Pazartesi, Ocak 5, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Neden Hep Erteliyoruz? Kaygıdan Başarıya Giden Yolda Erteleme Alışkanlığı

Belirli bir zaman dilimi içinde tamamlanması gereken görevlerin ‘daha sonra yaparım’ düşüncesiyle bilinçli olarak geciktirilmesine “Erteleme” denir. Erteleme, yalnızca görevleri son teslim tarihine yaklaştırmakla kalmaz; aynı zamanda bireyin genel yaşam kalitesini ve psikolojik sağlığını da derinden etkileyen bir döngü yaratır. Bu sürekli geciktirme hali, tamamlanması gereken işlerin yığılmasına ve bunun sonucunda da bireylerde kaçınılmaz olarak stres, kaygı ve sinirlilik gibi olumsuz duyguların yaşanmasına neden olur. Bu kısır döngü, bireyin görevlere başlama motivasyonunu daha da düşürerek erteleme davranışını pekiştirir.

Akademik Erteleme ve Nedenleri

Akademik erteleme, eğitimin yoğun temposu içinde sıkça rastlanan bir durumdur ve öğrencilerin potansiyellerine ulaşmasını engelleyen temel bir bariyerdir. Öğrenci, ders çalışmaya başlama, ödevleri hazırlama veya sınavlara hazırlanma gibi akademik görevlere başlama veya tamamlamada zorlanarak bu işleri sürekli ileri tarihlere erteler. Bu davranış, ders başarısında düşüşe ve eğitimden alınan verimin azalmasına yol açabilir.

Öğrencilerin akademik erteleme davranışını sergilemelerinin altında yatan başlıca nedenler şunlardır:

  • Kendisine verilen görevleri yerine getirme isteğinin olmaması veya görevleri yaparken zorlanma.

  • Görev ve sorumluluklarının fazla olduğunu düşünerek, buna bağlı olarak başarısının düşeceğine inanma.

  • Ödev ve sınav çalışmalarını planlamakta zorluk çekme ve bu nedenle işleri son zamana bırakma.

  • “Yapamazsam” düşüncesine sahip olma ve görevlerden kaçınma.

  • Sosyal medya kullanımının çalışmaya odaklanmayı zorlaştırması.

  • Yapılacak işin kusursuz olmasını isteme sonucunda kaygı oluşturması (Mükemmeliyetçi düşünce yapısına sahip olmak).

  • Erteleme davranışının artık bir rutin haline gelmiş olması.

  • Başarısız olma ihtimaline karşın bahane üretme.

  • Aynı anda birden fazla yoğunluğa sahip olmanın getirdiği zorluklar.

Akademik ertelemenin altında yatan bir diğer önemli bilişsel faktör ise mükemmeliyetçi düşünce yapısına sahip olmaktır. Yapılacak işin kusursuz olmasını isteme, birey üzerinde büyük bir baskı yaratır ve bu durum sonucunda yüksek düzeyde kaygı oluşturur. Kişi, belirlediği yüksek standartlara ulaşamayacağı korkusuyla göreve başlamayı veya tamamlamayı sürekli olarak erteler. Ayrıca, başarısız olma ihtimaline karşın önceden bir bahane üretme eğilimi de bu erteleme davranışının bir parçası haline gelmiştir.

Erteleme ile Nasıl Başa Çıkılır?

Erteleme, etkili bir şekilde başa çıkılmasını gerektiren bir davranış biçimidir ve günlük hayattaki işlevselliğimizi olumsuz yönde etkiler. Erteleme alışkanlığı ile mücadeleye başlamadan önce, bu davranışın altında yatan duygusal ve bilişsel süreçleri anlamak kritik öneme sahiptir. Çoğu zaman erteleme, tembellikten değil, görevle ilgili hissedilen olumsuz duygulardan (kaygı, sıkıntı veya yetersizlik korkusu) kaçınma mekanizması olarak ortaya çıkar. Erteleme alışkanlığı ile başa çıkabilmek için aşağıdaki maddeler göz önüne alınabilir:

  • Farkındalık Kazanmak: Öncelikle erteleme alışkanlığının farkına varmak gerekir. Ertelemeye yol açan nedenler anlaşıldığında, davranışları değiştirmek de kolaylaşır.

  • Yapılacak İşleri Parçalara Bölmek: Görevler fazla olduğunda nereden başlayacağını bilememe ve zorluk yaşama durumu ortaya çıkar. Bu işleri aşamalı, küçük parçalara ayırarak başlamak, motivasyonu artırır. Bu strateji, Pomodoro Tekniği gibi zaman yönetimi teknikleriyle de desteklenebilir.

  • Duyguların Farkına Varmak: Zorlanılan bir işle ilgili hissedilen kaygı ve isteksizliği bastırmadan fark etmek, erteleme davranışını azaltır.

  • Zamanı Yönetmek: Yapılması gereken işler için belirli zaman dilimleri oluşturmak, o süre içerisindeki verimliliği artırır. Günlük görev listesi hazırlama ve öncelik belirleme de bu kapsamdadır.

  • Ödüller Belirlemek: Her aşamanın ardından kendine küçük ödüller hazırlamak, motivasyonu artırır.

  • Dikkat Dağıtıcılardan Uzak Durmak: Çalışma ortamını sade tutmak ve telefon bildirimlerini kapatmak gibi önlemler, odaklanmayı kolaylaştırır.

  • Kendine Şefkatli Olmak: Mükemmeliyetçilik yerine gelişime odaklanmak ve hataları kabul etmek, ertelemeyle başa çıkmada yardımcı olur.

Proaktif Yaklaşımlar ve Öz-Yeterlilik İnancı

Erteleme alışkanlığının üstesinden gelmede, yalnızca reaktif stratejiler (işler biriktiğinde çözüm aramak) yerine, proaktif yaklaşımlar benimsemek kritik öneme sahiptir. Bu, görevlere başlamadan önce olası zorlukları tahmin etmeyi ve onlara yönelik hazırlık yapmayı içerir.

Örneğin, bir öğrenci bir dersin zor olacağını biliyorsa, konuyu son ana bırakmak yerine, konuyu düzenli olarak küçük parçalara ayırarak çalışmaya hemen başlayabilir. Bu sayede, “yapamazsam” düşüncesiyle ortaya çıkan kaygı, görevler üzerindeki kontrol hissiyle dengelenir.

Erteleme ile mücadelede bir diğer önemli unsur da öz-yeterlik inancını güçlendirmektir. Öz-yeterlik, bireyin belirli bir görevi başarıyla tamamlama yeteneğine olan inancıdır. Daha önceki küçük başarıların farkına varmak ve bu başarıları sürekli hatırlamak, bireyin daha büyük görevlere başlamadan önce duyduğu şüpheyi azaltır. Küçük parçalara ayrılmış görevleri tamamlamak ve ardından kendini ödüllendirmek, bu başarı döngüsünü pekiştirir ve bireyin kendine olan güvenini kademeli olarak artırır. Bu, erteleme davranışının kökeninde yatan kaygı ve başarısızlık korkusunu aşmada temel bir adımdır.

Son olarak, çalışma ortamının psikolojik bir sığınak olarak düzenlenmesi de ertelemeyi önler. Fiziksel ortamın sadeleştirilmesi, sadece dikkat dağıtıcı unsurları azaltmakla kalmaz, aynı zamanda zihinsel bir berraklık yaratır. Bu ortamda, birey kendini daha az bunalmış ve daha çok odaklanmış hisseder. Çalışma alanının sadece çalışmaya ayrılması (yani yemek yemek, sosyal medyaya bakmak gibi eylemlerden kaçınılması), beynin o alanı otomatik olarak görev tamamlama ile ilişkilendirmesine yardımcı olur, bu da işe başlama direncini önemli ölçüde kırar.

Sonuç

Erteleme, bireyin hem akademik hem de kişisel hedeflerine ulaşma kapasitesini kısıtlayabilen yaygın bir davranıştır. Ancak, farkındalık kazanma, görevleri bölme, zamanı etkili kullanma ve öz-yeterlik inancını güçlendirme gibi stratejilerle bu alışkanlıkla başarılı bir şekilde mücadele etmek mümkündür. Unutulmamalıdır ki, uzun bir yolculuk atılacak tek bir adımla başlar.

Kaynakça 

  • Kadir Has Üniversitesi. (t.y.). Üniversite Hayatında Ertelemeyle Başa Çıkmanın Yolları.

  • Girne Amerikan Üniversitesi Öğrenci Dekanlığı. (2024). Akademik Erteleme Nedir? Nasıl Başa Çıkılır?

  • Kaya, N., & Odacı, H. (2019). Birey Merkezli Terapiye Dayalı Bir Psiko-Eğitim Programı Akademik Erteleme Davranışı Üzerinde Ne Kadar Etkili? Bir Değer. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi.

  • Anadolu Üniversitesi. (t.y.). Akademik Erteleme.

  • Fanuscu, D. (t.y.). Akademik Erteleme. Türk Hava Kurumu Üniversitesi PDM.

  • Eerde, W. V. (2003). A meta-analytically derived nomological network of procrastination. Personality and Individual Differences, 35: 1401–1418.

  • Solomon, L. J., & Rothblum, E. D. (1984). Academic procrastination: Frequency and cognitive-behavioral correlates. Journal of Counseling Psychology, 31(4), 503–509.

Burcu Kara
Burcu Kara
Burcu Kara, 29 Şubat 2004 doğumludur. İstanbul Medipol Üniversitesi’nde İngilizce Psikoloji, İstanbul Üniversitesi’nde Sosyoloji eğitimi almaktadır. Psikopol dergisinde konuk yazar olarak yer almış, yazılarında bilimsel yaklaşımı ön planda tutmuştur.Rehber Klinik’te staj yapmıştır(BDT, Spor psikolojisi, Mindfulness ve Sanat psikolojisi). Medipol Kognitif Sinirbilim Topluluğu yönetim kurulu üyesidir ve Medipol Kariyer Ofisi’nde aktif rol üstlenmektedir. “biZ farkı”ekibinde görev almakta, psikometrik test projesinde içerik çalışmalarına katkı sunmaktadır.Ayrıca TOG ve Yeşilay gönüllülük projelerinde de aktif rol üstlenmektedir. Uluslararası bir liderlik ve değişim programı sunan AIESEC ekibinde aktif olarak görev almaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar