Günlük hayatımızda bazen motivasyonumuzu kaybettiğimiz, harekete geçmek için yeterince hazır hissetmediğimiz durumlar deneyimleriz. Terapi seansları boyunca, deneyimlenen problemli durumu ya da davranışı çözüme ulaştırmak için motivasyonel görüşmeler yapılır. Bu görüşmeler, danışanın içinde bulunduğu durumu açıklamasını kolaylaştırır, değişimin artı ve eksi yönleri ele alınarak danışanı problemli davranışın değişmesi konusunda motive eder.
Kuramlararası Değişim Modeli (Transtheoretical Model) bireylerin değişim sürecini 5 aşamayla açıklamaktadır. İlki, Hazırlık Öncesi Aşama’dır (Precontemplation Stage). Danışan bu aşamada problemli davranışın farkında değildir ve değişimi düşünmez. Hatta bazen değişime karşı dirençli danışanlar görürüz ve bu durumda terapist olarak bu direncin kaynağının ne olduğunu ortaya çıkarmamız gerekir. Bu direnci azaltacak stratejiler üzerine odaklanırız. Danışan bulunduğu durumdan çıkmanın yaratacağı potansiyel rahatsızlığı deneyimlemek istemiyor olabilir. Bu da, danışanın değişimden korkmasını ve değişime dirençle yaklaşmasının sebebi olabilir.
Bu aşamada terapistin danışanı dikkatli dinlemesi, özetleme yapması ve yansıtma stratejilerini kullanması gerekir. Değişim karşıtı düşüncelerini anlatan bir danışana savunucu ve ikna edici bir noktada durulmamalıdır. Danışan değişime baskıyla değil, kendi isteğiyle karar vermelidir. Asıl amacımız danışanları zorla değiştirmek değildir; onları değişimi düşünmeye geçmeleri için motive etmektir. Örneğin, danışanın mevcut davranışı ile hedefleri arasındaki uyumsuzluğu fark etmesini sağlamak iyi bir adımdır.
Danışana çeşitli seçenekler sunmak ve kendi kararını kendisinin vermesine teşvik etmek, değişim hakkında düşünmesi için alan tanımak önemlidir. Özellikle hazırlık öncesi düşünme aşamasındaki başkaldıran danışanlarla çalışırken bu daha fazla değer kazanır çünkü bu tür danışanlar başkalarının kendilerine ne yapması gerektiğini söylemesinden hoşlanmazlar. Bazı danışanlar ise değişime karşı inancını yitirmiştir; kendilerini sorun karşısından ezilmiş hissederler. Bu durumda terapist danışanın kendine duyduğu güveni arttırmaya odaklanmalı ve küçük adımlarla değişime başlamayı teklif etmelidir. Bu süreç zor ve zaman alıcı olabilir ama imkânsız değildir.
Danışan, olağan davranışın olumlu yönlerini konuştuktan sonra davranışın olumsuz yönlerini de düşünmeye daha açık hale gelir. Böylece durumun ve değişimin hem artıları hem de eksileri detaylıca ele alınmış olur. Bu süreç boyunca terapist, danışanı yargılamayan, baskılamayan ve danışanla tartışmayan bir noktada olmalıdır. Danışanın bakış açısını anlamaya çalışmalı ve onun öz-yeterliliğini güçlendirecek yaklaşımlarda bulunmalıdır.
Düşünme Aşaması (Contemplation Stage)
İkinci aşama, Düşünme Aşaması’dır (Contemplation Stage). Bu evrede danışan problemin varlığını kabul eder ve çözüm için düşünmeye başlar. Unutulmamalıdır ki, düşünmeye başlayan her birey eyleme geçmez. Kararlılık eyleme geçmede çok büyük bir rol oynar.
Bu aşamadaki bir danışanla çalışırken ne kadar zamandır değişim üzerine düşündüğü, geçmişte herhangi bir değişim girişiminin olup olmadığı gibi noktalar değerlendirilmelidir. Araştırmalara göre Düşünme Aşaması’nda danışanlar davranışın artı ve eksi yönlerini yaklaşık olarak eşit değerlendirmektedir (Prochaska et al., 1994). Terapistin göreviyse olumluyla vurgu yapmaktır.
Davranışın danışan için bir faydası olmasaydı danışan onu zaten sürdürmezdi. Bu durumda danışanın bu davranıştan elde ettiği kazancın farkına varmak önemlidir. Kişi, bu iyi yönleri (rahatlama, stresi azaltma gibi) kabul etmeden değişime tam hazır olamaz çünkü karşısına çıkacak dirençlerle baş etmeye hazır değildir.
Hazırlık Aşaması (Preparation Stage)
Üçüncüsü, Hazırlık Aşaması’dır (Preparation Stage). Terapist, danışanın uygulanabilir, gerçekçi ve etkili bir eylem planı oluşturması için danışana yardımcı olur. Karar verme süreci hazırlık evresi boyunca devam eder ve terapist danışanın değişime bağlılığının değerlendirmesini yapar.
Danışanın eyleme geçtiği aşamada karşılaşabileceği olası tetikleyici durumlar için bir acil durum planı oluşturmak faydalı olabilmektedir. Böylece danışan ne zaman ek desteğe ihtiyaç duyabileceği konusunda farkındalık kazanır ve süreci daha iyi yönetmesi hedeflenir.
Eylem Aşaması (Action Stage)
Dördüncü aşama, Eylem Aşaması’dır (Action Stage) ve danışanın eyleme geçtiği dönemi temsil eder; danışan açık bir şekilde değişmeye başlar. Bu evrede danışanın somut adımları vardır. Yeni bir kursa katılmak ya da evdeki tüm içki şişelerini dökmek bu adımlara örnek olabilir. Bu adımlarda başarılı olunduğunda danışanı onaylamak ve bunu pekiştirmek danışanın öz-yeterliliğini güçlendirmek açısından oldukça önemlidir.
Sürdürme Aşaması (Maintenance Stage)
Beşinci aşama olan Sürdürme Aşaması’ndaki hedef (Maintenance Stage), danışanın eylemlilik halini sürdürmesini sağlamak ve nüksü önlemektir. Eylem aşamasındaki başarılı olan adımların pekiştirilmesi kritik öneme sahiptir. Değişimin sağlamlaşması için güçlü bir motivasyon sağlanmaya çalışılır.
Doğru bir şekilde yürütülen motivasyonel görüşmeler, danışanın değişim girişimine daha kararlı ve motive başlamasını sağlamaktadır. Bu süreç, çeşitli motivasyonel stratejilerin kullanılmasıyla öz-yeterlilik duygusunu da güçlendirmektedir. Küçük başarılar bile olsa danışana bu başarıları fark ettirmek, ona “bunu başarabilirsin” mesajını vermek önemlidir.
Kaynakça
Bundy, C. (2004). Changing behaviour: Using motivational interviewing techniques. Journal of the Royal Society of Medicine, 97(Suppl. 44), 43–47. https://doi.org/10.1258/jrsm.97.suppl_44.43
DiClemente, C. C., Bellino, L. E., & Neavins, T. M. (2003). Motivational interviewing and the stages of change approach: Integrating best practices for behavioral change in professional training. Journal of Substance Abuse Treatment, 24(1), 29–36. https://doi.org/10.1016/S0740-5472(02)00250-9


