Okul, çocukların sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimlerine katkıda bulunan aynı zamanda onları hayata hazırlayan bir yerdir. Okula atılan ilk adım okul öncesi dönem okula uyum sürecinin en çok zorlanıldığı dönemdir. Bu süreç hem çocuklar hem de aileleri için zorlanılan bir dönem olabilir.
Okula başlamak, bireyin hayatında bir çocuk için çevrenin değişmesidir. Yeni yaşam tecrübeleri sunan bu değişiklik okula uyum kavramını beraberinde getirmektedir. Bu noktada okula uyum sürecinin kolay atlatılabilmesi için öğretmen, aile ve okul görevlilerinin birlikte hareket etmesi kritik bir öneme sahip olmaktadır.
Okula alışma sürecinde çocuklar ilk defa gördükleri arkadaşları ve öğretmenlerine karşı sosyal ilişki kurmaya çalışmaktadır. Fakat bu süreç ayrılık kaygısını beraberinde getirir. Ayrılık kaygısı; ilk defa yeni ortama giren çocuğun anne babasından kopmak istememesi, okuldan uzaklaşmak istemesi, arkadaşlarına alışamamasına neden olabilir (Erkan, 2011). Bu nedenle ilk yapacağımız şey çocuğun neden okula uyumunun zorlaştığını tespit etmektir.
Okula Uyum Sürecinde Zorluklar
Okula uyum deyince akla; anne babadan ayrılma, diğer çocuklar ile sosyalleşme, rutine ayak uydurabilme, uzun süre aktiflik ve uyanık kalma gelir (Creswell, 2012). Ancak bunları tolere edebilen çocuklar okula uyum sağlar. Buna ek olarak mizaç özelliği, ebeveyn tutumu, anne babanın kaygı düzeyi, öğretmenin yaklaşımı, fiziksel etmenler, duygusal gelişim düzeyi, daha önce yaşanmış ayrılık deneyimleri etkili olmaktadır.
Uyum Sorunlarını Nasıl Anlarız?
-
Ayrılık kaygısı,
-
Okul reddi,
-
Davranış problemleri,
-
Bedensel belirtiler,
-
Sessizlik…
Ayrılık Kaygısı
Ayrılık kaygısı, okula yeni başlamış çocuklarda çok sık görülür. Çocuğun bakım vereninden ayrılma durumunda yoğun kaygı yaşaması durumuna ayrılık anksiyetesi denir.
Ebeveynlerinin onu terk edeceği ve bir daha gelmeyeceklerini düşünür. Sabahları okula gitmek istememe, anneye ya da babaya yapışma, ağlama krizleri gibi davranışlarla kendini gösterebilir.
Okul Reddi
Okul reddi, bireyin okula gitmek istememesi ve bunu ağlama, öfke, kaçınma, direnç, hastalık bahaneleri gibi birçok yolla göstermek istemesidir (Yoleri, 2015). Bunun altında birçok sebep olabilir; okulda zorbalığa uğrama, kaygı, depresyon gibi…
Çocuğun akademik gelişimini sekteye uğratacağı gibi sosyal izolasyona ve özgüven eksikliğine de neden olabilir.
Davranışsal Belirtiler
Davranışsal belirtiler; okulun kurallarına uymama, arkadaşlarıyla sık sık tartışmaya girme, öğretmenin kurallarına uymama, derste duramama gibi…
Davranışsal belirtiler çocuğun duygusal ihtiyaçlarının olduğunun göstergesidir. Altında yatan sebepler dikkate alınmalıdır çünkü okula uyum sürecini ciddi düzeyde etkilemektedir.
Bedensel Belirtiler
Bedensel belirtiler: mide bulantısı, karın ağrısı, baş ağrısı gibi. Her sabah olan mide bulantıları okula gitmek istememe, okul stresi üzerine çocuğun söylediği belirtilerdir.
Kaygıyla bağlantılıdır. Kaygılı çocuk okula gitmemek için bedensel belirtilere sığınır.
Seçici Konuşmazlık (Selective Mutizm)
Seçici konuşmazlık, çocuğun bazı ortamlarda konuşmaması; örneğin okulda konuşmaması ama eve geldiğinde yani onun için güvenli olan ortamda konuşması durumuna denir. Sosyal kaygının belirtisi olabilir. Akademik ve sosyal hayatı çok fazla etkileyebilir.
Sonuç
Okula uyum süreci, yeni hayata adapte olan bir çocuk ve ailesi için zordur. Bu nedenle bu belirtilerden herhangi biri ya da birkaçı ile karşılaşıldığında bir çocuk psikoloğu ile iletişime geçilmelidir.
Kaynakça
-
Creswell, J. W. (2012). Educational research: Planning, conducting, and evaluating quantitative and qualitative research (4. Baskı). Boston: Pearson.
-
Erkan, S. (2011). Farklı sosyoekonomik düzeydeki ilköğretim birinci sınıf öğrencilerinin okula hazır bulunuşluklarının incelenmesi. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi (H. U. Journal of Education), 40, 186–197.
-
Yoleri, S. (2015). Preschool children’s school adjustment: Indicators of behaviour problems, gender, and peer victimisation. Education, 43(6), 630–640.


