Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

İnsanın Kendi İçindeki Beklentilerini Bitirmesi de Bir Yastır

Bazen insan, dünyadan değil, kendisinden umudunu keser. Artık “daha iyi bir ben” beklentisi yoktur, “nasıl olmalıydım” sorusu susmuştur. Dışarıdan sakin görünür ama içsel bir sessiz çöküş yaşar.

İşte bu an, aslında bir yas anıdır — görünmeyen, sessiz, ama çok derin bir yas. Kendimizden beklentilerimizi yitirdiğimizde, çoğu zaman fark etmeden bir kaybın içindeyizdir. Kaybettiğimiz şey; bir hedef, bir umut ya da bir kişi değil — kendimize dair inançtır.

İçsel Beklentiler: Görünmeyen Sözleşmeler

Her insanın kendisiyle yaptığı sessiz anlaşmalar vardır:

  • “Güçlü olacağım.”

  • “Yılmayacağım.”

  • “Her şeyin üstesinden geleceğim.”

Bu cümleler, benliğimizin dayandığı görünmez sütunlardır. Ancak yaşam bazen bu sütunları birer birer yıkar. Hastalık, kayıp, hayal kırıklığı ya da uzun süren duygusal yorgunluk…

Ve bir gün kişi, kendi içindeki sesi duymayı bırakır: “Artık beklemiyorum.”

İşte tam da burada yas başlar. Bu, derin ve sessiz bir içsel beklentiler yasıdır.

Kendine Duyulan İnancın Çöküşü

Psikanalitik kuramda Freud (1923), benliğin (ego) “olması gereken benlik”le (ideal ego) sürekli bir müzakere halinde olduğunu söyler. İnsan kendine dair beklentilerini bitirdiğinde, aslında “ideal benliğini” yitirmiş olur.

Bu bir yenilgi değil, bir içsel ölüm gibidir. Artık o mükemmel versiyon yoktur — yerini sessiz bir kabullenme alır.

Winnicott (1965) bu durumu “gerçek benliğe yaklaşım” olarak görür. Kişi artık başkalarının onayına göre değil, içsel gerçekliğine göre yaşamaya başlar. Ancak bu dönüşüm sancılıdır; çünkü her kabullenişin içinde bir miktar veda vardır.

Yasın Beş Evresi ve Kendine Dönüş

Kübler-Ross’un (1969) tanımladığı yasin beş evresi yalnızca kaybedilen insanlar için geçerli değildir.
Kendi beklentilerimiz bittiğinde de aynı evrelerden geçeriz:

  • İnkâr: “Sadece yorgunum.”

  • Öfke: “Kendimi neden toparlayamıyorum?”

  • Pazarlık: “Belki yarın yeniden başlarım.”

  • Depresyon: “Artık eskisi gibi olamayacağım.”

  • Kabullenme: “Belki de böyle olmak da tamamdır.”

Ve kabullenme evresi geldiğinde insan biraz sessizleşir. Bu sessizlik, teslimiyet değil; olgunlaşmanın sessiz ağırlığıdır.

Beklentisizliğin Olgunluğu

Kendinden beklentilerini bitirmek bazen psikolojik çöküş değil, derin bir duygusal olgunluk hâlidir. Artık insan, kendi kusurlarını düşman gibi görmez. Kendini düzeltmeye değil, anlamaya yönelir.

Bu noktada “daha iyi biri olmalıyım” cümlesi yerini “olduğum hâliyle de yeterliyim” anlayışına bırakır.

Bowlby’nin (1969) bağlanma kuramı bu süreci “kendine güvenli bağlanma” olarak açıklar. Kişi artık dış dünyadan değil, kendi içinden güven üretmeye başlar. Kendine kırgın olsa da, artık kendini terk etmez.

Sonuç: Yasin İçinden Geçmek

İnsanın kendine dair beklentilerini bitirmesi, aslında bir içsel vedadır.
O eski ben — umut dolu ama yorgun hâlimiz — sessizce gider.
Ve biz, onun ardından yas tutarız.

Bu yas geçince, kalan sessizlikte yeni bir farkındalık doğar:

Kendimizi beklentilerimizle değil, varlığımızla sevmeyi öğreniriz.

Belki de olgunluk budur:
Artık hiçbir şey beklememek değil, her şeyin olduğu hâliyle anlamlı olduğunu görebilmek.

Kaynakça

  • Bowlby, J. (1969). Attachment and Loss: Vol. 1. Attachment. Basic Books.

  • Freud, S. (1923). The Ego and the Id. Standard Edition.

  • Kübler-Ross, E. (1969). On Death and Dying. Routledge.

  • Winnicott, D. W. (1965). The Maturational Processes and the Facilitating Environment. Hogarth Press.

  • Fromm, E. (1956). The Art of Loving. Harper & Row.

Merve Esen
Merve Esen
Merve Esen, 2014 yılında Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümünü kazandı ve 2018 yılında Onur derecesiyle 3,5 yılda mezun oldu. Lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2019 yılında Lisansüstü eğitimi için Haliç Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans eğitimine başladı. 2022 yılında Haliç Üniversitesinde Yüksek Lisansını Tez Çalışması Olan "Evli Bireylerde Erken Dönem Uyum Bozucu Şemaların Evlilik Uyumu Ve Evlilik Doyumuna Etkisi" adlı uzmanlık teziyle Yüksek Onur derecesiyle bitirdi. Bu tezin Türk literatürüne katkı sağlayacağına inanmaktadır. Yetişkin, çocuk, ergen ve çift terapisi alanında Bilişsel Davranışçı Terapi, Çözüm Odaklı Psikoterapi ve Mindfulness ve Kabul-Kararlılık Psikoterapi yaklaşımlarıyla çalışmaktadır.2019 dan bu yana aktif olarak danışan görmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar