Gece depresyonu, bireylerde akşam saatlerinde ortaya çıkan yoğun ve ciddi depresif belirtiler sonucunda yaşanan ve uyku kalitesini tehdit edebilecek seviyede olan karamsarlık ve umutsuzluk duygularıyla ortaya çıkmaktadır. Daha çok ev halkının uykuya dalmasıyla ortaya çıkan ve bireyin yoğun bir şekilde yaşadığı duygusal çöküş içerisine girmesi sonucunda yaşanabilmektedir. Bu durum, gün içerisinde ertelenen ve bastırılan duyguların intikamıdır.
Bu öyle bir intikamdır ki sadece tek bir gece yaşanmamakta, çoğu kez rutine bağlanmasından dolayı her gece ortaya çıkabilmektedir. Hava kararınca insanın içine minik adımlarıyla usul usul dolan kara bir bulut, gece saatlerinde sosyal etkileşimlerin minimum düzeyde olmasından kaynaklı yalnızlık hissiyatının artmasıyla depresif semptomları kötüleştirmektedir. Gün içerisinde yaşanan stres faktörleri gece sonunda karamsar düşünceleri artırarak depresyon riskini yükseltmektedir.
Üstelik gün içinde dikkatimizi odaklamamız gereken meşguliyetler düşünmemizi erteler. Karanlığın çökmesiyle gece olunca oluşan sessizlik ile rüminasyon sürecimiz başlamaktadır. Aşırı ve olumsuz düşünme süreci kaygı sürecimizi artırmasıyla derin düşünme ve onları anlamlandırma eğilimine girmemize sebep olur. Bu durum uyku bozukluğu ve depresyon riskini de yükseltmektedir. Herkesin uyuyor oluşuyla terk edilmişlik ve yalnızlığı anımsatır.
Fakat bu süreçte bilin ki YALNIZ DEĞİLSİNİZ!
“Geceler neden daha depresif geçer?” ya da “Neden geceleri depresyona giriyorum?” gibi sorular zihinde yer edinmektedir. Şimdi gelin, gece depresyonunun nedenlerine birlikte bakalım.
Sirkadiyen Ritim ve Bozuklukları
İnsan vücudu sirkadiyen ritimle çalışır. Sirkadiyen ritim, vücudumuzun 24 saatlik döngüde geçirdiği fiziksel, zihinsel ve davranışsal değişikliklerin doğal döngüsünü içermektedir. Sirkadiyen ritim, uyku-uyanıklık döngüsünü işlevselleştirir. Sirkadiyen ritim bozukluğu, sadece uyku düzeninin bozulmasına neden olmaz; aynı zamanda bireyin zihinsel, bedensel ve fiziksel aktivitelerinin de bozulması demektir.
Sirkadiyen Ritim Nasıl Bozulur?
-
Melatonin: Epifiz bezi tarafından karanlıkta salgılanan uyku hormonudur. Gün ışığının olmadığı zamanlarda doğal olarak sentezlenir ve sirkadiyen ritmin dengelenmesine yardımcı olur. Melatonin salgılanmasındaki dalgalanmalar, kişinin yaşadığı karamsar duygu ve düşüncelerle mücadelesini başlatır. Bazı kişiler için melatonin takviyeleri ritim bozukluğunu önlemeye yardımcı olabilir.
-
Serotonin: Mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin sinir hücreleri arasında iletimi sağlanır. Bağırsaklardaki probiyotikler, serotoninin salgılanmasında büyük bir etkiye sahiptir. Vücuttaki serotoninin %90’ı bağırsaklarda salgılanmaktadır. Uyku düzeni, iştah ve sindirim gibi birçok fonksiyonu düzenlemede aktiftir. Gün içerisinde yüksek seviyede çalışırken, gece saatlerinde düşmesi ruh halini etkiler. Düşük serotonin seviyesi melatonini etkileyerek uyku hormonunun aktif çalışmamasına sebep olur ve depresyon, anksiyete ile uyku bozukluğu riskini artırır.
-
Kortizol: Vücudun stresle başa çıkmasında yardımcı olan hormondur. Aşırı stres, kortizol salgısını artırır; yüksek veya düşük kortizol seviyesi, anksiyete, kronik yorgunluk ve depresyon oluşturabilir. Depresyon belirtileri sirkadiyen ritmi etkileyerek uyku bozukluğu yaratabilir ve kısır bir döngü oluşabilir.
-
Yanlış uyku zamanlaması: Geç saatlere kadar uyumamak veya bazı günlerde erken uyumak, uyku rutinini bozarak ritim dengesinin bozulmasına sebep olur.
-
Yapay ışıklar: Telefon, bilgisayar ve televizyon gibi elektronik cihazlardan gelen ışıklar, beynin uyanıklık sinyallerini tetikleyerek sirkadiyen ritim bozukluğuna yol açar.
-
Kafein: Sirkadiyen ritim bozukluğunu tetikleyen uyarıcı bir maddedir; uykunun doğal sürecini bozarak kişinin uyanık kalmasını sağlar.
-
Vardiyalı çalışma: Tipik çalışma saatleri dışında çalışan kişilerde gece ve gündüz algısı bozulabilir.
-
Gündüz şekerlemesi: 30 dakikayı aşan şekerlemeler, uykuya dalmayı zorlaştırabilir ve sirkadiyen ritmi bozabilir.
-
Beslenme alışkanlıkları: Uyku saatine yakın tüketilen yiyecekler, sindirim için mideyi aktif çalıştırarak uyanıklık sürecinin devam etmesine sebep olur.
Sirkadiyen Ritim Bozukluğu ve Depresyon İlişkisi
Sirkadiyen ritim, hipotalamusun tabanında bulunan suprakiazmatik nükleus (SCN) tarafından düzenlenir. Bozulması hormon dengesini etkiler, uyku problemleri ve duygu durum bozukluklarına yol açabilir. Depresyon, fizyolojik ritimlerden etkilenmektedir. Gece depresyonu, huzursuz geceler ve yoğun üzüntü ile uyku ve ruh sağlığını etkiler.
Uyku sorunları, depresif ve mutsuzluk, yorgunluk hissi zaman zaman hepimizin başına gelen durumlardır. Tüm bunlar kısır bir döngü gibi görünse de, bu döngüden kurtulmak zor hissettirse de mümkündür. Depresyon ve uyku bozukluğu arasındaki ilişkiyi anlamak ve dengeyi tekrar kurmak için uzmanlardan destek almak faydalıdır. İyi olmak hepimizin hakkı!


