumsuz bir duygu durumla baş etme amacıyla başlatır. Yemekle kısa süreli rahatlama sağlar ve ardından gelen yoğun pişmanlık, suçluluk, kendini yargılama ve beraberinde gelen olumsuz kendilik algısı olabilmektedir. Kısa süreli rahatlama sağlasa da bireye uzun sürede zararları birçok açıdan etki etmektedir.

Erken Dönem Deneyimleri-Şema Terapi-Bilişsel Davranışçı Terapi ve Tedavi

Şema terapi, Jeffrey Young tarafından geliştirilen ve özellikle kronik psikolojik sorunların anlaşılmasında kullanılan bütüncül bir psikoterapi yaklaşımı. Bu kurama göre bireyler çocukluk ve ergenlik dönemlerinde yaşadıkları deneyimler sonucunda kendileri ve diğer insanlar hakkında bazı temel bilişsel-duygusal kalıplar geliştirmektedirler. Erken dönem uyumsuz şemalar, bireyin duygusal ihtiyaçlarının yeterince karşılanmaması sonucunda oluşmakta ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde çeşitli psikopatolojilerle ilişkilendirilebilir hale gelmektedir.

Çalışmalar, tıkınırcasına yeme davranışı gösteren bireylerde bazı şemaların daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur. Özellikle kusurluluk/utanç, duygusal yoksunluk, terk edilme ve yetersiz özdenetim şemalarının binge eating davranışı ile anlamlı ilişkiler gösterdiği bildirilmektedir. Kusurluluk şeması, bireyin kendisini temel olarak yetersiz, değersiz ya da kabul edilemez olarak yorumlamasıyla ilişkilidir. Bu tür inançlar yoğun utanç duyguları yaratabilir ve bu duygularla baş etmek için aşırı yeme davranışı bir kaçınma davranışı olarak kullanılabilir. Benzer şekilde duygusal yoksunluk şeması olan bireyler yemeği, duygusal boşluğu doldurmaya yönelik bir araç haline getirebilmektedir.

Yetersiz özdenetim şeması ise dürtü kontrolü ve haz erteleme becerilerinin zayıf olmasıyla ilişkilendirilmekte. Bu şemaya sahip bireylerde ani dürtülere karşı koyma güçlüğü daha sık görülebilir ve bu durum binge eating ataklarını destekleyebilir. Şema terapide bireyin deneyimleri “şema modları” olarak adlandırılan geçici duygusal ve bilişsel durumlar üzerinden açıklanmaktadır. Yeme bozuklukları bağlamında özellikle üç mod kendini gösterir. İncinmiş çocuk modu yoğun yalnızlık, değersizlik ve utanç duygularını içerirken; kopuk koruyucu modu bireyin bu zorlayıcı duygulardan kaçınmak için geliştirdiği savunma stratejileri olarak yorumlanır. Aşırı yeme davranışı yine burada, bu mod kapsamında duygusal deneyimi geçici olarak bastırma işlevi görebilir. Dürtüsel çocuk modu ise anlık haz arayışı ve dürtü kontrolünde zorlukla ilişkilidir ve binge eating atakları sırasında sıklıkla aktive olduğu düşünülmekte.

Öncelikle terapi sürecinde bireye erken dönem deneyimleri ile güncel davranışları arasındaki bağlantıların fark edilmesi sağlanarak bu farkındalıkla binge davranışının otomatik ve kontrol dışı bir süreç olmaktan çıkmasına yardımcı olmasıdır. Binge eating çoğu zaman yoğun duygularla baş etme amacıyla ortaya çıktığı için, ikinci olarak şema terapi duygu düzenleme becerilerinin geliştirilmesine odaklanarak alternatif duygu düzenleme stratejilerinin öğrenilmesiyle atakların sıklığını azaltabilir. Terapi sürecinde bireyin kendini yatıştırma becerileri güçlendirilerek duyguların tolere edilmesi desteklenir.

Bir diğer önemli hedef sağlıklı yetişkin modunun güçlendirilmesidir. Bu mod, bireyin ihtiyaçlarını dengeli biçimde karşılayabilmesini, dürtülerini düzenleyebilmesini ve kendine daha şefkatli yaklaşabilmesini temsil etmektedir. Sağlıklı yetişkin modunun güçlenmesi bu davranışın kontrol edilmesini sağlayabilir. Şema terapide ayrıca imgeleme çalışmaları ve sınırlı yeniden ebeveynlik gibi teknikler kullanılarak erken dönem duygusal ihtiyaçların terapötik ortamda yeniden ele alınması sağlanır. Erken dönem problemleriyle birlikte ele alınarak özellikle utanç, değersizlik ve yalnızlık gibi duyguların işlenmesine katkıda bulunabilir. Bu duyguların azalması binge eating davranışının işlevini yine zayıflatabilir.

Bilimsel çalışmalar, tıkınırcasına yeme bozukluğunun tedavisinde etkili sonuçlar göstermektedir. Literatürde bilişsel davranışçı terapi yöntemi güçlü kanıtlara sahip psikoterapi yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Bu terapinin temel amacı, bireyin tıkınırcasına yeme davranışına yol açan düşünce, duygu ve davranış örüntülerini anlamasına yardımcı olmak ve bu döngüyü sürdüren tetikleyici faktörleri belirlemek. Terapi sürecinde özellikle düzensiz yeme alışkanlıklarının yerine daha yapılandırılmış ve düzenli bir yemek ritmi oluşturulması hedeflenir. Bunun yanı sıra, kişinin yeme davranışıyla ilişkili işlevsiz düşünce kalıplarını fark etmesi ve bu düşünceleri daha gerçekçi ve işlevsel alternatiflerle değiştirmesi desteklenir. Bu bilişsel yeniden yapılandırma süreci, zamanla davranış düzeyinde de değişim yaratmayı amaçlamaktadır. Yapılan araştırmalar, bilişsel davranışçı terapi uygulanan bireylerde tıkınırcasına yeme ataklarının önemli ölçüde azaldığını ve bazı vakalarda tamamen ortadan kalkabildiğini göstermektedir. Nitekim klinik çalışmalar, terapi sonrasında bireylerin yaklaşık %50–70’inde binge eating ataklarının tamamen durabildiğini ortaya koymaktadır.

Pınar Ayşin Celep
Pınar Ayşin Celep
Psikoloji lisans eğitimimin ardından klinik psikoloji yüksek lisansımı tamamladım ve klinik psikolog olarak yetişkinlerle çalışıyorum. Seanslarımda Bilişsel Davranışçı Terapi, Psikodinamik Terapi ve Mindfulness yaklaşımlarını bir araya getirerek danışanlarımı destekliyorum. Psikolojinin beden üzerindeki etkisi, duygusal yeme davranışları ve farkındalık temelli yaklaşımlar en çok ilgimi çeken alanlar arasında yer alıyor. Meslek hayatım boyunca çocuk ve ergenlerle de çalışma fırsatı buldum. SOYAÇ projesinde üç yıl boyunca gönüllü psikolog olarak yer aldım. İnsan zihninin derinliklerine duyduğum merak, sanat ve sporla iç içe bir yaşam sürmemi sağladı. Piyano çalmak, tenis oynamak ve kürek çekmek, benim için sadece birer hobi değil, aynı zamanda zihinsel ve bedensel farkındalığımı besleyen önemli alanlar. Yazılarımda, psikolojik kavramları zihinsel sembolleştirme yoluyla okurlara aktarmayı amaçlıyorum. Psikolojiyi sadece bir bilim dalı olarak değil, insanın kendini keşfetme sürecinde güçlü bir araç olarak görüyor ve bu anlayışı paylaşmayı değerli buluyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar