Pazar, Nisan 26, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Teknik Yöneticilikten Liderliğe Uzanan Yolculuk

Danışmanlık verdiğim bir İngiliz yönetici ile her hafta bir araya gelir, işlerinin üzerinden geçer ve benden nasıl bir destek ihtiyacı olduğunu konuşurduk. Bir süredir ekip dinamikleri kendisini zorluyordu. Doğum iznine gideceklerin, hastalıklardan dolayı işe devamsızlık yapanların ve emekliye ayrılacakların sayısı artmıştı. Tüm bu değişiklikler hem oldukça hassas hem de her bir çalışanın merkeze konularak yönetilmesi gereken durumlardı.

Bir gün yine bir araya geldiğimizde, nasıl olduğunu sorarak başladım. Bana, “Banu, işi soruyorsan hiç sıkıntım yok. Gayet iyi gidiyor. Ama ekibi merak ediyorsan, işte orası beni çok zorluyor.” diye cevap verdi.

Bu cümlenin benzerlerini farklı sektörlerde, farklı seviyelerde birçok yöneticiden duydum. Özellikle teknik uzmanlıktan yöneticiliğe geçmiş kişilerde bu düşünce oldukça yaygındır.

Teknik Uzmanlıktan Liderliğe Geçiş Zorlukları

Teknik yöneticiler süreçleri netleştirir, sistemi kurar, performansı ölçer ve takip eder. Operasyonel karmaşayı sadeleştirir. Veriye dayanır. Çıktı üretir.

Teknik tarafı güçlü yöneticiler, ekip içi motivasyon düşüşü, çatışmalar, hassas bireysel durumlar ya da performans konuşmaları gündeme geldiğinde zorlanırlar. Çünkü bu alan ölçülebilir ve formüle edilebilir değildir. İnsan davranışı aynı girdiyle aynı çıktıyı üretmez.

Teknik uzmanlık yıllar içinde derinleşir ve somut geri bildirimle gelişir. İnsan yönetimi yetkinlikleri ise genellikle, yöneticilik sorumluluğu arttığında deneyimle öğrenilen bir alandır. Çoğu yönetici bu alanda sistematik bir eğitim almadan sorumluluk üstlenir. Bu da ekip yönetimine terfi eden bir yöneticinin özgüvenini sorgulamasına yol açar.

Özgüven eksikliği genellikle üç şekilde sonuçlanır: İnsana ilişkin problemleri erteleme, başkasına delege etme ya da insana dair konuları daha “kolay” görünen teknik başlıklara kaydırma.

İnsan Yönetiminin Performansa Etkisi

Bir işte teknik sistemler güçlü olabilir. Hedefler net, süreçler tanımlı olabilir. Ancak ekip üyeleri kendilerini ifade ederken rahat hissetmiyorsa, fikirlerini paylaşırken temkinliyse ya da hata yaptığında destek görmeyeceğini düşünüyorsa performans bir noktadan sonra sınırlanır.

Çalışan bağlılığı araştırmaları, çalışanları kuruma bağlı kılan en güçlü faktörün yöneticileri ile kurdukları bağ olduğunu söyler. Çalışanlar yöneticileriyle kurdukları ilişki üzerinden iş deneyimlerini değerlendirir. Eğer çalışan ve yöneticisi arasında güven bağı kurulmuş ise, çalışan kurumunda gerçekleşen olumsuz olayları bir noktaya kadar tolere etme eğilimindedir.

Çalışan ve yöneticisi arasında oluşan bu güven bağı doğrudan üretkenliği de etkiler. Zihnimiz güvende hissettiğinde risk alma eğiliminde olur, yaratıcı katkı sunar ve inisiyatif alma cesaretini gösterir. Eğer güven ilişkisi kurulmamışsa, kişi kendisini tehdit altında hisseder ve bu durum performansına da olumsuz yansır.

Teknik tarafı güçlü yöneticilerin insan ilişkisi üzerine bilinçli olarak çalışması, emek ve zaman yatırımı yapması liderlik duruşları açısından ve çalışanların güvenini kazanabilmeleri açısından oldukça önemlidir.

Teknik Yöneticiler için Gelişim Noktaları

İnsan yönetimi geliştirilebilir bir beceridir. Teknik yöneticiler için aşağıdaki dört somut gelişim adımı kritiktir:

  1. Dinleme Becerisini Derinleştirmek: Çözüm üretme refleksi güçlü yöneticiler, karşısındakini dinlerken hızlıca öneri sunma eğilimindedir. Oysa çoğu çalışan önce anlaşılmak ister. Bir görüşmede yalnızca soru sorup gerçekten dinlemek bile ilişki kalitesini arttırır.

  2. Bire Bir Görüşmeleri Yapılandırmak: Düzenli bire bir görüşmeler teknik ajandadan bağımsız şekilde planlanmalı. “Bu hafta seni zorlayan neydi?”, “Başarmak için neye ihtiyacın var?” gibi çalışana alan açan sorular insanı merkeze alır.

  3. Zor Konuşmaları Ertelememek: Performans düşüklüğü ya da davranışsal sorunlar konuşulmadıkça büyür. Net, saygılı, zamanında ve geliştiren geri bildirim hem belirsizliği azaltır hem güven oluşturur.

  4. Etkisini Ölçmek: Teknik yöneticiler ölçmeyi sever. İlişkisel etki de ölçülebilir. Basit bir geri bildirim sorusu bile yeterlidir. “Benimle çalışırken kendini ne kadar rahat hissediyorsun?” sorusunun cevabını duymak cesaret ister. Bu cesareti gösterebilen liderlerin gelişim yolculuğu başlamış demektir.

Sonuç

Teknik başarıda sonuçlar hızlı elde edilir. Oysa insan yönetiminde güven oluşumu yavaş ama sağlam ilerler. Bunun için duygusal emek ve zaman yatırımı gerekir. Yöneticilerin bunu bilmesi, sabırlı, istikrarlı ve adil duruşlarını koruması önemlidir. İnsanı yönetmeden hiçbir sistem sürdürülebilirlik getirmez. İnsan ile doğru kurulan ilişki, kişinin potansiyelini harekete geçirir ve güven bağı sayesinde de performansını arttırır.

Teknik yöneticiler sahip oldukları disiplinli duruşlarına ve hedef odaklılıklarına ilişkisel becerileri de eklediklerinde liderlik etkileri artacaktır. “Ekibim benimle çalışırken kendini nasıl hissediyor?” sorusuna verilen dürüst cevap, liderlik gelişimi için atılmış ilk adımdır. Bu farkındalık üzerine bilinçli olarak çalışan lider için insan yönetimi bir yük olmaktan çıkar ve liderlik etkisini artırarak daha geniş bir etki alanı yaratır.

Banu Aksoy Macit
Banu Aksoy Macit
Lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünde, yüksek lisans eğitimini ise Fulbright bursu ile Endüstri ve Örgüt Psikolojisi alanında New York Üniversitesi’nde tamamlamıştır. 20 yıllık iş hayatı boyunca İnsan Kaynakları alanında Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çeşitli roller üstlenmiştir. Profesyonel hayatına, New York Şehri’nde, Dattner Consulting Inc.’de İnsan Kaynakları alanında çeşitli projelerde danışmanlık hizmeti vererek başlamıştır. Sonrasında kariyerine sırasıyla, sektöründe lider olan uluslararası sigorta aracısı Marsh USA Inc.’de İşe Alım uzmanı olarak ve Koç Grubu’nun madencilik şirketi olan Demir Export A.Ş.’de İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak devam etmiştir. Son 12 sene Birleşik Krallık merkezli British Council Eğitim Hizmetleri Şirketi’nde İnsan Kaynakları Direktörü olarak rol almıştır. İşe alım, performans-kariyer yönetimi, ücret ve yan haklar yönetimi, sendikal ilişkiler, eğitim analizleri ve çalışan ilişkileri gibi İnsan Kaynakları’nın tüm süreçlerini yönetmiş ve denetlemiştir. Ayrıca, “Eşitlik, Çeşitlilik ve İçerme” rolünü ve Genişletilmiş Avrupa Bölgesi İnsan Kaynakları ekiplerinin yönetimini üstlenmiştir. Banu, Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) onaylı Profesyonel Koçtur; kurumlara ve danışanlarına Türkçe/İngilizce, Yönetici ve Takım Koçluğu hizmeti sunmaktadır. Kurumların kültürel dönüşümlerine liderlik edebilmek amacıyla Çevik Koçu ünvanını almıştır. Banu, Örgüt psikolojisi alanındaki gelişmeleri takip ederek, bu gelişmeleri kurumların ihtiyaçlarına göre eğitimler yoluyla çalışanlar ve yönetim ile paylaşır. Kendisi, Fulbright Mezunlar Derneği, Association for Coaching Derneği ve Personel Yönetimi Derneği üyesidir. İnsanları dinlemekten, onların deneyimlerinden öğrenmekten, öğrendiklerini paylaşmaktan ve farklı kültürleri keşfetmek için seyahat etmekten hoşlanır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar