Romantik ilişkiler; bireyin duygusal, ruhsal, zihinsel, ihtiyaçlarının karşılandığı bireyin başka bir bireye güven ve duygusal yakınlık hissetmesi, anlayış ve empati becerilerinin karşılıklı olarak kullanılması ile temel bağlanma alanlarından birisidir. Her ilişki kendine özgüdür. Bunun sebebi ise Bireysel kişilik özelliklerinin farklılık göstermesi ve bu farklılıklarında ilişkilerin niteliğini bu unsurlardan dolayı belirlemesinden kaynaklanır.
Narsist Nedir
Aşırı benmerkezci, hayranlık ihtiyacı yüksek ve empati kurmakta zorlanan kişiyi tanımlamak için kullanılabilir. Kendini çok özel, üstün ve ayrıcalıklı görür, Sürekli takdir edilme ve onaylanma ihtiyacı hissedebilirler. Eleştirilere karşı hassas ve saldırgan tepkiler verebilirler. Empati eksiliğinden dolayı ikili ilişkilerde sıkça sorunlar görülür. İlişkilerde çoğu zaman karşı tarafın değil kendi düşüncelerini önemseyen bir tavır sergilerler.
Narsist Eğilim ve Narsistik Kişilik Bozukluğu Nasıl Ayırt Edilebilir
Narsist eğilim, kişinin zaman zaman kendini ben merkeze alması, beğenilme istemesi ve eleştirince zorlanmasıdır; ancak kişi gerektiğinde empati kurabilir, hatasını fark edebilir ve davranışlarını değiştirebilir. Bu özellikler durumsaldır ve kalıcı olmak zorunda değildir. Narsistik kişilik bozukluğu ise ergenlikten itibaren süren, katı ve yaygın bir örüntüdür. Empati belirgin şekilde düşüktür, kişi genellikle kendini sorunlu görmez, eleştiriyi tehdit olarak algılar ve ilişkiler tekrarlayan biçimde yıpratıcıdır. Bu durum kişinin işlevselliğini ve yakın ilişkilerini ciddim şekilde bozar.
Narsistik özellikler her zaman patolojik düzeyde olmasa da, ilişki boyutunda ciddi biçimde etkilemektedir. Narsistik eğilim; DSM-5’te tanımlanan narsistik kişilik özellikleri ile örtüşen ancak klinik düzeyde olmayan eşik altı düzey dediğimiz düzeyde seyreden kişilik örüntülerini içinde barındıran durumdur. (American Psychiatric Association [APA],2013) Bu eğilimler kişilerarası ilişkilerde ben merkezci tutumlar, empati yetersizliği ve aşırı ilgi odağı olma gibi durumlarla kendini göstermektedir.
Narsistik Eğilimler ve İlişkiler
Narsistik eğilimler, kişinin zaman zaman kendini merkeze alması, onay ve takdir ihtiyacının artması ve eleştiriye karşı hassasiyet göstermesiyle kendini belli eder. Bu eğilimler tek başına bir kişilik bozukluğu anlamına gelmez; birçok insan stres, güvensizlik ya da ilişki içi çatışmalar sırasında bu tutumları gösterebilir.
İlişkilerde narsistik eğilimler olduğunda, başlangıçta yoğun ilgi, idealize etme ve çekicilik ön plandadır. Ancak zamanla partnerin ihtiyaçları geri planda kalabilir, eleştiri ve sınır koyma girişimleri sorun haline gelebilir. Bu durum karşı tarafta değersizlik, anlaşılmama ve duygusal yorgunluk hissi yaratabilir.
Narsistik eğilim ile kişilik bozukluğu arasındaki temel fark, kişinin empati kurabilme ve sorumluluk alabilme kapasitesidir. Eğilim düzeyinde olan bireyler geri bildirim alabilir, hatalarını fark edebilir ve ilişkide denge kurmaya daha açıktır. Bu nedenle açık iletişim, sınırların net çizilmesi ve karşılıklı farkındalık, ilişkilerin sağlıklı şekilde sürdürülmesinde belirleyici rol oynar.
Empati Eksikliği ve Duygusal Yakınlığın Zedelenmesi
Empati romantik ilişkilerde duygusal bağın olması gereken temel unsurlarından biridir. Narsistik eğilimli bireylerin empati kurma kapasitesinin sınırlı olduğu ve partnerin duygusal ihtiyaçlarını yeterince fark edemedikleri gösterilmiştir. ( Watson, 1984). Bu durum, ilişkide duygusal ihmal algısı yaratmakta ve partnerde yalnızlık, değersizlik anlaşılamama gibi duygu yoğunluğunun hissedilmesine yol açmaktadır.
İlişkisel Dengesizlik
Narsistik eğilimli bireylerin belirgin özelliklerinden biri de sürekli kendisinin takdir edilmesi ve kendisine hayranlık duyulmasıdır. Romantik ilişkilerde bu durum karşılıklı olduğu sürece bir denge içerisinde olurken bu bireylerde alma verme dengesi bozulunca ilişkisel anlamda dengesizlik de beraberinde gelmektedir. Tek taraflı doyum ilişkinin temel dinamiklerini bozmaktadır.
Eleştiriye Tahammülsüzlük, İletişim Sorunları ve Manipülasyon
Eleştiri kelime anlamı olarak olumsuz çağrışımlarmış gibi kulağa gelse de sağlıklı bir ilişkide yapıcı eleştiriler ve geri bildirimler ilişkinin daha empatik ve bireyler arasındaki iletişimi iyileştirmede önemli bir yeri vardır. Ancak narsistik eğilimli bireyler yapıcı eleştiriden ziyade daha yıkıcı eleştiriler ortaya koyarak partnerin benlik ve kişilik bütünlüğünü zedeleebilir ve bireyi suçlayıcı aşağılayıcı tutumlar sergileyerek güç ve kontrol dinamiklerini elinde tutmak isteyebilirler. Partner farkında olmadan duygusal manipülasyona maruz kalmış ce kendini suçlu görmeye ve değersizleştirmeye başlamıştır. Narsistik eğilimli bireyler partnerinin kendini suçlaması ile partner üzerinde kontrol sağlamaya çalışır. Bu durum sonucunda ilişki sağlıklı ilişki türünden çıkıp bağımlı ilişki türüne dönmektedir.
Neden Bu İlişkiye Başlarız?
Narsistik eğilimli bireylerle ilişkiye başlanmasının temel nedenlerinden biri; ilişkinin ilk aşamasında sergilenene yoğun ilgi, özgüven ve idealize edici tutumlardır. Bu bireyler partnerine kendini özel ve çok değerli hissettirebilir, onaylanma ihtiyacı, düşük özsaygı, tanıdık bağlanma örüntülerininin tekrarı ve güç-statü algısı bu ilişkileri çekici kılmaktadır. Ancak bu çekicilik çoğu zaman geçicidir ve ilişki ilerledikçe yerini dengesiz ve zorlayıcı aynı zamanda bağımlı dinamiklere bırakabilir.
Sonuç
Narsistik eğilimler, romantik ilişkilerde empati, iletişim ve karşılıklılık temelinde bozulmalara neden olmaktadır. Bu özelliklerin narsistik eğilimli bireyler tarafından ilişkiye zarar verdiği kabul edilmeli, partner duygusal ve davranışsal sınırlarını koymalı, suçlayıcı dil yerine ben dili kullanılmalıdır. Bu durum sağlıklı ilişki dinamiklerini kazanmak açısından son derece önemlidir.
KAYNAKÇA
American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders.
Watson P.J. ,Grisham S. O. ,Trotter M. V. & amp; Biderman M. D. (1984). Narcissism and empathy.


