Çarşamba, Ocak 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Farklı Gözlükler ve Hayatın Renkleri

Aynı olaya bakan farklı milyon tane göz, aynı olaya milyon tane anlam… Çok farklı değil mi? Platon’un Mağarası gibi insanlar geçmişten beri birbirlerine görünmez bağlarla bağlanıp farkında olmadan bir olmaya çalışıyordu. Bazen aynı duvarın gölgesine bakıyor, bazen aynı ateşten etkileniyorlar ama yine de her biri aynı görüntüden farklı bir anlam çıkarıyor. Mağaradakiler bile birbirlerine yaslanmadan duramıyorlardı. Çünkü hayatta kalmak, anlam bulmak, doğruları sorgulamak ancak birlikteyken mümkün. Mağarada herkes aynı düşüncelere farklı bakış açılarıyla bakmış gibi gözükse de tek amaçları vardı: O da hayatta kalmak. Bu uğurda birbirlerine mağara duvarı kadar güvenli bir şeklide yaslanıyorlardı.

Bakış Açılarının Çeşitliliği Ve Kabulleniş

Çünkü bir olayın her zaman sadece tek bir sonucu tek bir nedeni varmış gibi gözüküyor. Oysaki bizim taktığımız gözlüklerle olay farklı anlamlara kapı açıyor. Bazen de hep diretiyoruz gibi geliyor fakat hayır bunun başka bir anlamı yok sadece bu diye düşünmeye devam ediyoruz. Oysaki başka bir insan orda başka bir şey görüyor hatta sizin hiç aklınıza gelmeyen, görünmeyen farklı bir gözlükle bakıyor olaya… Bazen hayat bize öyle geliyor ki; “Hayır, burada başka bir anlam yok, sadece bu!” diye diretiyoruz. Sanki tek ihtimal buymuş gibi tutunuyoruz kendi doğrularımıza. Oysa bir başkası aynı durumu bambaşka bir yerden görüyor. Hatta bazen bizim aklımızın ucundan bile geçmeyen bir anlamı fark ediyor. Bir bakışla içimizi açıyor, bir cümleyle bildiğimizi sandığımız şeyi değiştiriyor. Ya hemen savunmaya geçip “O öyle değildir!” diye kestirip atıyoruz ya da o farklı bakış bize iyi geliyor ve “Hımm, böyle de bakılabilir demek,” diyerek içimizde bir ferahlık hissediyoruz. İşte hayatta belki de şu ara hayatımdaki en güzel farkındalıklardan biri yaşanıyor: Aynı olaya farklı anlamları yüklesek de yine de ortak bir paydada buluşabildiğim insanlar… Çünkü bir olay ne sadece siyah ne de beyaz. Bazen renklerin birbirine karıştığı, tonların değiştiği kocaman bir gökkuşağı. Ve düşünsenize, herkes aynı şeyi düşünseydi, herkes aynı pencereden baksaydı; hayat ne kadar sıkıcı, ne kadar renksiz olurdu.

Kalıpların Ötesindeki Dünya

Evet belki çok fazla çatışma çünkü farklı gözlükler taktıkça farklı gerçeklikler görüyoruz. Okullar, toplum, sistem, kurallar… Hepsi bizi tek bir kalıba sokmaya çalışıyor. “Doğru budur” diyor, “Böyle olmalı” diyor. Ama yeni insanlar tanıyınca, yolculuk edince, yeni şehirler görünce, sohbet edince, okudukça ya da bir atölyede daha önce hiç denemediğin bir şey yapınca fark ediyorsun: İnsanların birbirinden ne kadar farklı düşündüğünü… Ve en güzeli, tüm bu farklılıkların bir araya geldiğinde ortaya çıkan o güzel farklı detaylar…Çünkü biz kendimizin yetime tarzı ve kültürü ile birlikte sadece belli bir pencereden bakabiliyoruz fakat biriyle yaptığın bir sohbet sana yepyeni bir pencere açmış, yıllardır önünden geçtiğin bir gerçeği bu sefer başka bir tonda görmüşsün…İşte bunlarla insanların da birçok başka fikri olduğunu görüyoruz ve en güzeli de belki birçok farklı fikri bir araya getirip yeni ürünler ortaya çıkarmak illa somut bir şey olmasına gerek yok ve tek bildiğim şey belki de hiçbir şey bilmediğim demeyeceğim. Bildiğim şu: Dünya rengarenkken en güzel. Düşünsenize gökkuşağının rengarenk değil de tek renkten oluştuğunu hiçbir göz alıcı noktası yok işte bu yüzden belki sadece kendi doğrularımız yoktur hayatta belki farklı renk gözlükler de takmamız gerekebilir. Çünkü her yeni renk, bize yeni bir pencere, yeni bir anlam, yeni bir ihtimal sunar. Belki bugün doğru sandığımız şey yarın değişir, belki de hiç düşünmediğimiz bir bakış açısı bizi bambaşka bir yere taşır. Bu farkındalıklar zamanla, yaşanmışlıkla, insanlarla karşılaştıkça büyüyecek. Bunu yaşanmışlıkla göreceğiz. Güzel kalmanız dileğiyle güzel insanlar…

EZGİNUR KALAYCI
EZGİNUR KALAYCI
Ezginur Kalaycı, psikolojik danışman, çocuk gelişimci ve yazar olarak psikolojik danışmanlık ve akademik çalışmalar alanında geniş bir deneyime sahiptir. Çocuk gelişimi ön lisans ve psikolojik danışmanlık lisans eğitimini tamamlayan Kalaycı, şu anda psikolojik danışmanlık alanında yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Oyun terapisi, masal terapisi, aile danışmanlığı ve sanat terapisi alanlarında çeşitli eğitimler alan Kalaycı, birçok gönüllülük projesinde aktif olarak yer almaktadır. Psikolojiyi herkesin kendi ruh sağlığını keşfedip güçlendirebilmesi için daha ulaşılabilir kılmayı hedefleyen yazar, bu doğrultuda insanlara rehberlik edecek psikolojik farkındalık içerikleri üretmeye devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar