Perşembe, Mayıs 7, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Hep Çocuk Kalmak: Peter Pan Sendromu ve Helikopter Ebeveynlik Arasındaki İlişki

Bazı evlerde yıllar geçse de anne-baba ve çocuk yaşar daima. O çocuk, hem zihin aynasının karşısında hem de ailesinin gözünde henüz büyümeyen küçük bir çocuk olarak kalmıştır. Ne kendi, ne ailesinin zihninde büyüyebilmiştir. Çocuğun bir gün büyüyecek olması, her birinin içten içe sessizce reddettiği kaçınılmaz bir gerçektir. Aile için o gerçeğin öncesinde çocuğa karşı davranışları, çocuğun; çocukluğa ve yetişkinliğe dair bakışı üzerinde rol oynamıştır. Aile, o gerçekten saklayabileceğini varsayarak çocuğu için güvenli bir dünya oluşturmayı niyet eder. Çocuğunu kendi güvenli kanatları altında yetiştirdiğini düşünürken bir gün uçması gerektiği gerçeğini aklından atmaya çalışır. O ana dek ise duygu, düşünce ve davranışları; çocuğunun sonsuza dek çocuk kalacağına dair umuduna tutunur. Çocuk ise güvenli bir dünyanın ardından yüzleşmek istemeyeceği korkularla karşı karşıya kalır.

Helikopter Ebeveynlik

Helikopter Ebeveynlik, çocuğu ve onun yaşamıyla aşırı ilgilenmesi ve aşırı koruyucu yaklaşımını temel alır. Aile, çocuğu dünyanın tüm kötülüklerinden korumak istercesine sonsuza dek güvenle oynayabilmesi için onun adına güvenli bir dünya inşa eder. O dünyanın içinde aile, çocuklarının yaşamını özümser ve her türlü karar ile sözü çocuk adına ona danışmadan alır. Yaşam amacı adeta çocuğu olmuştur. Çocuğunun hayatı üzerinde fazlaca kontrol sağlamaya çalışır. Kendi başına atlatabileceği durumlara karşı fazla müdahalede bulunur. Çocuğun, kendi dünyasını keşfetmesini seyretmek bir yana, onun adına yarattıkları dünyayı onun için yönetmeye çalışır.

Çocuğu hayal kırıklıklarından, üzüntüden, tehlikeden ve acıdan korumayı amaçlarken sınırlar silinir ve aile, kendini çocuğun hayatının tam ortasına atar. Çocuğun okul hayatı ve arkadaş ilişkilerine dahil olur, herhangi bir sorun oluştuğunda çocuğun çözmeye çalışmasına fırsat vermeden çözmeye uğraşır. Denemesine, yanılmasına ve hata yapmasına izin vermez. Tüm sorumlulukları kendi üzerine alır. Herhangi bir sıkıntı, sorun ya da çatışma yaşamasına karşı yoğun bir endişe duyar. Bu durumlardan çocuğunu uzak tutmaya çalışır. Ailenin, çocukları için oluşturduğu dünya rahattır, sorunsuzdur ancak gerçek değildir. Öyle ki o dünya, ailenin niyetlerinden farklı sonuçlar doğurur. Böyle bir dünyada çocuk, henüz gerçek dünyayı tanıyamadığından büyümeye dair bir korku duyar. Artık ailesinin inşa ettiği dünyadan çıkması gereken zaman geldiğinde çocuk, gerçek dünyaya adım atmakta zorlanır. Hâlâ bir çocuk olduğuna dair içsel inkarları, yetişkin bedeninde eylemleriyle kendini gösterir.

Peter Pan Sendromu

Peter Pan Sendromu, Psikiyatrist Dan Kiley tarafından tanımlanan psikolojik bir olgudur. İsmini, J.M. Barrie’nin Peter Pan isimli eserinden alır. Yetişkin bireylerin; büyüme korkusu yaşaması ve sorumluluk almaktan kaçınmasını anlatır. Yaşamı ve insan ilişkileri ile ilgili konularda karar, seçim ya da söz almak, bireyde tedirginliğe neden olur. Yaşamının sorumluluğunu üstlenme cesareti göstermekte güçlük çeker. Bedeni yetişkinlik emareleri taşırken zihni çocukluğun rahatlığında kalmıştır.

Aşırı koruyucu bir ailede büyümek, yetişkinliğe adım atmaya dair endişelerin pekiştirici rolünü üstlenir. Gerçek dünyada da birey, ailesinin dünyasındaki sorunsuzluğu arar. Ancak bu dünya, içinde büyüdüğü dünyadan öylesine farklıdır ki, yetişkinlik dünyasının görev ve sorumluluklarını kavramakta zorlanır. İlişkilerinde karar almak ve sosyal veya duygusal olarak yüzleşmekten kaçınır. Burası zamanında karşılaşmasına engel olunan acı ve hüznü içinde barındırdığından birey, yetişkinliğe uyum sağlama konusunda sorunlar yaşar. İş, arkadaş ve romantik hayatında eylemlerinin sonuçlarını kabullenmek ve üstlenmeye karşı yoğun bir kaygı duyar. Hata yapmaktan korkar ve her şeyin sorunsuz ilerlediğine dair güven duymak ister. İçinde büyüdüğü dünyanın aksine bu dünya, onun için güvensiz görünür. Burası tehlikelerle doludur ve nasıl hayatta kalacağından habersizdir. İçten içe sorumluluk ve görevlerin yer almadığı, çocukluğun o eski dünyasına geri dönmeyi arzular. Ancak artık ne eski dünyaya geri dönmek mümkündür ne de yeniden çocuk olmak.

Sonuç

Özetle büyümek, yaşam yolculuğunun yetişkinlik durağına yaklaştığını, hatta neredeyse vardığını seyrediyor olmak kiminin yüreğinde bir heyecan dalgası yaratırken kimininkinde bir telaş sarmaşığı sarar. Yol yaklaştıkça sarmaşığın, ruhunu günbegün sıktığını hisseder, avuçlarının arasında ezip kurtulmak ister. Halbuki zamanın biraz gerisinde insan, bu an için henüz vakitler olduğunu düşünerek yaşamıştır, o evde vakitler hiç gelmeyecekmişçesine yaşanmıştır. Oysa gerçek bir ‘an’a dönüşmek üzere olduğunda bireyin gözlerine yetişkinlik durağının ışıkları yansırken içindeki çocuk biraz daha kalmaya dilekler adar. Bazı yetişkin bireylerin eylemleri ve ailenin tutumu ise bu dilekleri gerçekleştirdiğine dair güçlü bir simge olur. Hiç büyümemeyi öğrenen birey, büyüklerle dolu koca bir dünyaya adım atmıştır.

Kaynakça

Bedford, D., F. (1911). Peter Pan playing the pipes. Wikimedia. C. Scribner’s Sons.

Ece Öznur Bayram
Ece Öznur Bayram
Ece Öznur Bayram, Mudanya Üniversitesi Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencisidir. Bilgilerini hem eğitim, etkinlik ve staj ile akademik olarak zenginleştirirken hem de çeşitli kitap, dizi, film ve müziklerle de beslemektedir. Aynı zamanda psikoloji tutkusunu, edebiyat tutkusuyla birleştirerek Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Varoluşçu Terapi başta olmak üzere yaşamın içinden birçok konuyla ilgili yazılar yazmayı hedeflemektedir. Aşk, yalnızlık, özgürlük, sanat, ölüm, yaşam ve insanlar hakkında yazılarla psikolojinin olduğu her alana kendi kelimelerini bırakmayı, insanlarla paylaşmayı ve insana ruhunun özünü anlatmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar