Salı, Nisan 28, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Kendimize Verdiğimiz Değerin Kariyerimizi Biçimlendirmesi

Kariyer, kişinin bulunduğu konumdan kendini nereye doğru ilerlettiğini ifade eden oluşumdur. Bulunmak istediğiniz yere doğru ilerlerken kendinize yaptığınız yatırımların birleşimine kariyer denebilir. Hayatımızın büyük resmine bakacak olursak kariyer varoluşumuzun yaşadığımız hayatın tam kendisidir. Kariyer kavramı her insan için farklı algılanır. Kimi için iş hayatında yükselmeyi yani toplum içinde statü sahibi olmayı kimi için bir konuda kendini geliştirip insanlara faydalı olma, kimi içinde sadece para kazanmayı ifade eder. Bu duruma göre de kariyeri algılayış biçimimiz bizim kendi tatmin duygumuzu etkiler. Çoğu insan kendi isteğinin ne olduğuna aldırmadan sadece para kazanmak ve toplumda saygı görmek için kariyerini yapılandırırken, bazı insanlarda maddiyatı ikinci planda tutup ne istediğinin farkına vararak kariyerini oluşturuyor ve istediği konuda kendini geliştiriyor sonrada mesleğini ona göre yapılandırıyor. Aslında maddiyatı ikinci planda tutup öncelikle zevk aldığı konuda kendini geliştirip sonra para kazanmaya önem veren insanların kazandığı para daha bereketli oluyor çünkü işini zevkle yapınca para otomatik olarak hayatımıza akıyor. Yani ilk olarak kendimizi keşfedip kendimizin farkına varmalıyız. Kim olduğunu keşfeden kişiler, kariyer hayatını doğru yönlendiren ve bu doğrultuda mesleğine karar veren kişilerdir. Biz ilk olarak kendimize değer verip her yönümüzü kabul etmeliyiz ki gelişimimizi tamamlayabilelim.

Peki Öz Değerlilik Duygusu Nedir?

Öz değer kişinin kendine verdiği değerdir. Başka bir söylemle öz değer kişinin kendiyle ilgili ne hissettiğidir. Öz değer, kişinin kendi değerini bilmesi, kendine saygıyla sevgiyle ve dürüst bir şekilde davranabilme yeteneğidir. Çocukluk zamanımızda deneyimlediklerimiz ile kendi değerimizi tasarlarız ve tasarladığımız bu öz değer sağlıklı olmaz. Fazla öz değer dünyaya karşı çok hırslanmamıza sebep olurken değersizlik hissi dünyada hiç bir şeyi hak etmiyorum duygusu oluşturur. Öz değer duygumuz dengede olmalıdır çünkü dengesizlik durumunda mutsuzluk oluşur ve maddi sorunlar ortaya çıkar.

Virginia Satir’in sözleri ile devam edelim;

Dünyada benim gibi hiç kimse yok. Bazı yönleriyle bana benzeyenler var fakat kimse tüm yönleriyle benim gibi değil. Dolayısıyla bende varlık bulan her şey sadece bana özgü. Ben kendimle tamamen yüzleşebilirim. Ve böyle yaparak beni oluşturan parçaları sevip onlarla dostça yaşayabilirim. Kendi kendimi şaşırtan bazı yönlerim olduğunu biliyorum. Ve bilmediğim başka yönlerimde var . fakat kendimle dost olduğum ve Kendimi sevdiğim sürece beni şaşırtan bu yönlerin üzerine cesaret ve umutla gidip kendimle ilgili daha pek çok şeyi bulabileceğimi biliyorum. Ne yaptığıma, nasıl düşündüğüme baktığımda bazı yönlerim uyumsuz olabilir. Ve ben bu uymayan yönleri çıkarıp uyduğuna emin olduklarımla yola devam edebilirim. Çıkardıklarımın yerine yenilerini koyabilirim. Kendime aidim ve böylece kendimi yeniden biçimlendirebilirim. Ve ben kendimim. Ve bundan mutluyum“

İçsel Kaynaklar ve Gelişim Yolculuğu

Aile terapisti olan Virginia Satir bu sözleri ile öz değer duygusunu ifade etmiştir. Satir’in dediği gibi öz değer kendimize karşı anlayışlı, kabul edici olma halimizdir. Öz değer duygumuz duygusal dayanıklılığımızı arttırmak için, stresle baş edebilmek için en güçlü koruyucumuzdur. Satir’e göre, hepimizin gelişmek ve sorunlarla başa çıkabilmek için gerekli içsel kaynakları vardır. İnsanların kendi öz değerlerini harekete geçirecek kendi içsel hazinelerini bulmaya gereksinimleri vardır. İnsanlar bildikleri kadar elinden gelenin en iyisini yaparlar. Daha iyisini öğrenince, daha iyisini uygularlar. Kariyerimiz varoluşumuzun yaşadığımız hayatın tam kendisidir ifadesini kullanmıştım, aslında Satir’in bu sözleri ifademi destekler nitelikte. Biz hayatımız boyunca gelişim içerisindeyizdir. Kariyerimizde de sürekli gelişim içinde olmalıyız olduğumuz yerde saymamalıyız ki, kendimizin hazinelerini keşfedelim, kariyerimizde zirve noktaya gelelim.

Leonard Cohen der ki; “Kusursuzluğu bırakın, her şeyde çatlak vardır, ışık içeri böyle girer.“ Mevlana ise; “Yaralar, ışığın içeri girdiği yerdir.“ der.

Biz yaralarımızla, kusurlarımızla gelişim sağlarız. Kendimizin gölge yönlerinin farkında olursak, kendimizin asıl dönüşümünü sağlayabiliriz. Düşe, kalka, engellere çarpa çarpa gelişim olur. Gölge yönler de bizim üzerimizde kusur oluşturur ve bizim gelişimimiz noktasında engel olur. Biz kendimizin gölge yönlerini dönüştürerek engelleri eritip zirveye ulaşabiliriz. Fakat kendimizi kusursuz hissedersek gelişim sağlayamayız. Kendimizin ışığı sönük kalır. O yüzden kusurlarımız ve yaralarımız bizi değersizlik duygusuna sürüklememeli, tam aksine bizi gelişime itip değerlilik duygumuzu yükseltmeli. Biz kendimizi nasıl görüyorsak, nasıl değerlendiriyorsak öz değerimiz odur. Yaşadığımız olumsuz durumlar, iş arkadaşlarımızın, yöneticimizin bize tavrı, işlerimizin istediğimiz gibi gitmemesi veya eleştirilere maruz kalmamız bizi değerimizin düştüğü düşüncesine götürse de değerimiz bunlara göre artıp azalmaz. Yeteneklerimize güvendikten, hata yapabileceğimizi kabul ettikten ve elimizden gelenin en iyisini yaptıktan sonra bizim kendimize verdiğimiz değeri kimse yıkamaz.

Üretkenlik ve öz Sevgi İlişkisi

Erich Fromm da kendimizi sevmemizin üretkenliğimizi arttırdığını, kendimizi sevmiyorsak bencilliğe doğru gidebileceğimizi savunmuştur. Fromm’a göre; kişinin kendi yaşamını, mutluluğunu, gelişmesini, özgürlüğünü olumlamasını kökleri kişinin sevebilme yetisine bağlıdır. Ya da ilgi, sorumluluk ve bilgisine dayanır. Eğer bir kişi üretken bir şekilde sevebiliyorsa, kendini de sevebiliyor demektir. Eğer sadece başkalarını seviyorsa kişi hiç sevmiyor demektir. Bencillik ve kendini sevme aynı olmak bir yana birbirinin zıttıdır. Bencil kişi kendini çok az sevener yani öz değerimiz azsa bizi bencilliğe itebilir. Üretici olmamasının bir belirtisi olan bu durum, kendinden hoşlanmama ve kendine ilgi göstermeme, kişiyi boş ve huzursuz kılar. Böyle bir kişi mutsuzdur ve kendisine bilinç dışı engeller koyarak, ulaşamadığı doygunlukları öfkeyle yaşamdan kopartıp almaya çabalar. Görünüşte kendisiyle fazla ilgilenmektedir, fakat aslında bu durum gerçek kimliğine ilgi göstermedeki beceriksizliğin üstünü örtmek için yapılan başarısız deneyimlerdir.

Bu doğrultuda, kendimize değer vermezsek duygularımız bloke olur enerji akmaz. Üretkenliğimiz gelişimimiz engellenir ve hayatımızdaki hareket durur. Monoton bir şekilde kendimize değer vermeden kısa yoldan, kendimizi geliştirmeden, yeteneklerimizi görmeden kariyerimizin üst noktasına çıkmayı planlıyorsak hep yere düşeriz. Kariyerimizde sürekli yerimizde sayarız, kazandığımız paranın da bereketi olmaz. Kariyerimiz konusunda sıkıntı yaşamamak ve maddi sorunlar ile karşılaşmak istemiyorsak ilk önce dönüp kendimize bakmalıyız. Kendimizin her yönünü keşfedip, geliştirip değerlilik duygumuz arttırmalıyız. Unutmayalım hayatımızda bir sorun yaşıyorsak eğer bu bizden kaynaklıdır, ilk olarak kendimizi dönüştürme gerekliliğimizdir.

Carl Gustav Jung’ın sözleriyle yazımın sonuna geliyorum ve yazdığım yazının herkese katkı sağlamasına niyet ediyorum.

“Hayatta en acıklı şey, Bir insanın problemin Kendinden kaynaklandığını Görememesidir.“

Edanur Bulut
Edanur Bulut
Ben Ruhsal Astrolog, Psikolojik Danışman Edanur BULUT. TED Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunuyum. Üniversite eğitimimi alırken İda Psikoloji tarafından çocuk resimlerini yorumlama eğitimimi tamamladım. Mezun olduktan sonra Ruhsal Astroloji Akademisi'nde ruhsal astroloji alanında eğitim aldım. Ruhsal astroloji alanında aldığım eğitimdeki bilgilerimi psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanıma entegre ederek yenilikçi bir bakış açısıyla danışanlarıma 3 senelik bir deneyim ile danışmanlık yapıyorum. Danışmanlığım esnasındaki hedefim, kişinin doğum haritası analizini yaparak kendini keşfetmesini sağlamak, içindeki potansiyeli çıkarıp rehberlik edip yönlendirme yapmak. Ayrıca bu yenilikçi bakış açısıyla çocuk psikolojisi ile ilgili danışmanlık veriyorum. Çocuklara yönelik danışmanlıklarımda hedeflediğim; yine doğum haritası analizi yaparak çocukların nasıl bir yuva enerjisinde büyümeleri gerektiğini, anne ve babalarını nasıl algılayıp onlardan nasıl destek görmeleri gerektiğini, iletişim becerileri, zeka yapıları, öz değer algıları, karşılaştıkları bir sorun ile nasıl mücadele ettiklerini, toplumsal sorumluluk algılarının nasıl şekillendiğini anlamak ve bu konularda ebeveynlere farkındalık kazandırmaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar