Satanik Panik, 1980’lerin başlarında Kuzey Amerika’da başlayan ve 1990’ların sonuna kadar süren geniş çaplı bir panik dalgasıydı. 1993 yılının sonlarına doğru, Teksas’ta da yoğun bir satanik panik hakimdi. Tüm gazete, dergi ve haber kanallarında çocukluğunda tacize uğrayan ünlüler yer alıyordu. Terapistler (“Ortaya Çıkarılan Anı” terapistleri), danışanlarının tacize uğradığı çocukluk anılarını hatırlamaya zorluyor ve bu seanslar, danışan yalancı (sahte) anılar yaratana kadar devam ediyordu. Terapistler, danışanların muzdarip olduğu psikolojik rahatsızlıkları da yine bu sahte taciz anılarıyla açıklıyorlardı.
Ailelerin çocuklarını istismar ettiği iddiaları her geçen gün artan bir hızla yayılıyordu. Her geçen gün, bu iddialara yeni aileler ekleniyor ve suçlanan bu aileler tutuklanırken çocuklar da koruyucu aileye veriliyordu. Suçlanan ailelerin suçlu olup olmadığı konusunda halk da uzmanlar da ikiye bölünmüş durumdaydı. Kimisi bu iddiaların birer iftira olduğunu ve çocukların beyninin yıkandığı, masum insanların çocuklarından ayrılıp haksız yere tutuklandığını iddia ediyor; kimi de bu ailelerin istismarcı ve satanik kült mensubu olduklarını iddia ediyordu.
Korkunç İfadeler ve Kanıtsız İddialar
Kurban ilan edilen çocukların ifadeleri korkunçtu. Çocuklar, ailelerinin şeytani ayinler gerçekleştirdiğini, yamyamlık, toplu tecavüz ve cinayet gibi korkunç eylemler gerçekleştirdiklerini söylüyordu. Ancak bu iddiaları doğrulayan hiçbir kanıt da bulunmuyordu.
O dönem gerçek henüz tespit edilememişti ancak tespit edilen acı bir gerçek vardı: “tedavisel koruyucu evler”… Bu dönemde, Sıkıca Tutma Terapisi / Bağlanma Terapisi diye bir “tedavi” türü ortaya çıkmıştı. Koruyucu ailelerdeki yetişkinler, kurban olduğunu iddia ettikleri çocuğun kollarından sıkıca tutarak gözlerine bakmaya ve taciz anılarını anlatmaya zorluyordu. Çocuk tatmin edici bir öykü sunana kadar bu eylem devam ettiriliyordu.
Sıkıca Tutma Terapisi: İşkence Olarak Uygulanan Yöntem
Diğer bir yöntemse çocuğun kollarını, bacaklarını ve başını sıkıca tutarak yetişkinin parmak eklemlerini çocuğun göğüs kafesine bastırmasıyla gerçekleştirilen ve saatlerce süren, çocuğu öfkelendirmek için sözel alayın da yer aldığı bir tedavi yöntemiydi. Bu işkence ancak çocuğun teslim olup, bunu gerçekleştiren yetişkinleri gerçek ailesi olarak gördüğünü ve onları sevdiğini söylediğinde sona eriyordu.
Bu “tedaviye” maruz kalan çocukların vücudunda darp izleri oluşmaya başlıyordu. Çocuklar, ne kadar çabuk ailelerinin şeytani bir külte mensup olduğuna dair bir öykü sunarsa bu işkenceler de o kadar çabuk sona eriyordu. Çocuklar, sorgu esnasında da zaten yönlendirmeli olan soruları bu “tedavi”nin bir an önce son bulması için hızla teyit ediyorlardı.
Dahası çocuklara istismara uğrayan başka çocuklar olup olmadığı soruluyor ve çocuklar, bu işkenceden kurtulmak için arkadaşlarının isimlerini veriyordu. Sonrasında bu çocuklar da ailelerinden koparılıp koruyucu ailelere veriliyor ve gerçek aileleri de tutuklanıyordu.
Dr. Bruce Perry’nin Müdahalesi ve Ortaya Çıkan Gerçekler
O dönemde bu vakalarla ilgilenmesi için psikiyatrist ve psikoterapist olan Dr. Bruce Perry’e başvurulmuş ve Dr. Perry’nin söz konusu çocukların birkaçıyla görüşmesi sonucunda bu çocukların aslında ailelerinin yapmadığı şeyleri yaptığını söylemeye zorlandıkları ortaya çıkmıştı.
Gerçek suçluların söz konusu “tedaviyi” benimseyen koruyucu aileler olduğu ortaya çıksa da ne yazık ki halka bulaşıcı hastalık gibi yayılan Satanik Panik komplo teorileri aylarca son bulmamış ve travmaya maruz kalan çocuklar yaşadıklarıyla mücadele etmek zorunda kalırken, tutuklanan ailelerin birçoğu (örn. Dan ve Fran Keller, San Antonio Dörtlüsü, Melvin Quinney) kendilerini aklayana kadar 20 yıldan fazla cezaevinde kalmıştı.
Candace Newmaker Vakası: Rebirthing Therapy’nin Ölümcül Sonucu
Satanik Panik ile doğrudan bağlantılı olmasa da söz konusu “tedavi” yöntemi olan Sıkıca Tutma Terapisi kurbanlarından biri de 2000 yılında Candace Newmaker idi. 5 yaşında evlat edinilen Candace, 10 yaşında bağlanma bozukluğu tanısıyla “Rebirthing Therapy” ile “tedavi” edilmek istendi.
70 dakika boyunca battaniyeye sarılıp üzerine baskı uygulayan terapistler, Candace’ın nefes alamadığını söylemesini direnç kabul edip devam ettiler. Sonunda bilincini kaybeden Candace, boğularak yaşamını yitirdi ve terapistler tutuklanarak cezaevine girdi.
Kaynakça
Perry, B. D. ve Szalavitz, M. (2018). Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk. Koridor Yayıncılık. 213-242.


