Çevremize her baktığımızda sıklıkla duyduğumuz cümlelerden bazıları şunlardır:
“Bende panik atak var.”
“Panik atağım tuttu.”
“Eyvah, panik atağım geliyor.”
Bu cümlelerden sonra o kişide kalp çarpıntısı, mide bulantısı, baş dönmesi, nefes alamama gibi belirtiler görülebilir ve o kişinin tüm bunları ilerleyen zamanlarda da geçirme ihtimali olabilir. Peki bu gerçekten de panik atak mıdır? Burada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı ortaya çıkıyor çünkü anksiyete atağının belirtilerinin çoğu panik atak ile benzerlik gösterir. Bu yüzden bu bilgiyi öğrenen bazı kişilerin kafasında şöyle bir soru işareti oluşabilir: Ya herkesin geçirdiği panik atak aslında panik atak değilse?
Bunu anlamak için ilk önce panik atak ve anksiyete atağının ne olduğunu bilmemiz gerekir.
Panik Atak Nedir?
Panik atak tanımı, ölüm hissinin eşlik ettiği, ani bir şekilde gelen yoğun ve kısa süreli ataklardır ve çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, boğulma hissi, göğüs ağrısı, ürperme, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, ayakta duramama, sersemlik hissi, uyuşmalar, gerçeklik dışı hissi (derelizasyon), çıldırma korkusu, ölüm korkusu panik atak esnasında görülen bulgulardır (Tamam & Demirkol, 2019).
Anksiyete Atağı Nedir?
Anksiyete atağı ise yaşanan veya yaşanılacağı düşünülen bir olay sonucu duyulan aşırı kaygı nedeniyle ortaya çıkar. Hatta bazı hastalar tarafından iç sıkıntısı, kötü bir şey olacakmış hissi şeklinde tarif edilen bir duygu durumu olarakta bilinir (Tamam & Demirkol, 2019). Dışardan gelen bir tehlike karşısında birey korku duyarken, içten gelen çatışma ve tehlikeler bunaltı yaratır ve bu durumda birey atak geçirebilir (Tamam & Demirkol, 2019). Ağız kuruluğu, çarpıntı, bulantı, baş dönmesi bu atak sırasında görülen bulgular arasına girer (Tamam & Demirkol, 2019).
Her ne kadar halk dilinde insanların bazı durumlarda başına gelen bu iki farklı olayı tarif etmek için “panik atak” terimi kullanılsa da aslında bu çok doğru değildir ama çoğu kişi yine de panik atak ve anksiyete atağını karıştırmaya devam etmektedir. Her ikisinin de belirtilerinin benzer olmasından dolayı karıştırılması oldukça kolaydır çünkü her ikisinde de kişide kalp çarpıntısı, mide bulantısı ve baş dönmesi gibi belirtiler görülebilir.
İki Atak Türü Nasıl Ayırt Edilir?
Peki bu iki atak çeşidini nasıl ayırt edebiliriz? İlk bakışta ikisini ayırt etmek çok zor görülebilir ancak bu iki atak arasındaki ince çizgileri görebildiğimiz zaman ayırt etmek o kadar zor gelmeyecektir.
İlk olarak bilmemiz gereken en temel şey şudur: Panik atak, stabil giden bir günlük hayat esnasında aniden gelen ve oldukça yoğun yaşanan bir ataktır. Genelde kısa sürer ancak panik atak yaşayan bir kişiye göre o süre çok uzun gelebilir. Anksiyete atağı ise bir olay veya duruma bağlı olarak gerçekleşir. Panik atak gibi aniden gelmez; onun yerine yaşanmış veya yaşanacağını düşündüğümüz bir olayın sonucu gelişir ve daha uzun süreli olur.
Kısaca, burada ayırt etmek için dikkat edilmesi gereken noktanın bulgular yerine olay örgüsü, şiddeti ve süresi olduğu söylenebilir.
Örneklerle Farkı Anlamak
Bu durumu bir örnekle şu şekilde açıklanabilir:
A kişisi, iş yerinde kıdemli bir çalışanla kavga etmiştir ve suçun kendisinde olduğunu düşünmektedir. Hatta kimsenin onu savunmayacağını ve kovulacağını da kafasından geçirmiştir. Bir müddet sonra bu düşünceler doruğa ulaşır ve A kişisinin kalbi normalden daha hızlı atmaya, nefes alamamaya, midesi bulanmaya, başı dönmeye başlar. Bu bir anksiyete atağı örneğidir.
İkinci bir örnek olarak B kişisi, koltukta oturmuş televizyon izlemektedir. O esnada kolunda ani bir uyuşma oluşur ve sebebini anlayamaz. Hemen ardından kalp çarpıntısı hisseder ve nefesi düzensizleşir. Hatta o kadar yoğun yaşanır ki kişi o an kalp krizi geçirdiğini ve öleceğini düşünebilir. Bu olaya da panik atak örneği denilebilir.
Sonuç: Her Atak Panik Atak Değildir
Tüm bu bilgilerden çıkaracağımız sonuca göre, halk dilinde söylenen panik atak aslında gerçek hayatta daha farklıdır. Her yaşadığımız atağa bu nedenle panik atak diyemeyiz çünkü bazı ataklar yoğun kaygının ardından ortaya çıkabilir. Bu ataklar da oldukça önemlidir; bu yüzden önemli olan bu atakları ayırt edip buna göre destek alınması gerekebilir.
Kısaca insanın kendini tanıması ve anlaması her koşulda önemlidir.
Kaynakça
Tamam, L., & Demirkol, M. E. (2019). Anksiyete bozuklukları [Anxiety disorders]. In Ruh sağlığı ve hastalıkları (Bölüm 3). ResearchGate.


