Salı, Temmuz 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Lilith’ten Bugüne: Aşkın Hiç Anlatılmayan Hikâyesi

“İnsan, sevdiği ölçüde incinmeye de yaklaşır.” Bu düşünce, psikodinamik kuramın temel taşlarından biri olarak Freud’un aşkı ele alış biçimini özetler (Freud, 1914). Belki de bu yüzden aşk, insan ruhunun en aydınlık duygusu olduğu kadar en karanlık gölgesidir. Çünkü her sevgi, içinde kaybetme ihtimalini; her yakınlık, içinde bir ayrılığı taşır.

Aşk çoğu zaman kavuşmanın hikâyesi olarak anlatılır. Oysa insanlık tarihi, kavuşamayan aşklardan geriye kalan sessizliklerle doludur. Bazen aşk, iki insanın birbirine ulaşması değil; birbirine rağmen kendisi olarak kalabilme mücadelesidir. Ve belki de aşkın ilk trajedisi, ilk ihanetle değil; ilk vazgeçişle başladı.

Bu karanlık hikâyeyi anlatan en dikkat çekici mitlerden biri Lilith ile Âdem anlatısıdır. Yahudi folklorunda yer alan bu rivayete göre Lilith, Âdem ile aynı topraktan yaratılmış ilk kadındır. Kendini onunla eşit gördüğü için boyun eğmeyi reddeder ve cenneti terk eder. Daha sonra onun yerini Havva alır. Bu anlatı tarihsel ya da dinî bir gerçeklikten ziyade mitolojik bir sembol olarak kabul edilir; ancak insan ruhuna dair güçlü metaforlar taşır (Pagels, 1988; Patai, 1990).

Belki Lilith, sevmediği için gitmedi. Belki de kendini inkâr ederek sevmeyi reddetti. Eğer bu miti psikolojik bir metafor olarak okursak, Âdem ait olmayı; Lilith ise özgürlüğü temsil eder. Belki birbirlerini sevdiler, fakat aynı cennette yaşayamayacak kadar farklıydılar. Çünkü bazı aşklar sevgisizlikten değil, karakterlerin birbirine sığmamasından yarım kalır.

İnsan ilişkilerinin en büyük çıkmazı da tam burada başlar. Sevgi tek başına yeterli değildir. Aynı yaraya sahip olmayan iki insan, bazen aynı mutluluğu da paylaşamaz. Erich Fromm’un da vurguladığı gibi sevgi yalnızca bir duygu değil; emek, sorumluluk ve olgunluk gerektiren bir eylemdir (Fromm, 1956). Ancak sevgi, kişinin benliğini tamamen yok saymasını da gerektirmez. Kendinden vazgeçerek kurulan ilişkiler, zamanla sevginin değil, sessiz bir tükenişin hikâyesine dönüşebilir.

Belki de bu yüzden bazı insanlar hayatları boyunca bir kişiyi değil, onunla yaşayacaklarını düşündükleri hayatı özlerler. Yasını tuttukları şey, bir insan değil; gerçekleşmeyen ihtimallerdir. Psikoloji bunu “kayıp nesne” ile ilişkilendirirken, insan kalbi buna sadece özlem der.

Aşkın karanlık yüzü tam da burada görünür. İnsan bazen sevdiği kişiyi değil, onun içinde bıraktığı boşluğu taşır. Çünkü bazı insanlar gider; fakat onların bıraktığı sessizlik yaşamaya devam eder.

Belki de insanlığın ilk aşk hikâyesi, birbirini sevmekten vazgeçemeyen iki insanın değil; birbirini severken kendinden vazgeçemeyen iki ruhun hikâyesiydi. Lilith’in sürgünü, yalnızca cennetten ayrılış değil; anlaşılmadan sevilmenin ve sevilirken anlaşılamamanın da sembolüydü.

Sonunda geriye tek bir soru kalıyor: Aşk gerçekten iki insanın kavuşması mıydı; yoksa insanın kendi eksik yanını bir başkasında arama çabası mı?

Belki cennetten ilk sürgün edilen insan değil, acısız sevme ihtimaliydi.

Ve insanlığın ilk aşk hikâyesi, birbirini sevmekten vazgeçemeyen iki insanın değil; birbirini severken kendinden vazgeçmeyen iki ruhun hikâyesi olarak kaldı.

Çünkü bazı aşklar bitmez. Zaman onları unutmaz; yalnızca efsaneleştirir.

Kaynakça

  • * Freud, S. (1914). On Narcissism: An Introduction. In The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud (Vol. 14). Hogarth Press.
  • * Fromm, E. (1956). The Art of Loving. Harper & Row.
  • * Pagels, E. (1988). Adam, Eve, and the Serpent. Vintage Books.
  • * Patai, R. (1990). The Hebrew Goddess (3rd ed.). Wayne State University Press.
  • * Scholem, G. (1995). Kabbalah. Dorset Press.
Elif Özel
Elif Özel
Elif Özel, psikoloji lisans eğitiminin ardından Bilişsel Davranışçı Terapi ve Aile Danışmanlığı alanlarında eğitimler almıştır. İnsan ruhuna dair duyduğu merakı, yazma, okuma ve araştırma tutkusu ile birleştirerek psikoloji temelli yazılar kaleme almaktadır. Hem bireyin iç dünyasını hem de toplumsal dinamikleri anlamaya yönelik bir bakış açısıyla içerik üreten Özel, okuyucularını düşünmeye, hissetmeye ve fark etmeye davet eden yazılar yazmaya devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar