Perşembe, Nisan 9, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Tekrarlayan Rüyalar

Tekrar eden rüyalar, kişinin uzun bir süre boyunca tekrar tekrar ve genellikle sık bir şekilde gördüğü rüyalardır. Dişlerin dökülmesi, uçmak, yüksekten düşmek gibi rüyalar en yaygın örneklerdir. Freud bu gibi rüyaları ele alırken uyuyan kişinin dış dünyadan gelen uyaranlarla da rüyayı şekillendirebildiğini yazmıştır. Örneğin yataktan aşağı ayağımızı sarkıtırsak veya kasılmış bir uzvumuzu bir anda gevşetirsek bunların rüyada yüksekten düşme olarak görülebileceği düşünülmüştür. (Freud, 2019, s. 36-40) Ancak tekrarlayan rüyalar sadece bu şekilde açıklanamaz. Genelde kendi içinde bir akışı ve sembolizmi olan rüyalar, rüyayı gören kişiye yollanmış önemli ve mühürlü bir mektuptur. Bu zarfın üzerinde gönderen de alıcı da aynı kişidir. Bu mektup açılmalı, yorumlanmalı ve tekrar gelmemesi için düzeltilmelidir.

Eğer bir rüya sık ve tekrarlı görünüyorsa bu bilinçdışının huzursuzluğunun gün yüzüne çıkmasıdır. Aslında genel olarak rüya kavramı bilinçdışının kişiyle elindeki sembolleri kullanarak kurduğu iletişimin bir ürünüdür. Gün içerisinde sessiz kalan ruhumuz eğer ki anlaşılmazsa huzursuzluğunu rüya aracıyla bize iletir. Jung’a göre; tekrarlayan rüyalar, bilinçli tutumun henüz yeterince anlaşılmadığını ya da özümlenmediğini gösterir (Jung, 1966/1954, Vol. 16). Yani tekrar eden rüyalar diğer rüyalara kıyasla aslında kişinin bilinci ile bilinçdışı arasındaki ilişkinin henüz yeterince kurulmadığını düşündürür, bilinç ve bilinçdışı arasında kurulmamış bir köprüye işaret eder. Kişi, gündüzleri kendini önündeki engellere hazır hissedebilir ancak rüyasında sürekli düşebilir. Bu çelişki, içsel bütünlüğün denge kurma çabasının bir yansımasıdır. Dengesizlik varsa sorun vardır.

Zihin gündüzleri çok fazla uyarana maruz kalır. Bu uyaranlar sadece dışarıdan gelenler değil aynı zamanda içten gelenlerdir. Bu kadar uyaran arasında önündeki engelleri aşmaya odaklı zihin, onu aşağı çekeceğini düşündüğü uyaranları bastırır. Ertelenmiş kararlar, kaygılar, sessiz bir öfke, görmek istemediğimiz korkular, yanlış gelen arzular… Ancak gün elbet biter, gece olur, kontrol gevşer ve tam o anda bilinçdışı kendine özgü bir dille konuşmaya başlar. Rüyalar bize ait semboller ile konuşur. Kişide olan şemaları kullanır. Bahsettiğimiz düşme rüyası birisi için kontrol kaybını bazısında ise geç kalmışlığı sembolize edebilir. Tekrar eden rüyaların neyi ifade ettiği falcılıkta, astrolojide veya bir rüya sözlüğünde değil rüyayı gören kişinin kendi hayat bağlamında gizlidir.

Rüyaların Dili Nasıl Anlaşılır?

Peki rüyaların dili nasıl anlaşılır? Öncelikle onlara genelgeçer “rüya tabirleri” kaynaklı anlamlar yüklenmemeli. Onları susturmaya değil onları anlamaya çalışılmalı. Bu konuda atılacak ilk adım rüya günlüğü tutmaktır. Rüya ne kadar tazeyse rüyadaki detaylar, temalar daha belirgindir. “Hangi duygu baskındı? Ortam nasıldı? Rüyamdaki şemanın bendeki karşılığı nedir?” Bu soruların cevapları bizi diğer kapılara ve o kapılar bizi benliğimizin daha derinlerinde yer alan sorulara götürecektir.

İkinci adım olarak rüyayı pasif bir deneyim olmaktan çıkartıp aktif bir deneyim olarak değerlendirmektir. Carl Gustav Jung’un “aktif imajinasyon” yaklaşımında olduğu gibi kişi rüyadaki sahneyi tekrar canlandırabilir ve farklı bir sonda tamamlayabilir. Örneğin yüksekten düşen birisi tutunacak bir yer arayışına girebilir. Kovalanan birisi geri dönüp neyden kaçtığını görmeyi deneyebilir. Bu bilinç ile bilinçdışı arasındaki diyaloğu güçlendirerek rüyanın anlaşılmasına yardımcı olabilir. Bu köprü kurulurken uygulanan bu yöntem zamanla bir refleks haline gelecektir.

Terapötik Süreç ve Müdahale

Ayrıca tekrar eden rüyalar terapötik süreçte -Terapötik süreç, kişinin sorunlarını profesyonel bir ilişki içinde fark edip dönüştürme sürecidir.- önemli bir materyaldir. Travmatik içerik barındıran rüyalar gören kişilerin profesyonel destek alması mühimdir. Bu kişinin taşıdığı yükü hafifletecektir. Rüyaya müdahale bir bastırma değil, bilinçdışının sembolleri kullanarak attığı çığlığı duymak ve duygusal düğümleri çözmek için bir yöntemdir.

Bir rüya değişmiyorsa, belki de hayatımızda değişmeyen bir şey vardır. Aynı sınava giriyorsak belki hala aynı yerden kendimizi sınava sokuyoruzdur yada bazen semboller bu kadar direkt olmayabilir. Rüya, çözülmemiş olanı, huzursuzluk yaratanı sembollerle tekrar eder, ta ki biz onu fark edene kadar. Onları fark edip, müdahale etmek rüyayı gören kişinin kendine yapacağı en güzel iyiliklerden biri olacaktır kuşkusuz. Onları susturmanın yolu görmezden gelmek değildir. Her tekrar, bizi o rüyanın işaret ettiği yere bakmaya itmelidir. Her tekrar bir çağrıdır, her çağrı ise bir semboldür. Her sembol ise açılmak için anahtarını isteyen bir kapıdır. O kapının ardında ise kişinin çıplak benliği vardır. Rüyalar kehanet sunmaz, gelecekten haber vermez. Tüm bu karmaşa arasında eksik olanları tamamlamak ister. Ve bazen, insanın en derin uyanışı, eksik kelimeleri ararken başlar.

KAYNAKÇA

Jung, C. G. (1966). The practice of psychotherapy (R. F. C. Hull, Trans.; 2nd ed., Vol. 16). Princeton University Press. (Original work published 1954)

Freud, S. (2021). Rüyaların yorumu 1 (Akın Kanat). Lilith Yayınları. (Orijinal eser 1900 yılında yayımlanmıştır.) Jung, C. G. (1969).

The relations between the ego and the unconscious (2nd ed., R. F. C. Hull, Trans.). Princeton University Press. (Original work published 1928)

Mert Özaslan
Mert Özaslan
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun olan yazar, eğitimci ve psikolojik danışman olarak psikolojiyi kişiselleştirmek ve herkese ulaşılabilir hale getirmek için çalışmalar yürütmekte ve deneyim elde etmektedir. Yazar; bilişsel davranışçı terapi, cinsel terapi ve eğitim rehberliği alanlarında yetkinleşmiştir. Herkesin belirli seviyelerde psikoloji ve felsefe alanlarından donanıma sahip olması gerektiğini düşünen yazar, bu donanımların kişide temel oluşturabilmesi için okurlara dokunmayı hedeflemektedir. Kendi duygu ve düşüncelerini tanıyabilen, yorumlayabilen bireylerden oluşan bir toplum yazarın ideal dünya hayallerini süslemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar